Teknoloji


PD HABER MERKEZİ 

Rekabet Kurulu'nun 8 Ekim 2026 tarihli, 26-37/1000-423 sayılı kararının gerekçesi 2 Kasım’da yayımlandı.

Patronlar Dünyası’nın incelediği 124 sayfalık metinde, Google Türkiye’nin hukuk, pazarlama ve kamu ilişkileri ekipleri arasında 13 Ocak-2 Mart 2026 döneminde yapılan yazışmalar dikkat çekiyor.

16 OCAK’TA GELEN MESAJ

Yazışmaların merkezinde Google’ın Seamless Search (Kesintisiz Arama) adlı özelliği bulunuyor.

Bu özellik, kullanıcıların yapay zekâ tarafından oluşturulan arama özetinden doğrudan daha kapsamlı Yapay Zekâ Modu’na geçmesini sağlıyor.

15 Ocak tarihli şirket içi değerlendirmede, Rekabet Kurumu'na daha önce sunulan taslaklarda iki özelliğin birbirinden ayrı gösterildiği belirtiliyor.

Bunların birleştirilmesinin Kurumda yeni sorular doğurabileceği değerlendiriliyor.

Ertesi gün, 16 Ocak saat 11.09’da gönderilen mesajda ise şirketin artan riskleri kabul ederek Türkiye’de Seamless Search ile lansmana geçmeye sıcak baktığı ifade ediliyor.

Ancak aynı mesajda Türkiye’deki pazarlama ve blog içerikleri için şu talimat veriliyor:

“Lütfen Seamless Search’ü pazarlamayalım.”

Bunun yerine Yapay Zekâ Önizlemeleri ve Yapay Zekâ Modu’nun temel avantajlarının anlatılması isteniyor.

26 ve 27 Ocak tarihli yazışmalarda da benzer yaklaşım sürdürülüyor. Şirket içindeki bir değerlendirmede, Türkiye’deki kullanıcıların yeni yapay zekâ özelliklerine henüz alışık olmadığı ve tanıtımda temel işlevlere odaklanmanın makul olduğu savunuluyor.

Google’ın iki yapay zekâ özelliği Türkiye’de 18 Şubat 2026’da kullanıma sunuluyor.

TÜRK YAYINCILARLA ÜCRETLİ ANLAŞMALAR

Dosyanın ikinci önemli bölümü, Google’ın Türkiye’deki haber yayıncılarıyla imzaladığı içerik kullanım sözleşmeleri.

Google, bazı yayıncılarla yapay zekâ hizmetlerinde içerik kullanımına ilişkin ücretli anlaşmalar yapıyor.

Ancak Kurulun incelemesine göre, sözleşme yapılacak yayıncıların belirlenmesinde kullanılan aylık ziyaretçi eşiği bütün yayıncılara aynı şekilde uygulanmıyor.

Belirlenen sınırın altında kalan bazı yayıncılarla da sözleşme imzalandığı tespit ediliyor.

Üstelik Google, sözleşme yapmadığı yayıncıların içeriklerinden de yapay zekâ hizmetlerinde yararlanabiliyor.

Kararda, sözleşme taraflarının seçiminde objektif ve şeffaf kriterler kullanılıp kullanılmadığı sorgulanıyor.

İÇERİĞİ ALIYOR, ZİYARETÇİ GARANTİSİ VERMİYOR

Sözleşmelerdeki bir başka ayrıntı ise haber sitelerinin ekonomik haklarıyla ilgili.

Kurulun değerlendirmesine göre Google, yayıncı içerikleri üzerinde geniş kullanım hakları elde ederken belirli bir kullanım hacmi veya yayıncıya ziyaretçi yönlendirme taahhüdü üstlenmiyor.

Kaynak gösterimi ve haber sitesine bağlantı verilmesi de sözleşmede koşullara bağlanıyor.

Yayıncıların bir bölümü ise kendilerine sunulan ücretin hangi hesaplamayla belirlendiğine ilişkin yeterli bilgi verilmediğini bildiriyor.

Rekabet Kurulu, 3 Haziran 2026’dan itibaren yapay zekâ hizmetlerindeki görüntülenmelere ilişkin veri sunulmaya başlandığını, ancak bu görüntülenmelerin ne kadarının yayıncı sitelerine tıklamaya dönüştüğüne ilişkin yeterli verinin paylaşılmadığını belirtiyor.

GOOGLE’IN 14 SAYFALIK GİZLİLİK TALEBİ REDDEDİLDİ

Gerekçeli kararda dikkat çeken bir başka gelişme de 1 Eylül’deki yerinde incelemenin ardından yaşanıyor.

Google, incelemede elde edilen 14 sayfalık belgenin avukat-müvekkil yazışmalarının gizliliği kapsamında değerlendirilmesini talep ediyor.

Rekabet Kurulu, 10 Eylül 2026’da aldığı kararla söz konusu belgelerin savunma hakkının kullanımıyla doğrudan ilgili olmadığı gerekçesiyle talebi reddediyor.

GOOGLE’A ÜÇ AY SÜRE

Rekabet Kurulu, haber yayıncıları bakımından ayrımcı ve sömürücü uygulamalara ilişkin emarelerin kuvvetli şüphe düzeyine ulaştığını değerlendirerek geçici tedbir kararı aldı.

Google’ın yayıncılarla şeffaf ve ayrımcı olmayan koşullarda müzakere yürütmesi, içerik kullanımına ilişkin doğrulanabilir verileri paylaşması ve yayıncıların yapay zekâ hizmetlerinden çıkma tercihlerinin diğer Google hizmetlerindeki görünürlüklerini olumsuz etkilememesi gerekiyor.

Raportörler yükümlülüklerin yerine getirilmesi için iki ay önerirken Kurul bu süreyi üç ay olarak belirledi.

Üç aylık süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işleyecek.

Karar, Google’ın rekabet hukukunu ihlal ettiğine ilişkin nihai hüküm değil. Soruşturma devam ederken haber yayıncılarının haklarını korumayı amaçlayan geçici tedbir niteliği taşıyor.

patronlardunyasi.com