Patronlar


Sibel Atik/Ekonomist

Sabancı Ailesi’nin genç üyelerinde Hacı Sabancı, 2009 yılında eğitimini tamamladıktan sonra babası Ömer Sabancı ile çalışmaya başladı. Deniz taşımacılığının geleceğine güvendiklerini belirten Hacı Sabancı, dünyanın saygın armatör aileleri arasında yer almak istediklerini söylüyor. Holding, başta yurtdışında gayrimenkul işi olmak üzere yeni alanlara girmek için de planlar yapıyor.

Sabancı Ailesi’nin genç üyelerinden Hacı Sabancı’yı kamuoyu, TÜSİAD’ın en genç üyesi olarak 2011 yılında tanıdı. 2009 yılında İngiltere’de denizcilik, finans ve ticaret üzerine yaptığı master’ın ardından Türkiye’ye dönen Hacı Sabancı, yurtdışından gelir gelmez kariyer yolculuğuna baba işinde başladı. Bugün Densa Holding’de yönetim kurulu başkan yardımcısı.

Kurucu Ömer Sabancı’nın oğlu Hacı Sabancı, henüz 26 yaşında. Çocukluk yıllarında Sabancı Holding şirketlerindeki gözlemleri ve üniversite okurken yaz aylarında grup şirketlerindeki stajlarının ardından 2009 yılında holdingde çalışmaya başlayan Hacı Sabancı, aile olarak denizcilik işini sevdiklerini söylüyor.

Densa Denizcilik’in henüz 3,5 yıllık bir şirket olmasına rağmen kuru yük ve tankerde 21 gemilik bir filoya ulaştığını anlatan Hacı Sabancı, yeni işlere yönelik projeler üzerinde de düşündüklerini anlatıyor. Bunlar içinde en çok yurtdışında gayrimenkul işine yakınlık duyduklarını dile getiren Hacı Sabancı ile Kandilli’deki ofisinde bir araya geldik. Sabancı, Ekonomist’e grubu ve yatırım planlarını anlattı…

2009 yılında İngiltere’de denizcilik ve finans konularında eğitim aldınız. Bugün Densa’da yönetim kurulu üyesi olarak işlerin başındasınız. Bu göreve nasıl hazırlandınız? İş hayatına hazırlık sürecinizden söz eder misiniz?

Saint Benoit Fransız Lisesi’nde okudum ve ardından Boston’da Tufts Üniversitesi’ne gittim. Zaten hep Amerika’ya gitmek istiyordum. Buradaki eğitimimin ardından Londra’da, City Üniversitesi’nde denizcilik, ticaret ve finans üzerine bir master programına katıldım. Sonrasında da Densa Denizcilik’in kurulduğu dönemde şirkette görev aldım. Aslında denizcilik üzerine bir eğitim almaya da böyle karar verdim. Denizcilik işine girme planımız olunca denizcilik, finans, ticaret alanındaki bu programa katıldım. Bu işe gireceklere de tavsiye ederim. Çok değerli bir programdı. Zorlandığımı söyleyebilirim.

Daha önce bir iş deneyiminiz var mıydı?

Yılın büyük bölümü yurtdışındaydım. Fakat yazları grup şirketlerinde stajyer olarak çalıştım. Ben mezun olup gelince de hemen işe başladım. Yurtdışında üç yıl başka bir şirkete çalışma fikri de vardı, fakat ben dönüp babamla çalışmayı istedim.

2008 krizindeki sıkıntılı sürece denk geldi bu işe girmeniz. Ailenizi bu işe girmeye iten neydi?

Babam ve halam zaten Sabancı holdingdeki görevlerinden ayrılmışlardı. Sabancı grubundaki işlerden ayrılsalar da hissedarlıkları sürüyor. Tam bu sürecin ardından denizcilik sektöründe olmak istedik. Çünkü yakın olduğumuz, duyduğumuz bir sektör. Nereden nereye geldiğini de bildiğimiz bir alandı. Krizde oluşan piyasa değerleri, gemi fiyatları bizim için fırsat olacaktı. Biz de bu süreci fırsata dönüştürme amacıyla işe girdik.

Bugün için elde edilen kârlılık düşünülürse, bu doğru bir yatırım mı? Şirketin ulaştığı büyüklük nedir?

Ciro ve kâr konusunda bir şey söylemek istemem. Ama kesinlikle evet, doğru bir yatırım oldu bizim için. Kuru yükte yüzde 40’lara yakın yükselme var ve navlun bedelleri artıyor. Bu yükseliş 2015’e dek sürecektir.

Neden?

