Borsa


Borsa DEDEKTİFİ

Bugün Bloomberg HT’de dikkatimi çeken bir haber okudum.

FTSE Russell, eylül ayındaki değerlendirmesinde Türkiye’den 24 şirketi endekslerinden çıkarıyordu.

Listedeki şirketleri görünce ilgimi çekti.

Dardanel…

Pınar Süt…

Netaş…

Nurol GYO…

Arena Bilgisayar…

Horoz Lojistik…

Kontrolmatik…

Sanica Isı…

Kafein Yazılım…

Çimbeton…

Ben de kararın peşine düştüm.

24 ŞİRKET HANGİLERİ?

FTSE’den çıkacak şirketler şöyle:

A1 Yenilenebilir Enerji, Arena Bilgisayar, BMS Çelik Hasır, Çimbeton, Dardanel, Denge Yatırım Holding, Frigo-Pak, Horoz Lojistik, İhlas Madencilik, Kafein Yazılım, Kontrolmatik, Makina Takım, Meka Beton, Netaş, Nurol GYO, Onur Yüksek Teknoloji, Osmanlı Menkul Değerler, Ostim Endüstriyel, Otto Holding, Pınar Süt, RTA Laboratuvarları, Sanica Isı, Selva Gıda ve Trend GYO.

Değişiklikler 18 Eylül kapanışından sonra yürürlüğe girecek.

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var.

23 şirket FTSE Micro Cap’ten çıkarılıyor.

Kontrolmatik ise Small Cap’ten çıkıyor.

İmaş Makina da Small Cap’ten Micro Cap’e indiriliyor ancak FTSE evreninde kalıyor.

NEDEN ÇIKARILDILAR?

FTSE, Kontrolmatik için “izleme kriterlerini karşılayamama” gerekçesini gösteriyor.

Diğer 23 şirket ise “yatırım yapılabilir piyasa değeri kriterini karşılayamadığı” için listeden çıkıyor.

Borsayı iyi bilen bir dostum, "Uluslararası endeksler yalnızca şirketin borsadaki toplam değerine bakmıyor.Yabancı yatırımcının gerçekten alıp satabileceği hisse miktarı, fiili dolaşım ve likidite de önemli" dedi. 

Sonrasında da devam etti: " Bir şirket ekranda milyarlarca lira değerinde görünebilir. Uluslararası yatırımcı için ise O milyarların ne kadarı gerçekten yatırım yapılabilir?" bunun cevabı daha anlamlı" 

LİSTEDE KİMLER VAR?

24 şirketin arkasındaki sermaye haritası da ilginç.

Dardanel’in arkasında Niyazi Önen ve ailesi var.

Pınar Süt, Yaşar Holding’in şirketi.

Nurol GYO, Çarmıklı ailesinin Nurol Grubu’na ait.

Netaş’ın en büyük ortağı Çinli teknoloji devi ZTE. Şirkette Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın da payı bulunuyor.

Arena Bilgisayar’ın hakim ortağı Hindistan merkezli Redington.

Çimbeton, İtalyan Cementir grubunun Türkiye yatırımlarından.

Sanica Isı’nın arkasında Fatinoğlu ailesi, Horoz Lojistik’in arkasında Horoz ailesi bulunuyor.

Demek istediğim, gıdadan teknolojiye, gayrimenkulden lojistiğe ve sanayiye uzanan geniş bir şirket grubu söz konusu.

YABANCI YATIRIMCI SATACAK MI?

FTSE kararını görünce akla gelen ilk soru bu. Endeksi birebir takip eden pasif fonların 18 Eylül sonrasında portföylerini yeni listeye göre ayarlamaları gerekiyor.

Ancak: “24 şirketten milyarlarca dolarlık yabancı para çıkacak”demek doğru değil.

Şirketlerin büyük bölümü zaten Micro Cap kategorisinde ve yabancı fonların bazılarındaki mevcut pozisyonları oldukça sınırlı. Bu nedenle kararın asıl önemi olası satış miktarından başka yerde.

NEDEN 24 ŞİRKET AYNI ANDA?

Benim kafama takılan soru tam olarak bu.

Türkiye’den 24 şirket neden aynı değerlendirmede yatırım yapılabilir piyasa değeri eşiğinin altında kaldı?

Üstelik FTSE geçen hafta Türkiye konusunda başka bir karar daha aldı.

Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun fiili dolaşım oranlarının hesaplama yöntemindeki değişiklik nedeniyle bazı Türk hisselerine ilişkin endeks güncellemelerini geçici olarak durdurdu.

FTSE, konuyla ilgili Borsa İstanbul ve SPK ile görüşmelerini sürdürüyor. Bu iki kararın doğrudan aynı nedene dayandığını söylemek doğru olmaz. İkisini birlikte incelediğimizde ise Türkiye sermaye piyasaları açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo oluşturuyor.

TÜRKİYE’NİN FTSE’DEKİ AĞIRLIĞI DÜŞÜYOR MU?

Burada da dikkatli olmak lazım.

24 şirketin büyük bölümünün Micro Cap olması nedeniyle Türkiye’nin FTSE’deki ana ağırlığında büyük bir düşüş beklemek doğru olmaz.

Büyük Türk şirketleri endekslerde yer almaya devam ediyor.

Fakat başka bir şey oluyor: Küresel yatırımcının yatırım yapılabilir kabul ettiği Türk şirketleri havuzu daralıyor.

Bence bugünkü kararın asıl önemi burada. Türkiye yıllardır yabancı yatırımcıyı yeniden Borsa İstanbul’a çekmeye çalışıyor. Yabancının gelmesi kadar önemli başka bir mesele var.

Geldiğinde kaç Türk şirketine rahatlıkla yatırım yapabilecek?

Çünkü dünya sermayesi artık yalnızca şirketinizin kaç milyar lira ettiğine bakmıyor.

Halka açıklığına…

Likiditesine…

Fiili dolaşımına…

Ve gerektiğinde o hisseden ne kadar kolay çıkabileceğine de bakıyor.

FTSE’nin 24 şirketlik kararı bize basit ama önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı: Bir şirketin büyük olması başka, küresel yatırımcı için yeterince yatırım yapılabilir olması başka.

patronlardunyasi.com