Spor


Halil KASAPOĞLU 

Geçtiğimiz hafta dünya futbolunda büyük bir kaos hakimdi.

FIFA’nın Salı günü duyurduğu yeni plan, kurumun iç dengelerini ve Gianni Infantino’nun liderliğini tartışmaya açtı.

Konu hafta boyu gündemden düşmedi.

FIFA’nın planı, Dünya Kupası başta olmak üzere düzenlediği büyük organizasyonların ticari ve operasyonel faaliyetlerini FIFA Forward Enterprise adlı yeni bir şirkette toplamaktı.

Ancak plan şirketleşmeyle bitmiyordu.

Yaklaşık 20 milyar dolar değer biçilen şirketin yüzde 20’lik bölümünün bir yatırımcı grubuna satılması ve 4,2 milyar dolar kaynak yaratılması öngörülüyordu.

Plan duyurulduğu ilk andan itibaren büyük tepki topladı.

Ancak FIFA’nın savunması açıktı. Satılacak pay azınlık hissesi olacak, futbolun kuralları ve turnuvalar üzerindeki son söz yine FIFA’da kalacaktı.

Kâğıt üzerindeki vaat de oldukça cömertti. 211 federasyona dağıtılacak kalkınma fonu uzun vadede 10 milyar doları aşacak; 2027-30 dönemi için federasyon başına ayrılan 8 milyon dolar 20 milyona çıkacak, programa katılanlara ayrıca tek seferlik 20 milyon dolarlık kaynak sunulacaktı.

Federasyonlara 19 Eylül’e kadar süre verildi. FIFA daha sonra olağan 20 milyon dolarlık fonun tek tek federasyonların oyundan bağımsız olduğunu açıkladı. Fakat yeni şirket çoğunluk desteği olmadan kurulmayacak, ilave 20 milyon dolar da projeye katılıma bağlı olacaktı.
Taahhüt edilen bu rakam, siyaseten oy pusulasının yanına bırakılmış bir havuçtu.

ÜÇ GÜNDE ÇÖKEN PLAN 

UEFA’nın 55 üyesi perşembe günü oybirliğiyle, plan geri çekilmezse Dünya Kupası dahil FIFA organizasyonlarını boykot etme kararı aldı.
CONCACAF teklifi açık bir dille reddetti.

Asya Futbol Konfederasyonu da şeffaflık ve istişare eksikliğini eleştirerek itirazlara destek verdi.

Üç konfederasyonun temsil ettiği oy ağırlığı, FIFA Kongresi’ndeki çoğunluk eşiğini fazlasıyla aşıyordu.

Bu tepkilere rağmen FIFA ısrarla “kimse futbolu satmıyor” demeye devam ediyordu. Sonra isyan Zürih’in içine ulaştı. Infantino’nun kıdemli danışmanı Carlos Cordeiro, projeyi “federasyonlar, futbol ve oyunun geleceği için kötü” olarak niteleyip istifa etti. FIFA Operasyon Direktörü Kevin Lamour ise çalışanların “aldatıldığını”, bunun “tek bir kişinin projesi” olduğunu söyledi.

Cuma gecesi FIFA geri adım attı.

Fakat dosya kapanmadı.

UEFA’DAN İDDİANAME GİBİ BİLDİRİ 

Dün yayımlanan UEFA açıklaması, FIFA’nın planı iptal etmesine ilişkin sıradan bir memnuniyet bildirisi değildi.

Daha çok bir iddianameyi andırıyordu.

UEFA’nın bildirisinde proje “arka odada hazırlanmış ve şeffaflıktan uzak” olarak tanımlanıyordu.

Aynı bildiride bu projeye ilişkin sorumluların tespit edilmesi gerektiği ve mevcut FIFA yönetiminin futbol kamuoyundaki güvenini yitirdiği açıkça ilan edildi.

Bildirinin en ağır kısmı ise Infantino’nun geçmişte kullandığı ifadelerin bu sefer kendi aleyhinde kullanıldığı bölümdü.

UEFA, 2016’daki FIFA başkanlık seçimi öncesinde söylediği sözleri arşivden çıkarıp önüne koydu: “FIFA’nın parası sizin paranızdır. FIFA Başkanı’nın parası değildir.”

On yıl sonra aynı Infantino, federasyonların parasını ve ortak turnuvaların gelecekteki gelirlerini, federasyonlara ve özel yatırımcılarla kurulacak bir yapıya taşımaya çalışmakla suçlanıyordu.

Dahası vardı.

UEFA’ya göre FIFA’nın kasasında 5 milyar doların üzerinde rezerv bulunuyordu. O hâlde futbolu geliştirmek için neden 4,2 milyar dolar karşılığında en değerli varlığın kalıcı bir hissesi satılıyordu? Neden mevcut rezervler kullanılmıyor, FIFA Forward programı daha adil ve denetlenebilir bir modele dönüştürülmüyordu?

UEFA’nın yazının son kısmındaki benzetmesi ilginçti: “Taban futbolunu ayağa kaldırmak için aile yadigârını satmaya gerek yok.”

BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA 

UEFA’nın sert açıklamalarını yalnızca bu hafta yaşanan tartışmaların bir sonucu olarak görmemek lazım.

Son dönemde yaşanan tartışmalar birikti ve geçtiğimiz hafta açıklanan proje sonrasında artık bardak taştı.

Dünya kupası maçlarına yerleştirilen su molaları, finalin devre arasına sıkıştırılan yarım saatlik şov, Trump’a verilen FIFA Barış Ödülü…
Balogun’un kırmızı kart cezasının ertelenmesi…

Infantino’nun kendisine yönelik eleştirileri “nefret söylemi” olarak yaftalayan Instagram postu…

Konular birbirinden farklı görünse de itirazların merkezinde aynı soru vardı:

FIFA, giderek kurumsal mekanizmalar yerine tek bir kişinin tercihleriyle mi yönetiliyordu?

GÖZLER 18 KASIM'DA 

Infantino geçtiğimiz haftaya, rekor gelirli bir Dünya Kupası’nın ardından 18 Mart 2027’de yapılacak seçimde rakipsiz görünen başkan adayı olarak girmişti.

Bugün karşısında hâlâ açıklanmış bir aday yok. Fakat ilk kez ciddi bir rakibin ortaya çıkmasına imkân verecek siyasi bir zemin var. Tüm bu yaşananların ardından Infantino’nun karşısına aday veya adaylar çıkması bekleniyor.

Şimdi FIFA’nın başkanlık koltuğuna adaylık süresinin dolacağı 18 Kasım, futbol siyasetinin önündeki en önemli tarih olarak duruyor.

Bir hafta önce sonucu belli görünen FIFA seçimi, artık gerçek bir seçime dönüşebilir.

patronlardunyasi.com