Ertuğrul ÖZKÖK
7 NİSAN’I 8’İNE BAĞLAYAN GECE BİZ İRAN’A BAKARKEN ANTHROPIC’İN KEŞFETTİĞİ DEHŞET VERİCİ GERÇEK
Çok özel bir gece geçirdik.
Tarihi bir geceydi…
Dünya, 7 Nisan gecesini 8’e bağlayan saatleri büyük bir stresle izledi.
Düşünün, akşamları saat 10.00’da yatan eşim Tansu’dan sabaha karşı 02.30’da mesaj aldım.
“Ateşkes kabul edilmiş” diyordu.

BİR HRİSTİYAN, BİR YAHUDİ FANATİK VE BİR MOLLA REJİMİ
Dünya herhalde bu geceyi unutmayacak…
Biri Hristiyan, öteki Yahudi iki çıldırmış siyasetçi ve onlardan daha çok çıldırmış, 50 yıllık bir Molla rejimi hepimize bir kâbus gecesi geçirtti.
Üç Semavi dinin en fanatiklerinin gecesiydi…
DÜN GECE HEPİMİZİN GÜVENLİĞİ İÇİN DAHA BÜYÜK BİR TEHDİT VARDI
Oysa dün gece aynı saatlerde ondan çok daha önemli iki gelişme oldu.
Hiçbirimiz o iki olayın anlamı üzerinde düşünmedik.
Bunlardan biri, belki de hepimizin güvenliğini, Hürmüz Boğazı'ndan daha fazla tehdit edecek bir gelişmeydi.
Gelin o asıl büyük tehlike üzerine konuşalım bugün.

Anthropic CEO'su Dario Amodei
ANTHROPIC’İN 7 NİSAN GÜNÜ YAPTIĞI TUHAF AÇIKLAMA
Yapay zeka şirketi Anthropic, 7 Nisan günü, “Claude Mythos Preview” olarak adlandırılan büyük dil modelinin en yeni neslini piyasaya sürmeyi ertelediğini açıkladı.
Buraya kadar normal.
Yapay zeka şirketlerinin hergün yaptığı açıklamalardan biri deyip geçebilirdiniz..
Ancak Anthropic’in açıklamasında çok ilginç bir detay vardı.
AI ŞİRKETİ BU YENİ DİL MODELİNİ NİYE SADECE 40 ŞİRKETE AÇTI?
Şirket bu yeni dil modelini sadece 40 şirketin kullanımına açıyordu ve onlarla ortak bir çalışma yapacaklardı.
Bu şirketler arasında şunlar vardı:
Google, Broadcom, Nvidia, Cisco, Palo Alto Networks, Apple, JPMorganChase, Amazon ve Microsoft…
Yani bizlerin veya çalıştığımız şirketlerin kullanımına açık değildi.
Anthropic neden böyle bir karar aldı, neden bu uygulamayı bizlere de vermedi?
Bu soruyu sorarsanız, hepimiz açısından ortaya çıkan tehlikenin ne olduğunu kolayca anlayabilirsiniz.