Kriz çıktığında siparişi verilen çok fazla gemi vardı. Krizden ötürü bunlar 2012’ye ötelendi. Arz talep dengesizliği diyebilirim buna. Siparişler kesildi. Fakat biz arz talepteki denge oturduğunda önemli kârlar olacağı fikrindeyiz.

1 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Şu an gerek yatırım gerekse kapasite açısından ulaştığınız büyüklük nedir?

Densa Denizcilik, sahibi olduğu 21 gemi için 1 milyar dolarlık yatırım yaptı. Toplam taşıma kapasitemiz 1,6 milyon DWT. 21 gemimizin 18’i kuru yük, 3 tanesi ise tanker. Kuru yük gemilerimizin tonajları 37 bin DWT ile 181 bin DWT arasında değişiyor. Bu arada 22’nci gemimizi Ocak 2015’te teslim alacağız.

Hangi güzergahlar üzerinde gemileriniz?

Gemilerimiz dünyanın her tarafında çalışıyor. Çok sık olmasa da Türkiye’ye geliyorlar. En çok uğradıkları ülkeler dünya ticaretinin merkez ülkeleri tabii ki. Amerika ve Çin önemli bir paya sahip. Hindistan’dan İspanya’ya, Tayland’dan Şili’ye kadar geniş bir yelpazede de hizmet veriyorlar. Daha ziyade demir cevheri ve kömür taşıyor bu gemiler. Kuru yükte taşınan ürünün yüzde 30’u demir cevheri. Yüzde 25 kömür ve bunun yanı sıra çimento, gübre, buğday gibi ürünler var. Ham petrol taşıyan gemilerimiz var. Bu işi yüzen bir gayrimenkul gibi düşünün. Gemilere bir yıllık kontratlarla kiracı konuyor. Kiralayan şirket gemiyi nereye isterse götürüyor. Dolayısıyla kiracılarımızın ne taşıdığı önemli.

Siz bu gemilerle seyahat ettiniz mi hiç?

İstiyorum aslında fakat kolay bir şey değil. Çünkü ona göre donanımlarınız olmalı. Yolu uzun ve yeni limanlar üzerinden giden bir iş. Açıkçası bu noktada en çok merak ettiğim güzergah Süveyş Kanalı. Kameralardan izliyoruz bazen gemileri ve bir gün bu kanaldan geçebilirim. 

Korsanlık olaylarına karşı aldığınız önlemler var mı?

Bir defa Aden’e yolladık gemiyi ama 48 saat rahat uyuyamadık. Sonrasında da bir daha bulaşmadık. Çünkü iki gün sürüyor geçiş. Aden’e vermiyoruz dolayısıyla gemileri. Bir de tabii özel bir sigorta var korsanlarla ilgili. Eski sıkıntılı günler kalmadı. Zaten çok şükür bizim başımıza aksi bir şey de gelmedi.

Grubun denizcilikte 2014 yılı perspektifi nedir?

2013’ün ilk yarısı iyi geçmedi. Çünkü çok gemi var ve taşınan yük fazla değildi. 2014-2015’te arzın düşeceğini düşüyoruz. Bu yükseliş trendinin kuru yükte devamını öngörüyoruz. Dünya ticareti gelişmeye devam ediyor çünkü. Denizcilik alanı da iç dengelerine kavuşma arifesinde. Şu anda konteynır ve gaz taşımacılığında yokuz. Belki gaz taşımacılığına da girebiliriz. Öyle bir gemiye de sahip olabiliriz. Tabii bu gemilerin maliyeti daha yüksek. Bunun için bekliyoruz. Kafamızın bir köşesinde sadece. Daha gemi almak istiyoruz. 1 milyar dolarlık yatırımın üstüne bir bu kadar daha yatırım olacaktır uzun vadede.

Hedef ne?

Bu işe uzun vadeli bir planla girdik. Bu alanda saygın bir armatör aile olarak anılmak isteriz. Yeniyiz ama uzun vadede yatırımlarımız sürecek. Bu iş devam etsin istiyoruz. Yeni jenerasyonlara geçecek bir iş olmalı. Kârlı, kendi kazandığı gibi iş ortaklarına da kazandıran bir şirket olmasını hayal ediyorum.

Sabancı Holding ile ilgili ailenin hisseleri dışında bir iş ortaklığı durumu var mı?

Yok, hayır. Babamla halamın hisseleri var hala. Ve bu hisseleri de satmayı düşünmüyorlar. İnşallah da öyle bir şey olmaz. Allah öyle bir şey göstermesin.

Neden?

