Patronlar


Burak ARTUNER

Gazeteciliğin ilk kuralıdır...

5N+1K

5N: Ne, Nerede, Ne Zaman, Nasıl ve Neden'dir

1K da Kim'dir

Ama bu haberde 5N'yi bulacaksınız ama +1 olmayacak çünkü...

Haberin kahramanı olan Patron isminin yazılmamasını, fotoğrafının yayınlanmamasını şart koşarak, konuşmayı kabul etti benimle...

Ben de karşımdaki sıra dışı patronun isteği üzerine 1K kullanmadan yazacağım bu haberi...

Anlattıklarını önemli bulduğum ve 'toplumsal dayanışma ve doğa hassasiyeti'ni vurgulayan sözlerinin örnek olmasını istediğim için...

Fransa'ya 1989'da giden bir patron...

Önce tekstille uğraşıyor, işleri iyi gidiyor. Şu anda Ekin Fries şirketinin patronu...

Avrupa'nın en büyük dondurulmuş patates üreticisi...

32 ülkeye ihracat yapıyor...

#video_9746222#

Fransa’nın Gironde ve Bordeaux bölgelerinde günlerdir devam eden ve yaklaşık 42 bin hektarlık alanı kül ederek 220 bin kişinin tahliye edilmesine neden olan orman yangınlarında sahibi olduğu Château Les Chaumes’un kapılarını yangın mağdurlarına açtığını haberleştirmiştik. O haberde adını ve fotoğrafını kullandık ama kendisiyle görüşünce ricası üzerine bu haberde kullanmayacağım.

Haberimizin ardından Türkiye'den çok sayıda telefon aldığını belirterek, "Patronlar Dünyası ilgiyle yakından takip ettiğim bir haber portalı. Ancak keşke ismimi yazmasaydınız. Eğer konuşalım diyorsanız tek şartım var: İsmimi ve fotoğrafımı kullanmayın. Çünkü benim felsefeme göre yardımlar gizli yapılmalı. Bir elinin verdiğini öbür elin görmesin, deriz ya." diyor.

Ben de 'Tamam' diyorum ve sohbetimiz başlıyor.

"FRANSA'NIN 1914'TEN BERİ GÖRDÜĞÜ EN BÜYÜK YANGIN"

Önce yangındaki son durumu soruyorum:

"Bu hafta sonu yangın en azından bir dereceye kadar kontrol altına alındı. Fransa gibi zengin bir devletin sadece 9 yangın uçağına sahip olması düşündürüyor insanı. Geçen yıl Airbus'ın yangın söndürme uçağı projesini durduruyorlar. Çok üzücü bir yangın. O bölge doğal güzellikleriyle de doğal yaşamıyla da çok ilgi çeken bir bölgeydi. Sadece insanların yerleşimleri değil, diğer tüm canlıların yaşam alanlarının böylesine yok olması korkunç. Bu yangın, Fransa'nın 1914'ten beri gördüğü en büyük yangın. Her şeye rağmen Fransız devleti ilk günden beri büyük bir mücadele verdi. Büyük bir çaba gösterdiler. Bölgede, çok büyük bir patlayıcı tesisi ile dev bir kağıt fabrikası da vardı. O iki sanayi tesisine alevler ulaşmadan söndürmeyi başardılar. Ama dediğim gibi böyle zengin bir ülkenin her geçen yıl artan risklere karşı daha çok yangın uçağına sahip olmaması umarım Fransız devletine de bir ders olmuştur..." diyor.

Yangınzedeleri yerleştirdiği şatonun hikayesinden bahsetmesini istiyorum...

"Bu şato, 1820'de bölgede şarap üretimine başlayan ilk şato. Köklü bir ailenin şatosu ancak daha sonra mirasçıların elinde harap bir haldeydi. Burayı satın aldıktan sonra yeniledim. Kendim Paris'te oturuyorum. Burayı bir butik otele dönüştürdüm. 25 aile kalabiliyor. Burasını şarap ve şifa turizmi yapılabilecek bir mekan olarak baştan sona yeniledik. Şatomuz Bordeaux yangınının üssüne 30 kilometre uzaklıktaydı, yangın çıkınca hemen yerel yetkililerle ve afet birimleriyle iletişime geçerek, şatomuzda mağdurları ağırlayabileceğimizi söyledik. Hızla organize olduk, 20'ye yakın aileyi yerleştirdik. Bordeaux aynı zamanda Türk nüfusun da yoğun olduğu bir yerdi. 20 ailenin bir kısmı da Türk aileler. Bunlardan 4 aile yangının şiddetinin azalmasıyla yanımızdan ayrıldılar" dedi.

6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE TÜRKİYE'YE KOŞTU

Anne babasının Kahramanmaraşlı, kendisinin de doğma büyüme Mersinli olduğunu söyleyen Türk patron, 6 Şubat depremlerinin ardından da Kahramanmaraş'a yardıma koştuklarını söylüyor.

Depremlerin ardından Avrupa'da çok etkin olan Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) vasıtasıyla harekete geçip organize olduklarını söyleyen isimsiz patron, kendisinin de hemen Türkiye'ye geldiğini ve yardım çalışmalarına katıldığını belirtiyor, "Üç ay boyunca bölgede kaldım. Kahramanmaraş, Adıyaman, Antakya, Mersin ve diğer depremzede illeri gezdim. Döndüğümde o kadar kilo vermiştim ki Fransa'daki arkadaşlarım beni tanıyamadılar. Derneğimizle beraber 700 konteyner ve bine yakın TIR yardımını organize ettik" diyor, sonra toplumsal dayanışmanın hayatta inandığı en önemli kavramlardan biri olduğunu sözlerine ekliyor...

'DOĞA' VURGUSU TÜRKİYE'DEKİ PATRONLARA DA SESLENDİ

Patronlar Dünyası'nı Fransa'dan beğenerek takip ettiğini belirten ve son olarak PD Miras çağrımızı da çok önemli bulduğunu vurgulayan isimsiz patron, Türkiye'deki patronlara da şu sözlerle seslendi:

"Ben hayatım boyunca toplumsal dayanışma ruhuna çok önem vermiş birisiyim. Ayrıca doğaya karşı büyük bir hassasiyetim var. Başta patronlar olmak üzere hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor. Doğayı gözümüz gibi korumalıyız. Bu hızla giderse daha büyük felaketler gelecek, 2030'da su kaynaklarında büyük bir azalma olacağı öngörülüyor, geri dönülemez noktaya gelmeden önce herkesin topyekûn mücadele etmesi gerekiyor. Patronlara soruyorum: Ölürken ne götürebiliyorsunuz yanınızda, bir çorabınızı götüremiyorsunuz. Çıplak olarak geldik, çıplak olarak gideceğiz. Elbette kazanacağız... Ama bizim patronlar olarak, üzerimize düşen görevler var... Tamam devletlere vergi veriyoruz ama her şeyi devletten bekleyemeyiz. Belirli ekonomik olgunlaşmaya geldikten sonra bizim topluma karşı sorumluluklarımız var. Bunların başında da doğayı korumak geliyor..."

patronlardunyasi.com

İLGİLİ HABER

Fransa’daki orman yangınlarında iş insanı İmam Şahin şatosunu yangın mağdurlarına açtı 

Fransa’daki orman yangınlarında iş insanı İmam Şahin şatosunu yangın mağdurlarına açtı

Patronlar Dünyası’ndan iş dünyasına miras çağrısı 

Patronlar Dünyası’ndan iş dünyasına miras çağrısı