Gündem


Toygun ATİLLA 

ERDOĞAN AİLESİ DAHA GÖRÜNÜR 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatını uzun yıllardır izleyen biri olarak son dönemde dikkatimi çeken bir tablo var. Eskiden tek başına yürüyen bir lider profili vardı. Bugün ise yanında giderek daha görünür hale gelen bir aile görüyorum.

Dikkatimi çeken ise bu görünürlüğün rastgele değil de herkesin kendi uzmanlık alanında olması. 

EMİNE ERDOĞAN'IN SU VERİMLİLİĞİ SEFERBERLİĞİ

Bugün gazetelerde Emine Erdoğan’ın “Su Verimliliği Seferberliği” ile ilgili açıklamalarını okudum. Bazıları bunu sıradan bir haber olarak görebilir. Ben öyle bakmadım.

Su meselesi artık çevrecilerin romantik sloganı değil. 21. yüzyılın enerji kadar önemli jeopolitik başlıklarından biri. 

Patronlar Dünyası'nı sürekli takip edenler bizim, doğaya, çevreye dolayısı ile geleceğe sahip çıkma bilincimizi bilir. 

Dolayısı ile Emine Erdoğan'ın açtığı başlıklar Patronlar Dünyası'nın da en önemli gündem maddelerini oluşturuyor. 

Kuraklık…

İklim krizi…

Tarımsal üretim…

Gıda güvenliği…

Hepsi aynı zincirin halkaları.

SIFIR ATIK ÖNEMLİ BİR GÜNDEM MADDESİ OLDU

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın eşinin bu alanda yıllardır istikrarlı biçimde çalışmasını küçümsemek yerine anlamaya çalışmak gerektiğini düşünüyorum.

Emine Erdoğan denince akla ilk gelen proje artık hiç tartışmasız Sıfır Atık. Başladığında birçok kişi bunun yalnızca sembolik bir kampanya olacağını düşünmüştü.

Aradan yıllar geçti.

Bugün belediyelerden okullara, kamu kurumlarından özel sektöre kadar milyonlarca insanın diline yerleşmiş bir kavramdan söz ediyoruz. Bir sosyal proje açısından bu azımsanacak bir başarı değil. Şimdi buna su verimliliği de ekleniyor.

Aslında birbirini tamamlayan iki konu.

Atık yönetimi…

Su yönetimi…

Doğal kaynakların korunması…

Bunlar geleceğin siyasetinin de başlıkları.

BİLAL ERDOĞAN VE SÜMEYYE ERDOĞAN BAYRAKTAR DA SAHNEDE 

Tüm bunları düşünürken bu sosyal sorumluluk faaliyetlerinin sadece Emine Erdoğan ile sınırlı kalmadığını görüyorsunuz.

Son dönemde Erdoğan ailesine biraz uzaktan bakınca ilginç bir tablo oluşuyor.

Bilal Erdoğan…

Spor organizasyonlarından gençlik faaliyetlerine, eğitimden vakıf çalışmalarına kadar birçok alanda daha görünür.

Sümeyye Erdoğan Bayraktar…

Kadın, aile, sosyal politika ve uluslararası konferanslarda daha aktif.

Emine Erdoğan…

Çevre…

İklim…

Sıfır Atık…

Su…

FİRST FAMİLY KAVRAMI TEKRAR GÜNDEMDE 

Adeta herkes kendi uzmanlık alanında konuşuyor. Bir siyasi iletişimci buna muhtemelen “rol dağılımı” der. Ben ise buna aile içinde oluşmuş doğal bir iş bölümü demeyi tercih ediyorum.

Türkiye siyasetinde bunun benzerlerini gördük. En çok da Turgut Özal döneminde…1980’li ve 90’lı yıllarda Türk basını ilk kez “First Family” kavramını yoğun biçimde tartışmaya başlamıştı.

Semra Özal siyasetin en görünür isimlerinden biri olmuştu.

Oğlu Ahmet Efe Özal…

Kızı Zeynep Özal…

Damadı Asım Ekren…

Haklı ya da haksız…

Siyasetin sert rüzgârı onları da içine çekmişti.

ÖZAL AİLESİ İLE ERDOĞAN AİLESİ ARASINDAKİ FARK

Kimi zaman yapılan reformlardan daha çok Özal ailesi konuşuluyor, “Cumhurbaşkanı ailesi kamusal alanda ne kadar görünür olmalı?” sorusu günlerce tartışılıyordu.

Bugün ise benzer bir görünürlük var.

Ancak önemli bir farkla…

Erdoğan ailesinin kamuoyu önündeki faaliyetleri daha çok çevre, eğitim, spor, sosyal politika ve sivil toplum alanlarında yoğunlaşıyor.

Siyasetin merkezinden ziyade toplumsal projelerin içinde konumlanıyorlar.

Bu tercih bilinçli mi?

Muhtemelen evet.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN AİLE KAVRAMINA VERDİĞİ ÖNEM

Recep Tayyip Erdoğan’ın aile kavramına verdiği önemi bilenler için bu tablo şaşırtıcı değil. Yıllardır yaptığı konuşmalarda “güçlü aile, güçlü toplum” vurgusunu tekrar ediyor.

Bugün ise bu anlayışın kendi ailesinin kamusal görünürlüğüne de yansıdığı görülüyor. Elbette kamusal görev üstlenen herkes gibi Erdoğan ailesinin fertlerinin çalışmaları da eleştirilebilir.

Projeleri tartışılabilir.

Etkileri sorgulanabilir.

Bu, demokratik toplumun doğal parçasıdır.

Ancak bir gerçeği de teslim etmek gerekir.

Türkiye’de çevre, geri dönüşüm, sıfır atık ve şimdi de su verimliliği gibi konuların milyonlarca insanın gündemine girmesinde Emine Erdoğan’ın uzun soluklu çalışmalarının önemli bir payı olduğu inkâr edilemez.

İKTİDARLAR DEĞİŞİR, SU, AĞAÇ KALIR 

Bazen siyaset sadece seçim kazanmak değildir.

Bazen bir toplumun günlük alışkanlıklarını değiştirebilmektir.

Belki de kalıcı olan tam budur.

Cumhurbaşkanlarının aileleri görünür olmalı mı, olmamalı mı?

Yoksa asıl ölçü, görünür olmaları değil; hangi alanda, hangi amaçla ve topluma nasıl bir katkı sundukları mı? Çünkü siyaset gelip geçiyor.

İktidarlar değişiyor.

Muhalefet değişiyor.

Ama su kalıyor.

Ağaç kalıyor.

Çocuklara bırakılan çevre bilinci kalıyor.

Bir ülkenin geleceğini, seçim meydanlarında atılan sloganlardan çok, musluğu kapatmayı öğreten bir toplumsal bilinç değiştiriyor.

patronlardunyasi.com