Finans


Türkiye'yi başarısızlıkta Güney Afrika ve Brezilya izledi. 2003'te Güney Afrika hedeften % 107, 2001'de Brezilya % 90 saptı..

Enflasyon hedefini 2 yıldır ıskalayan Türkiye sonunda hedefi tutturamayınca değiştirmekte karar kıldı. Hedeften yüzde 169 sapmayla epey bir uzaklaşan Merkez Bankası, hedefleme deneyimi olan ülkeler arasında dünya rekoru kırmış oldu. Yıllık TÜFE, Mayıs'ta 13 ay sonra yeniden yüzde 10.74 ile çift haneye çıktı. Yüzde 4'lük hedef 'çıta' olma özelliğini yitirince Merkez Bankası, hükümet ile birlikte TÜFE hedefini 2009 için yüzde 7.5, 2010 için yüzde 6.5, 2011 için yüzde 5.5'e çıkardı. Türkiye, 2006'da açık hedeflemeye geçti. İlk yıl enflasyon % 9,6 ile tek haneyi gördü ancak % 5 olan hedeften yüzde 92 saptı. 2007'de de yüzde 4 olan hedeften yüzde 110 sapıldı. Yıllık TÜFE ancak yüzde 8.4'e indirilebilmişti.

HEDEFİ BÖYLE ŞAŞIRAN ÇIKMADI
Türkiye hedefi şaşırmada dünyada yanlız değil ancak Türkiye kadar hedeften uzaklaşan ülke de neredeyse çıkmadı. 2003'te Güney Afrika hedeflemenin dördüncü yılında üst bant olan yüzde 6'nın iki katı enflasyonla hedefinden yüzde 107 saptı. Bir dönem Türkiye ile 'ikiz kardeş' olarak tabir edilen Brezilya'da da yine uygulamanın üçüncü yılı olan 2001'de hedeften yüzde 90 sapma yaşandı. 1999'da hedeften yüzde 11 sapan Brezilya ikinci yıl hedefin yüzde 2 altına geriledi. Üçüncü yıl ise hedef yüzde 4 iken Brezilya'nın enflasyonu yüzde 7.6'yı gördü. Oysa ülke 2000'de yıllık enflasyonu yüzde 5,9'a kadar düşürmüştü.

Meksika'da 2003'te hedeften yüzde 30 uzaklaştı. Kore 2001'de enflasyon hedefinden yüzde 26 saparken Şili 2001'de yüzde 17, Kolombiya da yüzde 15 oranında hedefi şaşırdı. Hedeflemede başarı öyküsü olarak öne çıkan İsrail'de ise 1996'da hedeften yüzde 5 oranında bir kez sapıldı. Hedefleme uygulamasına 1992'de başlayan ülke 10 yıl boyunca enflasyonu neredeyse hedefin hep yarı yarıya altına çekti.

Sapmayı nasıl yorumladılar?

Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflerini yukarı yönlü revize etmesinin yarattığı tedirginlik piyasaların çalkalanmasına neden oldu. Bono faizleri dün yüzde 20.44'e kadar yükselirken, dolar ise 1.24 lirayı aştı. Yurtdışı piyasalarda finans sektöründe zararın büyüyeceğine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle de uluslararası piyasalarda bozulma arttı. İMKB-100 endeksi dışarıya paralel yüzde 1.53 değer kaybetti.

FAİZ YÜZDE 20.19'A ÇIKTI

Enflasyonla mücadele konusunda ortaya çıkan endişeler faizleri baskı altına aldı. 13 Ocak 2010 vadeli gösterge niteliğindeki tahvilin bileşik faizi dün yüzde 20.44'e kadar yükselerek 2007 ocak ayından bu yana en yüksek seviyelerini test etti. Bono faizleri günü ise yüzde 20.19 seviyesinden kapattı. Özellikle gıda ve enerji maliyetlerindeki artış ile cari açığın bundan sonraki dönemde hızlı bir şekilde artacağını öngören analistler, Hazine'nin temmuz ve ağustos aylarında yapacağı yüklü iç borç ödemelerinin de bono faizlerini yukarı yönlü baskı altına alacağını belirtti.

Ak Yatırım Başekonomisti Hakan Aklar, yaz aylarında enflasyonun hızlı bir şekilde artacağını ve yüzde 12.5 ile yüzde 13 seviyelerine kadar yükseleceğini bildirerek, faizlerde yükselme trendinin devam edeceğini kaydetti. Bu arada dolar 1.2450 liraya kadar yükselirken borsa yüzde 1.53 değer kaybederek, 39 bin 832 puana geriledi.

Finans Yat. Başekonomisti Bunu Kıvcı Tokalı: Revizyon makul, faiz 1 puan artırılır
"Merkez Bankası gerçekliğini kaybetmiş bir enflasyon hedefi yerine piyasa beklentilerine uygun bir açıdan makul sayılabilecek bir revizyona gitti. Bankanın bu yıl 1 puanlık bir faiz artırımına gideceğini düşünüyoruz. Eğer enflasyonda daha fazla bir bozulma olursa faiz artırımları devam eder. Global enflasyon riski ve dünya merkez bankalarının faiz artırım yönünde harekete geçmesine Merkez kayıtsız kalamaz."

JP Morgan Uzman Yarkın Cebeci: Kredibilite kaybı algısı yayılıyor
"Alınan revizyon kararının hem hedeflerde şaşma olmasın hem de Merke Bankası'nın kredibilitesinde yıpranma olmasın kaygısıyla alındığını düşünüyorum. Piyasada ise Merkez'in enflasyonla mücadelede kredibilitesini kaybettiği algısı yükseliyor. Önemli olan Merkez'in enflasyonla mücadelesini anlatabilmek için oluşturucağı iletişim stratejisi. Merkez'in tepkisi piyasalar tarafından yakından izlenecek."

İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar: Faizlerde yükseliş artacak
İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar "Faiz artırımlarının arz yönlü şoklar sırasında enflasyonu aşağı çekme etkisi sınırlı. Artık Merkez, Haziran ayındaki faiz artırımında 0.50 puanı tercih edebilir. Bu noktada, hükümetin Merkez'in enflasyon hedefini yukarı revize etme görüşünü desteklemesini, ve bankanın para politikasında elini kuvvetlendirecek bir hareket olarak gördüğümüzü de belirtmek gerek" dedi.

Ak Yatırım Başekonomisti Hakan Aklar: Çok yüksek faiz artışına gerek yok
"Enflasyonun çift hanieye ulaştığı bir ortamda yüzde 4 gibi iddialı bir enflasyon hedeflemisine zaten kimse inanmıyordu. Merkez Bankası piyasalara enflasyonun orta vadede düşeceği beklentisini veriyor. Şimdiden çok yüksek faiz artışlarına gerek yok. 2009 için öngörülen yüzde 7.5'luk oran gayet makul. Biz Merkez'in yılsonuna kadar faiz oranlarını 1 puan artırarak yüzde 16.75'e çıkaracağını düşünüyoruz."

Yavuz Barlas/Sabah