Bir aile mirasının ötesinde, Sabancı Holding çok kıymetli bir kurum. Geleceklerini parlak görmekle ilgili bir şey bu.

Densa Holding açısından bakılırsa yeni alanlara girmek kaçınılmaz görünüyor. Hangi sektörler üzerinde çalışıyorsunuz?

Türkiye için ben 2014’te iyimserim. Finans politikalarını da çok iyi buluyorum. Dışarısı Türkiye’yi çok etkilemedi geçen süreçte ve yine etkilemeyecektir. Ticaret hacmi giderek büyüyor. Dolayısıyla yeni alanlar mutlaka dikkat çekiyor. Biz 2012-2013’te her ay bir gemi teslim aldık. Dolayısıyla yatırımlar hep sürdü. O dönem farklı bir işe konsantre olamadık.

Ailenin şu anda denizcilik dışında bir işi yok. Fakat yeni işlere girmek üzere tabii ki çalışmalar yapılıyor. Öncelikle babam Ömer Sabancı denizciliği çok sevdi. Çok keyifli bir iş. Eğitimini almaya gittiğimde, bir daha çıkamayacaksın bu işten demişlerdi. Her şeyi takip ediyorsunuz. Dünyadaki en küçük hareketten haberdar olmanız gereken bir konu, her olaydan etkilenen bir iş yapıyorsunuz. Bu yüksek heyecanını seviyorum. Öğrenme sürecindeyiz hala. Fakat tabii ki farklı bir alana yatırım yapmayı istiyoruz.

İkinci yatırım alanınınız hangi konu üzerinde olacak?

Önümüzde duran pek çok proje var ama kesinleşmiş bir durum yok. En yakın ilgilendiğimiz gayrimenkul sektörü. Bu da Türkiye içinde değil yurtdışında olabilir. Bu konuda Avrupa’da ciddi fırsatlar görüyoruz.

Ne tür işler olacak gayrimenkulde?

Çok fazla bir şey söyleyemem ama bu sektörde önümüze gelen projelere ayrım yapmadan bakıyoruz.

Babanızla çalışmak nasıl? Sizi zorlayan bir yanı var mı?

Mezun olduğumda önümde üç yıl yurtdışında çalışmak gibi bir seçenek vardı. Fakat ben dönüp burada babamla çalışmayı istedim. Edinilecek en iyi tecrübenin babamdan geleceğine inanıyorum. Doğru kararı verdiğimi düşünüyorum. Kardeşime de aynı tavsiyede bulundum. O da gelecek mayıs ayında mezun olacak. Doğruları, yanlışları kendi gösteriyor. Anında hissediyorsunuz. Sakin bir çalışma prensibi var ve çok erkenci. Sabah 8’de iş başı yapıyor. Dolayısıyla ben de erkenciyim. Çok adil, en önemlisi bu. Ondan sakin olmayı öğreniyorum. Önemli bir konu olsa bile mutlaka üzerine bir zaman tanınması, bir anlık duyguya kapılmamak gerektiğini görüyorum.

TÜSİAD’DA DIŞ İLİŞKİLER KOMİSYONU’NDA

TÜSİAD’ın en genç üyesi Hacı Sabancı, Uluslararası Siyaset ve Dış ilişkiler Komisyonu’nda çalışıyor. Volkan Vural’ın başkanlığındaki ekipte yer almasının kendine çok fazla katkıları olduğunu anlatan Sabancı, “Benim açımdan çok faydalı. Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerini gazeteden okuduklarımla bilirdim. Burada daha iyi fikir sahibi olabiliyorum. Çok önemli benim için” diyor.

BEŞİKTAŞLILIK BABADAN GELİYOR

Hacı Sabancı, Beşiktaş’ın kongre üyesi. Beşiktaşlılığın babası Ömer Sabancı’dan geldiğini belirten Hacı Sabancı şunları söylüyor: “İki kardeşim Hakan ile Kerim de hasta Beşiktaşlı. Şu an üyeyim. Umarım bir gün yönetimde de olurum. Bundan onur duyarım.”

OFİS YENİ YALIYA TAŞINACAK

Densa Holding’in ofis binası Kandilli Vaniköy Caddesi’nde. Grubun çalışan sayısı artınca daha büyük bir alana taşınma kararı aldıklarını söyleyen Hacı Sabancı, geçen yıl Cıngıllıoğlu ailesinden satın alınan, yine Kandilli Çubuklu Caddesi üzerindeki yalıya taşınacaklarını aktarıyor. Sabancı, bir yıl içinde bu taşınmanın gerçekleşeceğini ifade ediyor.