Feramuz ERDİN
Türkiye'de sermaye piyasalarının gündemi aylardır fon soruşturmaları, aracı kurumlar ve yatırımcıların alacaklarıyla meşgul.
Ancak 23 Ekim'de Kamuyu Aydınlatma Platformu'na gönderilen bir bildirim, dikkatleri başka bir finansman dosyasına çevirdi.
Merkezi Kayıt Kuruluşu, dört ayrı borçlanma aracının vadesindeki anapara ve getiri ödemelerinin gerçekleştirilemediğini duyurdu.
Bu dört aracın ikisi aynı şirketle bağlantılıydı: Fikret Petrol Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ.
Patronlar Dünyası, şirketin geçmiş ihraçlarını ve konkordato açıklamalarını karşılaştırdığında, iki aya yayılan ve toplam nominal büyüklüğü 609 milyon liraya ulaşan üç ayrı ödeme aksamasıyla karşılaştı.
100 MİLYON LİRALIK İHRAÇTA TERA YATIRIM
Hikâyenin ilk önemli tarihi 29 Nisan 2026.
Fikret Petrol, bu tarihte nitelikli yatırımcılara 100 milyon TL nominal değerli finansman bonosu sattı.
177 gün vadeli bononun yıllık basit faiz oranı yüzde 48, yıllık bileşik faiz oranı ise yüzde 53,9608 olarak açıklandı.
İhraçta aracılık hizmeti alınan kuruluş Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ idi.
KAP kayıtlarına göre bononun vadesi 23 Ekim 2026'ydı.
Ancak vade geldiğinde beklenen ödeme yapılamadı.
MKK, ihraççı şirketin gerekli ödeme tutarını aktarmadığını bildirdi.
İKİNCİ KANALDA 209 MİLYON LİRALIK ÖDEME AKSAMASI
23 Ekim'deki ikinci ödeme aksaması, Ata Varlık Kiralama AŞ tarafından ihraç edilen kira sertifikasında yaşandı.
17 Haziran'da satışı tamamlanan 209 milyon TL nominal değerli sertifikanın fon kullanıcısı Fikret Petrol'dü.
Bu ihracın aracısı ise Tera değil, Ata Yatırım Menkul Kıymetler AŞ idi.
Yıllık basit getiri oranı yüzde 48 olarak belirlenen sertifikanın 23 Ekim'deki anapara ve dönemsel getiri ödemeleri gerçekleştirilemedi.
Bu kez dosyada başka bir şirket daha bulunuyordu.
İlkin Lojistik ve Ticaret AŞ.
KAP bildiriminde İlkin Lojistik, sertifikanın garantörü olarak yer alıyordu.
Ata Varlık Kiralama'nın 23 Ekim tarihli açıklamasına göre hem Fikret Petrol hem de garantör İlkin Lojistik, ilgili ödeme yükümlülüklerini yasal süresi içinde yerine getirmedi.
Bu açıklama, dosyanın yalnızca Fikret Petrol'ün nakit akışıyla sınırlı olmadığını gösteriyor.
Garantörün yükümlülüklerinin kapsamı ve alacaklıların başvurabileceği yollar da önem kazanıyor.
EYLÜLDE DE 300 MİLYON LİRALIK ÖDEME YAPILAMAMIŞTI
Aslında 23 Ekim, Fikret Petrol açısından ilk ödeme aksaması değildi.
Şirketin fon kullanıcısı olduğu 300 milyon TL nominal değerli başka bir kira sertifikasının vadesi 22 Eylül'de dolmuştu.
Fikret Petrol, söz konusu sertifikanın itfa ve dönemsel getiri ödemelerinin vadesinde gerçekleştirilemediğini açıklamıştı.
Bu sertifika da Ata Varlık Kiralama tarafından ihraç edilmişti.
Böylece eylül ve ekim aylarında ödeme aksaması açıklanan üç aracın toplam nominal değeri 609 milyon liraya ulaştı.
ASIL KIRILMA AĞUSTOSTA YAŞANDI
Fikret Petrol dosyasının bir başka kritik tarihi ise 14 Ağustos 2026.
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirketin konkordato başvurusunu değerlendirerek üç aylık geçici mühlet kararı verdi.
2026/1689 esas sayılı dosyada ayrıca geçici konkordato komiser heyeti görevlendirildi.
Şirket, başvurusunun amacını finansal yükümlülüklerini sürdürülebilir bir ödeme planına bağlamak ve ticari faaliyetlerinin devamını sağlamak olarak açıkladı.
Bu tarih önemli.
Çünkü nisan ve haziran aylarında gerçekleştirilen borçlanma aracı ihraçları, ağustostaki konkordato kararından önceydi.
Eylül ve ekimdeki ödeme aksaklıkları ise geçici mühlet kararından sonra yaşandı.
Dolayısıyla finansman araçlarının vadesinde ödenememesi, şirketin yeniden yapılandırma sürecinden bağımsız değerlendirilemez.
YATIRIM FONLARI DA ETKİLENDİ
Dosyada dikkat çeken bir başka gelişme 24 Ağustos'ta yaşandı.
Bir yatırım fonunun portföyünde bulunan Fikret Petrol'e ait iki finansman bonosu için yüzde 100 oranında karşılık ayrılmasına karar verildiği açıklandı.
Bunlardan biri, 23 Ekim'de vadesi dolan ve Tera Yatırım'ın aracılık ettiği TRFFKRTE2616 kodlu bonoydu.
Açıklamada karşılık ayrılmasının gerekçesi olarak Fikret Petrol'ün konkordato süreci ve başka bir finansman bonosundaki ödeme aksaması gösterildi.
Bu gelişme, finansman sorununun yatırım fonlarının portföy değerlemelerine de yansıdığını gösteriyor.
Bununla birlikte, yüzde 100 karşılık ayrılması ilgili alacağın hukuken sona erdiği veya nihai kaybın kesinleştiği anlamına gelmiyor.
patronlardunyasi.com