Feramuz ERDİN
Avrupa otomotiv sektöründe takvim artık günlerle değil, aylarla işliyor.
Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği ACEA, 17 Eylül’de Avrupa Komisyonu ve AB ülkelerine yaptığı çağrıda, AB ile Birleşik Krallık arasındaki elektrikli araç ticaretinde 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek daha sıkı menşe kurallarının mevcut haliyle uygulanmasının ciddi sonuçlar doğuracağını açıkladı.
ACEA’nın hesabına göre Avrupa Birliği’nin 2027 yılında İngiltere’ye yaklaşık 520 bin elektrikli otomobil ve hafif ticari araç ihraç etmesi bekleniyor.
Bunların toplam değerinin 17,9 milyar euro olacağı tahmin ediliyor.
Daha çarpıcı rakam ise şu:
ACEA, mevcut 2027 kuralları uygulanırsa söz konusu ihracatın yüzde 82’sinin menşe şartlarını karşılayamayacağını ve yüzde 10 gümrük vergisiyle karşı karşıya kalabileceğini hesaplıyor.
Birliğin yalnızca 2027 için hesapladığı ilave maliyet:
1,47 milyar euro.
AVRUPA’NIN SORUNU TÜRKİYE’NİN DE KAPISINDA
Ancak Brüksel’deki tartışmanın Türkiye açısından çok önemli bir ikinci ayağı var.
Türkiye’nin Birleşik Krallık ile yaptığı Serbest Ticaret Anlaşması’nda da elektrikli araçlar ve elektrikli akümülatörler için özel geçiş dönemi bulunuyor.
Türkiye ile Birleşik Krallık, Aralık 2023’te aldıkları ortak kararla elektrikli araçlarda daha esnek menşe kurallarının uygulanmasını 31 Aralık 2026’ya kadar uzattı.
İngiliz hükümetinin yayımladığı resmi karar çok açık.
Geçici kurallar 31 Aralık 2026’ya kadar geçerli olacak; 1 Ocak 2027’den itibaren STA’nın standart ürün bazlı menşe kuralları devreye girecek.
Yani Avrupa otomotiv sanayisinin bugün Brüksel’de tartışmaya açtığı tarih ile Türkiye’nin önündeki tarih aynı:
1 Ocak 2027.
BAKAN BOLAT 2023’TE 615 MİLYON DOLAR DEMİŞTİ
Üstelik Türkiye bu tehlikeyi daha önce yaşadı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aralık 2023’te geçiş döneminin uzatıldığını açıklarken, esnek menşe kurallarının devam ettirilmesi sayesinde Türk ihracatçılarının yüzde 10’luk gümrük vergisine tabi olmasının önlendiğini belirtmişti.
Bolat’ın açıkladığı rakam dikkat çekiciydi:
Türkiye’nin Birleşik Krallık’a elektrikli araç ihracatında yaklaşık 615 milyon dolarlık olası kaybın önüne geçildi.
O gün kazanılan üç yıllık süre şimdi bitiyor.
DOSYANIN MERKEZİNDE FORD OTOSAN VAR
Türkiye açısından 1 Ocak 2027 takviminin en önemli şirketlerinden biri Ford Otosan.
Şirketin Kocaeli fabrikaları Ford’un Transit ve Custom ailelerinin üretiminde küresel ölçekte kritik bir merkez konumunda.
Ford Otosan’ın resmi verilerine göre Kocaeli fabrikalarının yıllık üretim kapasitesi 2025 sonunda 612 bin adede ulaştı. Bunun 207 bin adedi Gölcük’teki Transit kapasitesinden, 405 bin adedi ise Yeniköy’deki Custom kapasitesinden oluşuyor. Yeniköy aynı zamanda Custom modellerinin dünyadaki tek üretim merkezi.
Elektrifikasyon da bu üretim yapısının merkezine girmiş durumda.
E-Transit’in seri üretimi Gölcük’te 2022’de başladı; yeni nesil Custom ailesinin elektrikli versiyonları ise Yeniköy yatırımının önemli parçalarından biri oldu.
Dolayısıyla mesele teorik bir dış ticaret düzenlemesinden ibaret değil.
Türkiye’de üretilen elektrikli ticari araçların İngiltere’ye tercihli rejim altında ihracatının devam edip etmeyeceği açısından doğrudan önem taşıyor.
