Spor


Toygun ATİLLA 

Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü kim olacak?

Bilmiyorum.

Yerli mi, yabancı mı?

Onu da bilmiyorum.

Ama bir konuda çok iddialıyım.

Yeni gelecek teknik direktörden sonra takımın başına kimin geçeceğini biliyorum.

İsmail Kartal.

Üstelik bunu söylemek için ne yönetim kurulunda bir tanıdığım var ne de Samandıra’da kulağıma fısıldayan bir muhbirim.

Kehanette de bulunmuyorum.

Sadece geçmişe bakıyorum.

Çünkü Fenerbahçe’de gelecek, geçmişte saklı.

BİR TEKNİK DİREKTÖRDEN FAZLASI

Takvimleri 2014 yılına saralım.

Ersun Yanal ayrıldı.

İsmail Kartal geldi.

Bir sezon çalıştı.

Gitti.

Fenerbahçe yeni teknik direktörler buldu.

Vitor Pereira geldi.

Dick Advocaat geldi.

Aykut Kocaman geldi.

Phillip Cocu geldi.

Ersun Yanal yeniden geldi.

Erol Bulut geldi.

Emre Belözoğlu geldi.

Vitor Pereira bir daha geldi.

Sonra…

2022 yılının ocak ayında kim geldi?

İsmail Kartal.

Sezon sonunda o da ayrıldı.

Jorge Jesus geldi.

Bir sezon sonra Jesus da gitti.

Peki kim geldi?

İsmail Kartal.

İnsan bu tabloya bakınca ister istemez düşünüyor.

Acaba Fenerbahçe’de teknik direktörlük bir meslek değil de vardiyalı bir çalışma sistemi mi?

Birileri çalışıyor.

Sonra nöbet İsmail Kartal’a geliyor.

MOURINHO’NUN BİLE OLMAYAN ÖZELLİĞİ

İsmail Kartal, 2023-2024 sezonunda Fenerbahçe ile 99 puan topladı.

Sadece bir lig maçı kaybetti.

Ama şampiyon olamadı.

Ayrıldı.

Yerine Jose Mourinho geldi.

Düşünün…

Real Madrid’i çalıştırmış.

Chelsea’yi çalıştırmış.

Inter’i çalıştırmış.

Şampiyonlar Ligi kupalarını kaldırmış.

Dünyanın en ünlü teknik direktörlerinden biri.

Ama Mourinho’nun bile İsmail Kartal’da bulunan bir özelliği yoktu.

Fenerbahçe’ye üçüncü kez teknik direktör olarak dönebilmek.

Mourinho’nun kariyerinde kupalar vardı.

İsmail Kartal’ın kariyerinde ise Fenerbahçe’nin telefon rehberinde silinmeyen bir numara.

FENERBAHÇE’NİN YEDEK ANAHTARI

Fenerbahçe yönetiminin teknik direktör arama toplantılarını hayal ediyorum.

Başkan masanın başında.

Yöneticiler etrafında.

Önlerinde kalın dosyalar.

Portekizli hocalar…

İtalyanlar…

Almanlar…

Birinin oyun felsefesi çok iyi.

Diğeri genç oyuncu yetiştiriyor.

Öteki üçlü savunmanın mucidi gibi anlatılıyor.

Menajerler telefon açıyor.

Avrupa’da otellerde görüşmeler yapılıyor.

Milyon eurolar konuşuluyor.

Sonra toplantının sonuna doğru bir yönetici elini kaldırıyor.

“Başkanım, İsmail Hoca ne yapıyor?”

Odadaki herkes birbirine bakıyor.

Bu soru Fenerbahçe tarihinde hiçbir zaman güncelliğini kaybetmiyor.

Bence İsmail Kartal’ın Samandıra’daki odasının kapısına isimlik bile takılmamalı.

Gelen hocalar kullanmalı.

Giderken anahtarı resepsiyona bırakmalı.

O anahtarın bir gün yeniden İsmail Kartal’a verilmeyeceğinin garantisi yok.

FENERBAHÇE’DE ÜÇ ŞEY DEĞİŞMEZ

Forma sarı laciverttir.

Taraftar her sezon şampiyonluk ister.

Bir de teknik direktör arayışı başladığında İsmail Kartal’ın adı mutlaka bir gün yeniden gündeme gelir.

Başka kulüplerde teknik direktörler gelir, gider.

Fenerbahçe’de ise İsmail Kartal gider, sonra yeniden gelir.

Öyle ki insan artık onun ayrılırken gerçekten vedalaştığından bile emin olamıyor.

Belki de Samandıra’dan çıkarken güvenlik görevlisine şöyle diyordur:

“Ben biraz dolaşıp geleceğim. Kapıyı kilitlemeyin.”

GELECEĞİ GÖRMEK İÇİN FALCI OLMAYA GEREK YOK

Şimdi yine yeni bir teknik direktör konuşulacak.

Belki çok ünlü biri gelecek.

Belki genç ve başarılı bir hoca.

Havalimanında karşılanacak.

Formalar giydirilecek.

İmza töreni yapılacak.

“Yeni bir sayfa açıyoruz” denilecek.

“Uzun vadeli proje” anlatılacak.

Taraftar heyecanlanacak.

İlk galibiyetler gelecek.

Sonra bir beraberlik.

Ardından bir mağlubiyet.

Sosyal medyada tartışmalar başlayacak.

Günün  birinde…

Tanıdık bir soru duyulacak.

“İsmail Hoca müsait mi?”

Ben Fenerbahçe yönetiminin yerinde olsam bundan sonra teknik direktör sözleşmelerine özel bir madde eklerim: “İşbu sözleşmenin sona ermesinin ardından İsmail Kartal’la görüşme hakkı kulübümüzde saklıdır.”

Hatta daha ileri gideyim.

İsmail Kartal’a teknik direktörlük sözleşmesi yerine ömür boyu geçerli bir geri dönüş kartı verilsin.

Üzerinde de şöyle yazsın “Fenerbahçe Spor Kulübü. Sınırsız giriş hakkı.”

Klüpler teknik direktör değiştirir. Fenerbahçe ise arada bir İsmail Kartal’a geri döner.

O nedenle bana artık “Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü kim olacak?” diye sormayın.

Bilmiyorum.

Yeni gelecek teknik direktörden sonrakini sorarsanız cevabım hazır.

İsmail Kartal.

BİR DE KÜÇÜK İTİRAF…

Bu satırları yazan bir Galatasaraylı.

Fenerbahçeli dostlarımın mizah anlayışına sığınarak yazdım bunları.

Memleket yeterince gergin.

Her gün başka bir kavga, başka bir tartışma, başka bir kriz…

Bari futbolun neşesini kaybetmeyelim.

Birbirimize takılalım.

Gülelim.

Lütfen birbirimiz kırmayalım.

Futbolun güzelliği biraz da bu tatlı rekabette saklı.

Fenerbahçeli dostlarım alınmasın.

İsmail Hoca da kusuruma bakmasın.

Ben sadece geçmişe baktım.

Geleceği gördüm.

Galatasaraylı olarak son bir itirafta bulunayım.

Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörünü gerçekten merak ediyorum.

İsmail Kartal’ın ne zaman geri döneceğini daha çok merak ediyorum.

patronlardunyasi.com