Aktüel


Feramuz ERDİN

İngiltere Prensi Charles, gençlik yıllarında birbirine zıt iki karakteri temsil eden iki kadın arasında kalmıştı. Gönlü kendinden yaşça büyük, hırslı ve kibirli tavırlarıyla ön plana çıkan ama başkasıyla evli olan Camilla Parker’daydı. Üstüne üstlük, kendisi de “ele- güne karşı” genç, mütevazı ve neşeli bir karaktere sahip olan Diana Spencer ile evlenmek zorunda kalmıştı. Diana’nın evliliğin ilk gününden beri kamuoyunun gözünde ışıl ışıl olması yasak aşıkların moralini bozmuştu. Diana doğal ışıltısıyla etrafındaki herkesi adeta büyülüyordu. Bir yandan prenses olmanın sorumluluklarını hakkıyla yerine getirirken, diğer yandan, halktan birisi olduğunu da asla unutmuyor ve ortamlardaki doğallığı hayran kitlesinin her geçen gün artmasına neden oluyordu. Diana benimsenmek için kraliyete ihtiyacı olmayan bir fenomendi. Camilla ise tüm kıskançlığı ile taht için içten içe yanıp tutuşuyordu.

ÜÇ KİŞİLİK EVLİLİK

1981 yılında masal gibi bir düğünle evlenen Diana ve Charles’ın düğününe bembeyaz bir elbise içinde katılan Camilla Parker, Charles’ı başkasına kaptırmaya niyeti olmadığını orada bile açıkça ortaya koyuyordu. Zaten düğünde kalabalığın içinde gözleri sürekli Camilla’yı arayan Charles’ın dünyalar güzeli geline olan ilgisinin azlığı da açıkça fark ediliyordu. Diana, yıllar sonra verdiği bir röportajda, Camilla’dan olan rahatsızlığını açıkça belli etmiş ve “evliliğimizde üç kişiydik ve bu oldukça kalabalıktı” diyerek eski eşine sitemini ortaya koymuştu.

CHARLES’ A GÜVEN KAYBOLDU

İngiltere Prensi Charles’ın eşi Diana’yı toplum önünde defalarca rencide etmesi ve yaşlı metresi Camilla’ya olan takıntılı düşkünlüğünü zayıflık derecesinde devam ettirmesi kendisinin de imajının erozyona uğramasına neden oldu. İngilizler arasında hızla yayılan bir espri kahkahaların yanında örtülü bir endişeye de işaret ediyordu: “Dünyalar güzeli, genç ve hayat dolu bir kadını terk ederek, bu yaşlı kadınla bir arada yaşamayı tercih eden birisinin devlet yöneticisi olarak sağlıklı kararlar vermesini nasıl bekleyeceğiz?” Diana’ya evlilikleri boyunca mesafeli davranan ve Camilla ile evlendikten sonra kamuoyunun önünde onun baskıcı tavırlarına maruz kalan Charles tahta geçtikten sonra bile annesi Kraliçe Elizabeth’in sahip olduğu kamuoyu desteğine asla ulaşamadı.

TAHTA OTURDU AMA

Camilla sabırlı bekleyişinin sonunda nihayet muradına ermiş ve annesinin ölümünden sonra İngiltere Kralı olan III. Charles’ın yanında Kraliçe olarak yerini almıştı. Ancak kalplerde kendine yer bulamadı. Eski evliliğinden olan çocukları ve torunlarını, kraliyetin asıl sahipleri olan Diana’nın çocukları ve torunlarına karşı bir rekabet içine sokmasını bu kez Charles bile kabul edemedi. Diana’nın sempatik ve içten tavırlarının aksine Camilla soğuk, samimiyetsiz, tepeden bakan ve itici tavırları ile Diana’nın boşluğunu asla dolduramadı. İngiliz halkı ve hatta dünyanın geri kalanı, hala 30 yıl önce aramızdan ayrılan Diana’ya özlem duyup, onun hatırasını yaşatıyor.

patronlardunyasi.com