UZMANLARININ BU PROGRAMI YAZARKEN KEŞFETTİĞİ ÇOK BÜYÜK İNSANLIK TEHLİKESİ
Çünkü Anthropic yazılımcıları, Claude Mythos'u geliştirme sürecinde bir şeyi keşfettiler.
Bu yeni dil modeli, zekanın yalnızca şu anda mevcut olan herhangi bir modelden daha kolay ve daha karmaşık bir şekilde yazılım kodunu yazmakla kalmıyordu.
Aynı zamanda bu yeteneğin bir yan ürünü olarak dünyanın en popüler yazılım sistemlerinin neredeyse hepsinde güvenlik açıklarını çok kolayca bulabiliyordu.
Yani hepimizin telefonlarına, banka hesaplarına, tapu işlemlerine, her türlü mahrem bilgilerimize, ülkelerin ulusal güvenlik sistemlerine en kolay yoldan nasıl girilebileceğini de gösteriyordu.
BU YAZILIM KÖTÜ İNSANLARIN ELİNE GEÇERSE DURUM FECİ OLABİLİR
Düşünün, bu araç kötü aktörlerin eline düşerse nelerle karşılaşabiliriz.
Bu kişiler dünyadaki hemen hemen her büyük yazılım sistemini hack'leyebilirler.
Mahremiyetimizi, veri güvenliğimizi sağlayan bütün şirketler bir günde çökertilebilirdi.
İşte o nedenle, şimdi bu 40 şirketle, bu yeni modelin böyle kişilerin eline geçmesini ve kullanımını önleyecek tedbirleri araştıracaklar.
Sizce bu Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından çok daha büyük bir tehdit değil mi?...
Evet biz önceki gece sadece İran’la ilgilenirken işte böyle muazzam bir tehdit kapımıza dayandı.
İşte bu nedenle, New York Times’ın ilgiyle izlediğim yazarı Thomas L. Friedman dün yazısını İran’la kriz gecesine değil buna ayırmıştı.
O GECE ÇOK ÖNEMLİ BİR ŞEY DAHA OLDU
7 Nisan’ı 8’ine bağlayan gece, insanlık açısından çok önemli bir şey daha oluyordu.
NASA’nın ay yörüngesine gönderdiği insanlı Arthemis II adlı uzay aracı, ayın karanlık yüzüne de geçmiş ve böylece insanoğlu tarihinde yeryüzünden en uzak noktaya ulaşmıştı.
Bu mesafe tam 406 bin 700 kilometreydi.
Böylece bizim neslimizin efsane Pink Floyd albümü olan “Dark Side Of The Moon” aşıldı.
BENİM DOĞDUĞUM YIL BULUNAN BİR ŞEY
7 Nisan’ı 8’e bağlayan gece benim doğum gecemdi…
Annemin anlattığına göre sabaha karşı doğmuşum.
Dün 79 yaşıma girdim.
Filistin sorunu benim doğduğum yıl başladı.
Ama benim doğduğum yılın en önemli olayı transistörün keşfiydi.
Yani yarı iletkenler bulunmuştu.
O yıl bulunan o şey, bugün artık “Chip” olarak hayatımızda.
7 Nisan’ı 8’ine bağlayan gece meydana gelen bu üç olayın her saniyesinde chip'ler sayesinde çalışan şeyler hayatımızı belirliyordu.
DAVID FRIEDMAN SORUYU: BU GECEYİ NEYLE HATIRLAYACAKSINIZ?
New York Times yazarı Thomas L. Friedman dünkü yazısını şu soruyla bitiriyordu?
“İlerde bu 7 Nisan gününden ne hatırlayacaksınız?”
İran savaşını mı?..
Anthropic’in aldığı kararı mı?..
Yoksa Artemis II uzay aracının yeryüzünden 406 bin 700 kilometre öteye gidişini mi?..
Ben 1969 yılından Woodstock Müzik Festivalini hatırlıyorum.
Bir de insanoğlunun aya ilk ayak basışına ait o görüntüyü.


BEN ÖNCEKİ GECEYİ BU FOTOĞRAFLA HATIRLAYACAĞIM
Aradan 57 geç geçti…
Ve ben dün, yani 7 Nisan’ı 8’ine bağlayan geceden bir fotoğrafı hatırlayacağım.
Daha doğrusu Observer gazetesinin birinci sayfasını…
Ayın ötesine geçen Artemis II uzay aracından çekilen bir fotoğraf bu…
406 bin 700 kilometreden dünyamızın görünüşü…
Gazete bu harika fotoğrafa şu manşeti atmış:
“Evimizin bir fotoğrafı…”
“Evimiz…”
Üzerinde yaşadığımız yerküre…
Hepimizin evi... 8 milyar insanın yuvası…
Ve biri Hristiyan, öteki Yahudi ve üçüncüsü İslamcı fanatik rejim…
7 Nisan’ı 8’ine bağlayan gece bu güzel evimizi harabeye çevirmek için ellerinden geleni yapıyordu…
Ne diyeyim…
Hepsi Allah'ından bulsun…
patronlardunyasi.com