Aralıkta YTL cinsinden iskontolu ihalelerde ortalama yüzde 14.2 olan faiz oranının, vergiyle gelen maliyetin yansıması durumunda brüt olark yüzde 16’ya kadar çıkma olasılığı bulunuyor.
Hazine, Devlet tahvili ve bonoların da aralarında bulunduğu menkul sermaye gelirlerinin tümünün yüzde 15 oranında stopaja tabi tutularak vergilendirilmesine ilişkin yeni sistemin uygulamaya girmesinden sonra ilk bono ihalesini yarın yapacak. Verginin getirdiği yükün faiz oranına yansıması halinde yüzde 14’lerdeki yıllık ortalama faizin brüt olarak yüzde 16’ya kadar yükselme olasılığı bulunuyor.
Hazine’nin yarın, beş yıl vadeli altı ayda bir değişken faiz ödemeli tahvillerin kupon ödeme oranlarını belirlemek amacıyla yapacağı 6 ay vadeli YTL cinsinden referans bono ihalesi hem bu yılın hem de bu yıl başında yürürlüğe giren yeni vergilendirme sisteminin ilk ihalesi olacak. 1 milyar 855 milyon YTL borçlanma hedeflenen bonoların faiz oranının yüzde 15 olan vergi uygulamasından nasıl etkileneceği merak ediliyor.
Stopajsız son iç borçlanma kağıtlarının ihraç edildiği geçen yılın son aylarında yapılan Hazine iç borçlanma ihaleleri yoğun talep görmüş ve bu nedenle de faiz oranlarının yönü aşağı doğru olmuştu. Söz konusu talebin yüksekliği de stopaj uygulamasına bağlanmıştı.
Hazine’nin bundan sonra ihraç edeceği tüm iç borçlanma kağıtlarının faiz gelirlerinden bankalar ve aracı kuruluşlar tarafından yüzde 15 oranında gelir vergisi stopajı yapılacak. Bu gelişmenin Hazine iç borçlanma faiz oranını nasıl etkileyeceği de yarın ortaya çıkacak. Hazine geçen ay YTL cinsinden iskontolu iç borçlanma kağıtı ihalelerinde ortalama yüzde 14.2 yıllık bileşik faiz oranıyla borçlanmıştı. Faiz oranının yüzde 15’i kadar olan stopajla gelen maliyetin yansıması halinde brüt yıllık bileşik faizin yüzde 16’ya kadar çıkabileceğine dikkat çekiliyor.
Ancak Hazine’nin iç borçlanma kağıtları piyasasındaki asıl müşterisi konumunda bulunan bankaların kendi portföylerinde tutmak amacıyla aracı kullanmaksızın aldıkları iç borçlanma kağıtlarının faiz gelirlerinden stopaj yapılmayacak. Diğer bir ifadeyle bankalar açısından önceki yıllara göre değişen bir şey olmayacak. Bunun da faiz oranlarının vergi nedeniyle fazla yükselmesini engelleyecekse bir föktör olabileceği değerlendiriliyor.