FORD OTOSAN 2026’DA TÜRKİYE’DEN 390-420 BİN ARAÇ İHRAÇ ETMEYİ BEKLİYOR
Riskin ölçeğini şirketin ihracat rakamları gösteriyor.
Ford Otosan’ın 2026 beklentisine göre şirketin toplam yurtdışı satışlarının 580-630 bin adet, Türkiye’den yapılan ihracatın ise 390-420 bin adet olması bekleniyor.
Bu 390-420 bin aracın tamamı elektrikli olmadığı gibi tamamı İngiltere’ye de gitmiyor.
Dolayısıyla mevcut verilerden hareketle Ford Otosan’ın karşı karşıya bulunduğu olası gümrük maliyetini hesaplamak doğru olmaz.
Asıl bilinmesi gereken başka bir rakam var:
Türkiye’de üretilen E-Transit ve E-Transit Custom modellerinin İngiltere ihracatında 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek menşe şartlarını karşılayıp karşılamadığı.
2023’TE OSD “2027’YE HAZIRLANMALIYIZ” DEMİŞTİ
Otomotiv Sanayii Derneği de 2023’te alınan üç yıllık uzatma kararını değerlendirirken tam olarak bu tarihe işaret etmişti.
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, uzatmanın Türkiye’deki otomotiv sanayisine ve yatırımlara 2027’ye kadar gerekli hazırlıkları tamamlayarak yeni menşe oranlarını karşılayabilecek seviyeye ulaşmak için zaman kazandırdığını söylemişti.
Aradan yaklaşık üç yıl geçti.
Şimdi Avrupa otomotiv üreticileri kendi tedarik zincirlerinin hâlâ hazır olmadığını söylüyor.
ACEA, 2027’de İngiltere’ye gönderilecek elektrikli araçların yüzde 82’sinin mevcut kuralları karşılayamayacağını hesaplayarak yeni bir geçiş sistemi istiyor. Birliğin önerisi, batarya paketleri için daha esnek yaklaşımın 2029 sonuna kadar sürmesi; daha sıkı hücre ve katot malzemesi yerelleştirme şartlarının ise sonraki yıllarda devreye girmesi.
BRÜKSEL ERTELESE BİLE ANKARA İÇİN OTOMATİK ERTELEME YOK
Dosyanın Türkiye açısından belki de en kritik noktası burada.
AB ile Birleşik Krallık arasındaki Ticaret ve İşbirliği Anlaşması ile Türkiye–Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması iki ayrı hukuki düzenleme.
Nitekim 2023’te AB–İngiltere arasındaki uzatma kararı ayrı, Türkiye–İngiltere arasındaki uzatma kararı ayrı mekanizmalarla alındı. İngiliz hükümeti de iki düzenlemeyi ayrı ayrı kayda geçirdi.
Bu nedenle ACEA’nın talebi kabul edilip AB–İngiltere kuralları yeniden değiştirilse bile bunun Türkiye’ye otomatik olarak uygulanacağı söylenemez.
Türkiye ile Birleşik Krallık’ın kendi STA mekanizması içinde ayrıca karar alması gerekir.
İşte Ankara açısından saat tam burada işlemeye başlıyor.
ŞİMDİ İKİ KURUMA İKİ KRİTİK SORU
Patronlar Dünyası’nın ulaştığı resmi belgeler mevcut geçiş döneminin 31 Aralık 2026’da sona ereceğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Ancak kamuoyunun bilmediği iki kritik nokta bulunuyor:
Ticaret Bakanlığı’na: Türkiye ile Birleşik Krallık arasında elektrikli araç ve bataryalarda 2027 sonrası menşe rejiminin yeniden düzenlenmesi veya geçiş döneminin uzatılması için görüşme yürütülüyor mu?
Ford Otosan’a: Türkiye’de üretilen E-Transit ve E-Transit Custom modelleri, 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi öngörülen yeni menşe şartlarını mevcut tedarik zinciriyle karşılıyor mu?
Çünkü 2023’te Türkiye üç yıl kazanmıştı.
Avrupa otomotiv sanayisinin 17 Eylül’deki çıkışı ise şimdi çok daha önemli bir soruyu gündeme getiriyor:
Avrupa “2027’ye hazır değiliz” derken Türkiye hazır mı?
patronlardunyasi.com