İşte Başaranlar


Organik tarım ile de adını duyuran sosyetenin ünlü ismi Neslihan Kozanoğlu, İstanbul Cumhuriyetköy'deki çiftliğinde büyükbaş hayvan yetiştirmeye başladı. Kozanoğlu Kars'ta hayvan pazarına gittiğini ve pazarcıların kendisini şaşkınlıkla karşıladığını söyledi: Ben pazara adımımı atınca, resmen bir anda hayat durdu!

İşadamı Ahmet Kozanoğlu'nun eşi Neslihan Kozanoğlu, cemiyet hayatının çok farklı yüzlerinden biri... Cumhuriyetköy'deki çiftliğinde organik tarım yapan Kozanoğlu, son iki aydır büyükbaş hayvancılıkla uğraşmaya başladı. "Her zaman tabiatı, doğayı, hayvanlarla uğraşmayı sevdim" diyen Kozanoğlu, çevresindeki birçok kişinin tepki göstermesine rağmen tabiatla baş başa büyük bir maceraya atılmış...

2 ay önce ciddi bir yatırım yaparak büyükbaş hayvancılık işine giren Kozanoğlu, bugün 180 hayvana sahip. Hayvanlarının bir kısmını Kurban Bayramı'nda satacak olan Kozanoğlu, gündüzleri ahırda geceleri davetlerde geçen hayatının yakınlarını şaşırttığını söylüyor:

 Bu maceraya atılalı ne kadar zaman oldu?

Arazimizi organik tarıma hazırlamak için arındırmamız gerekti. Neredeyse 19 yıldır çiftlik işindeyim. Türkiye'nin organik tarımla uğraşan ilk isimlerinden biriyim. Türkiye'ye organik ürünü ilk ben tanıttım. Çalışmalarım hâlâ devam ediyor.

ÇEVREM BU İŞE ŞAŞIRDI 

 Çevreniz bu yeni işinizi nasıl karşıladı peki?
Çok şaşırdılar... Özellikle de hayvancılık işinin içine girince, resmen inanamadılar. Paraya ihtiyacım olduğu için böyle bir şey yaptığımı sandılar. Öyle bir ihtiyaç olmasa böyle bir işi yapılabileceği akıllarına bile gelmedi. Oysa hepsi büyük büyük yatırımlar. Hayvancılık için de trilyona yakın bir yatırım yaptım ben...

 Büyükbaş hayvancılığa başlayalı ne kadar oldu?
Organik tarımla, doğal beslenmeyle ilgilendiğim için etleri de inceledim. Baktım, yediğimiz etler aslında cidden yenecek gibi değil. Hormon var bir kere içlerinde... Ben de büyükbaş hayvancılığı incelemeye başladım. İki ay oldu. İlk önce Kars'a gittim. Oranın en büyük hayvan pazarına gittik eşimle. İki yaşına gelmemiş en iyi boğaları seçtik. Becerebilir miyim bilemediğim için, ilk önce 25 tane aldım. Baktım oluyor, sayılarını artırdım. Şu an 180 tane büyükbaş hayvanım var.

 Kars'ta hayvanları siz mi seçtiniz?
Evet, bir cesaret Kars'a gittik. 25 tane hayvan alacağız, "Beceremezsek keser keser yeriz" dedik. Neyse sabahın 6'sında pazara gittik. Ben pazara adımımı atınca resmen bir anda hayat durdu. Her yerden gelen var. Ama kadın hiç yok tabii... Sonra orada çalışanlardan biri, "Özür dileriz abla. Bizim pazara senin gibi mal her zaman düşmüyor" dedi. Çok güldük. Kars insanı inanılmaz iyi, dürüst ve yardımsever... Bana son derece yardımcı oluyorlar. Kars halkına ve Beykoz Belediyesi'ne yardımlarından dolayı teşekkür ederim.

 Neden büyükbaş hayvan tercih ettiniz?
Küçükbaş hayvanları çobana emanet ediyorsunuz, tam olarak ne yediğini kontrol etmeniz imkansız. Oysa burada ben hayvanlarımın hangi ottan ne kadar yiyeceğini kontrol ediyorum. Doğal beslendiklerinden emin olabiliyorum.

SEKS KİLO VERDİRİYOR!
 Çiftlikte sadece boğa mı yetiştiriyorsunuz?

E tabii... Çünkü hayvanların seks yapmamaları lazım. Seks yapınca, kilo veriyorlar. Ancak o kadar erkek olunca tabii garip manzaralar oluyor. En zayıfın üstüne atlıyorlar. Bunu engellemek için arka kısımlarına balık yağı sürüyorsun... Çok garip şeyler öğreniyor insan bu işin içine girince. Neler öğrendim iki ayda!

 Kârlı bir iş mi hayvancılık?
Yatırım yaptıktan sonra, evet. Bin liraya aldığınız hayvanı, besleyip büyütüyorsunuz, hayvan 4-5 ay içinde 5 bin liraya yakın para ediyor.

 Şimdiye kadar hayvanlarınız için hiç sipariş aldınız mı?
Orhan Sanus, 'People Meeting & Event Center' isimli yeni bir toplantı merkezi açtı. Catering hizmeti de verecekler. Doğal yolla beslendikleri için benim hayvanlarımı almak istediklerini söylediler.

BAYRAM SİPARİŞİ HAZIR
 Kurban Bayramı için var mı sipariş?

Evet... O zamana kadar en az 50-60 hayvanım satılacak durumda olacak. Şimdiden hayvanlara ne kadar iyi baktığımı gören köy halkı ve Beykoz Çocuk Yuvası sipariş verdi. Bayramda hayvanlarımı piyasanın altında bir rakama satacağım.

 Hayvanların bakımları ile de siz mi ilgileniyorsunuz?
Üsküdar Amerikan Kız Lisesi ve İngiliz Filolojisi'nden mezunum. Küçükken en büyük arzum, doktor olmaktı. Bu hevesimi hayvanlarla uğraşarak bir nebze de olsa gidermeye çalışıyorum. Aşılarını yapıyorum.

Gündüzleri ahırda geceleri davetteyim

 Hem bu kadar bakımlı olup hem de günün büyük çoğunluğunu ahırda geçirmek nasıl bir sistem gerektiriyor?
Süslü de olsam, hayvanlarla haşır neşir olmayı seviyorum. Tarlada, ahırda çalışmak, pis ve kirli olmak anlamına gelmiyor. Leş gibi kokmaya hiç lüzum yok. Ben günde iki defa saçlarımı yıkıyorum. Çünkü ahırın kokusu saçlarıma siniyor. Eve girmeden önce çizmelerimi kapının dışında çıkarıyorum. Sonra yıkayıp öyle içeri alıyorum. Duşumu yapıyorum, üzerimi değiştiriyorum. Akşam bir davet varsa hazırlanıyorum ve gidiyorum. Köydeki kadınlar beni örnek alıyor. Bakımlı halim onların da hoşuna gidiyor. 

 Köydeki kadınlar sizi benimsedi yani?
Ben köy insanıyla bir bağ kurmayı başardım. İlk geldiğim günden itibaren hiç önyargıyla karşılanmadım. Bu köyü Atatürk kurmuş. Biz belki de bu yüzden bu köyü çok sevdik ve çabuk ısındık. Burada yaşayanlar müthiş aydın insanlar. Çocukların hepsi okuyor. Köydekiler benim mutfağımı görüyor. Beni örnek alıyor. Bizim mutfaktaki boyamalardan esinlenerek kendileri de mutfaklarında benzer şeyler yapıyorlar. Köyde birçok renkli ev türedi.

İdil Demirel/Sabah