Toygun ATİLLA
Hakan Safi'nin söylediği bu cümle ilk bakışta sıradan bir cümle gibi görünebilir ama Türkiye'de bazı okullar vardır ki, buraları sadece eğitimle açıklamakla mümkün değildir. Galatasaray Lisesi de bu okulların başında gelir.
Çünkü Galatasaray Liselilik demek aidiyet demektir, networktür, sınıfsal hafızadır en önemlisi de kimliktir.
Bu yüzden Hakan Safi'nin açıklaması bir anda sosyal medyada hızla köpürdü.
Galatasaray Lisesi'nin tanınan isimlerinden Fırat Devecioğlu, tüm kayıtları taradıklarını, Hakan Safi'nin Galatasaray Lisesi'ni kazanmadığını söyledi.
Ardından da sosyal medyada başka yorumlar da geldi. "Galatasaray Lisesi'ni kazanan biri neden Robert Kolej, İstanbul Erkek, Alman Lisesi ya da Kadıköy Maarif Koleji yerine paralı özel okul Işık Lisesi'ni tercih etsin ki?”
TARTIŞMA ALEYHİNE DÖNMÜŞ DURUMDA
Doğrusunu söylemek gerekirse bu eleştiri çok akla yatkındı. Benim de aklıma bu soru takıldı.
Hakan Safi neden böyle bir açıklama yaptı?.. Bilmiyorum.
Bildiğim bir şey varsa, bu tartışma onun aleyhine dönmüş durumda.
Oysa, Türkiye'nin en yoksul ilçelerinden birinden çıkmış, İstanbul'un Kasımpaşa ilçesine gelmiş, kömür ticareti ile Forbes'un ilk 100'üne girmiş bir ailenin ferdi olarak Hakan Safi'nin zaten ilginç bir hikayesi var.
ALİ KOÇ’U ŞAŞIRTAN MOURINHO FATURASI
Söz Hakan Safi'den açılmışken... Patronlar dünyasında sıkça dillendirilen bir hikayeyi anlatmak istiyorum.
İddiaya göre, Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Jose Mourinho Türkiye'ye ilk geldiğinde Hakan Safi ile birlikte Nişantaşı'nda alışverişe çıkıyor. Günün sonunda ortaya çıkan hesap mı? Tam tamına 250 bin dolar...
Rivayete göre, Hakan Safi'nin tüm hesabı ödediğini duyan Ali Koç, "Sen ne yaptın Hakan... Bu benim 4-5 yıllık alışveriş param" diyor.
Doğru mudur? Bilmiyorum.
Ama patronlar dünyasında bazı hikayeler vardır ki, doğru olmasa da insanların inanmak isteyeceği kadar güçlüdür.
Bu hikayede patronlar dünyasında Hakan Safi'nin Fenerbahçe başkanlığına aday olmasıyla birlikte dillerden dillere dolaşıma giren bir hikaye...
Şimdi gelelim yazımın başındaki, arkadaşımın eleştirisine ve benim buna yanıtıma...
Türkiye'de spor ve özellikle de futbol yalnızca spor ve futbol değildir.
Para, prestij, güç, networktür ve patronlar dünyasının ta kendisidir.
Bugün Rahmi Koç'tan Ali Koç'a, Aziz Yıldırım'dan Murat Ülker’e, Nihat Özdemir'den Adnan Polat'a, Faruk Süren'den Ahmet Yüce'ye, Ferit Şahenk'ten Serdar Bilgili'ye kadar iş dünyasının en güçlü isimleri sporun merkezinde duruyor.
O yüzden de Patronlar Dünyası spor yazıyor. Herkesten farklı olarak da biz, skor değil, Türkiye'de gücün dolaştığı alanları yazıyoruz.
patronlardunyasi.com