Toygun ATİLLA
#video_9758251#
Fatma Betül Sayan Kaya’nın çok masum olduğunu düşünüyorum.
Şaşırdınız mı?
Neden böyle düşündüğümü anlatayım.
Tutuklamaya sevk yazısını okudum.
Savcılığın tespitlerine göre Fatma Betül Sayan Kaya ilk kez borsaya giriyor. Üstelik öyle üç beş kuruşla değil, milyonlarca lirayla.
133 milyon lira!
Bunu kendi adına açılmış yatırım hesabından yapıyor.
Düşündüm.
Eğer profesyonel bir borsa manipülatörü olsaydı, böylesine büyük bir işlemi kendi hesabından yapar mıydı?
Kendisini gizlemeye çalışmaz mıydı?
Demek ki böyle bir kaygısı yoktu.
Tam bunları düşünürken aklıma başka bir soru geldi.
Aslında bütün mesele de burada başladı.
133 MİLYON LİRAYI NEREDEN BULDUNUZ?
Fatma Betül Sayan Kaya eski bir bakan.
Uzun yıllardır siyasetin içinde.
Bir siyasetçinin kendi adına 133 milyon liralık yatırım yapabilmesi başlı başına suç değil.
Ama Merak edilmesi gereken bir durum.
133 milyon lira, Türkiye’de milyonlarca insanın hayatı boyunca bir araya getiremeyeceği bir para.

Peki Fatma Betül Sayan Kaya bu parayı nasıl kazandı?
Kaynağı neydi?
Ticaret mi yaptı?
Miras mı kaldı?
Birikimi miydi?
Başka bir gelir kaynağı mı vardı?
Bilmiyoruz.
Daha doğrusu, kamuoyuna açıklanmış belgeler üzerinden bu soruların yanıtını henüz bilmiyoruz.
Beni asıl şaşırtan başka bir şey var.
BU NASIL BİR RAHATLIK?
Düşünsenize.
Yıllarca bakanlık yapmışsınız. Kamuoyunun tanıdığı bir siyasetçisiniz.
Kendi adınıza açılmış bir hesaptan milyonlarca liralık yatırım yapıyorsunuz.
Bir gün birilerinin çıkıp size, “Bu kadar parayı nereden buldunuz?” diye sorabileceği aklınıza gelmiyor mu?
Yoksa böyle bir sorunun sorulmayacağını mı düşünüyorsunuz?
Daha da önemlisi…
Bu büyüklükte bir servete sahip olmayı o kadar doğal mı karşılıyorsunuz ki, açıklama yapma ihtiyacı bile hissetmiyorsunuz?
İşte benim asıl merak ettiğim bu.

133 MİLYON, SERVETİNİN NE KADARI?
Bir başka sorum daha var.
Hayatında ilk kez borsaya giren bir insan düşünün.
Ve ilk yatırımında 133 milyon lirayı riske atıyor.
Bu para bütün serveti olabilir mi?
Elbette olabilir.
Ama insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Bir insan ilk borsa deneyiminde bütün birikimini tek bir hisseye yatırır mı?
Yatırabilir. Fakat bu son derece büyük bir risk.
Öyleyse 133 milyon lira, Fatma Betül Sayan Kaya’nın toplam mal varlığının ne kadarıydı?
Yüzde 50’si mi?
Yüzde 20’si mi?
Yoksa yüzde 10’u mu?
Son ihtimali düşünün.
Bu durumda 1 milyar 330 milyon liralık bir servetten söz ediyor oluruz.
Bunun böyle olduğunu söylemiyorum.
Ama 133 milyon liranın ne kadarlık bir servetin içinden çıktığını sormak zorundayız.
PEKİ KİM SÖYLEDİ?
Şimdi gelelim işin en ilginç tarafına.
Fatma Betül Sayan Kaya ilk kez borsaya giriyor.
Büyük miktarda para yatırıyor.
Savcılığın sevk yazısına göre Tera Grubu yöneticileriyle görüşüyor.
Nisan ayında Özata Denizcilik hisselerini alıyor.
16 Eylül’de, fonların tasfiye kararından yalnızca bir gün önce, hisselerini Tera Yatırım’a devrediyor.
Üstelik normal borsa takas süresini beklemeden, parası aynı gün hesabına geçiyor.
Savcılık bütün bunları içeriden bilgiye sahip olunduğu şüphesinin gerekçeleri arasında gösteriyor.

Elbette bu iddiaların doğruluğuna mahkeme karar verecek. Tutuklanmış olması suçlu olduğu anlamına gelmiyor.
Ama ben hâlâ ilk sorudayım.
Hayatında ilk kez borsaya giren bir insan böylesine büyük bir parayı tek bir hisseye yatırmaya nasıl karar verdi?
Kendisine kim tavsiye etti?
Ne söylendi?
Hangi güvence verildi?
Yoksa hiçbir güvence verilmeden, bütün riskler göze alınarak mı yatırım yapıldı?
Bunları da bilmiyoruz.
Ama öğrenmek istiyoruz.
Çünkü burada yalnızca bir borsa işlemini konuşmuyoruz.
Bir siyasetçinin sahip olduğu parayı, bu paranın kaynağını ve böylesine büyük bir yatırım kararını nasıl aldığını konuşuyoruz.
Ben Fatma Betül Sayan Kaya’nın suçlu olup olmadığına karar verecek kişi değilim.
Bir gazeteci olarak,
“Sayın Kaya, 133 milyon lirayı nereden buldunuz?” diye sormak bizim işimiz…
Bir de önemli ikinci sorumuz var:
“Bu sorunun bir gün size sorulacağını hiç düşünmediniz mi?”
patronlardunyasi.com