Halide TONGA
Pasifik Okyanusu’nda son zamanlarda yaşanan aşırı hava olayları, kasırga/tayfun, taşkın ve heyelanlar tüm bu olayların El Nino ile doğrudan ve güçlü bir klimatolojik bağlantıyı da gözler önüne seriyor.
#video_9752798#
KASIRGA ŞİDDETİ EN YÜKSEK SEVİYEDE
Bugün ABD Ulusal Kasırga Merkezi, Pasifik Okyanusu'nun Meksika açıklarında etkili olan Polo Kasırgası'na ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, kasırganın şiddetinin en yüksek seviye olan "Kategori 5'e" ulaştığı aktarıldı. Hava tahminlerinde, Meksika'nın güneybatısındaki Guerrero ve Michoacan eyaletlerinin kıyı bölgelerinde perşembeye kadar şiddetli yağışların görüleceği, bölgede sel ile heyelan riski bulunduğu belirtildi.
Kasırganın karaya vurmasının beklenmediği kaydedildi.
Polo Kasırgası aslında El Nino bağlantılı olağandışı sıcaklıkların en dikkat çeken sonuçlarından biri. 20 Eylül’de tropikal fırtına olarak oluştu ancak çok kısa sürede hızla güçlendi ve bugün Eylül'de Saffir-Simpson ölçeğinin en yüksek seviyesi olan Kategori 5'e ulaştı.
ABD Ulusal Kasırga Merkezi (NHC) verilerine göre Polo Kasırgası’nın sürekli rüzgarlarının şiddeti maksimum 155 knot’a yani saatte 287 kilometreye kadar çıktı. Dolayısıyla Meksika kıyılarında ilerleyen kasırga aynı zamanda Guerrero ve Michoacán eyaletlerinde şiddetli yağış, sel ve heyelan riski oluşturdu.

ÇOK SAYIDA TROPİKAL SİSTEM GÖRÜLÜYOR
Son haftalarda yaşanan sadece Polo Kasırgası değil. Karina, Lowell, Marie, Norbert ve Odalys gibi çok sayıda tropikal sistem de görüldü. NHC’ye göre, bugün itibarıyla Pasifik’te 16 adlandırılmış fırtına, 5 kasırga ve 3 büyük kasırga meydana geldi. Dikkat çekici diğer nokta ise, Birikmiş Siklon Enerjisi (ACE) değeri de uzun dönem ortalamasının yaklaşık yüzde 29 üzerinde bulunuyor.
EL NİNO ETKİSİ BÜYÜK
Öne çıkan bu veriler aslında El Nino’nun tropikal silikonlar üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor. El Nino sırasında ekvatoral Pasifik'in orta ve doğu kesimlerindeki deniz yüzeyi sıcaklıkları yükseliyor.
AFP'de yer alan habere göre, Michigan Üniversitesi iklim bilimcisi Prof. Julia Cole, eylül başında Pasifik'te aynı anda üç kasırganın görülmesinin 'çok nadir' bir durum olduğunu ifade etti ve El Nino'nun sıcak sularının bu sistemlerin güçlenmesi için uygun ortam oluşturduğunu söyledi.
Profesör Cole, "El Niño ısınması, büyük ölçüde sıcak sularla beslenen bu fırtınalar için zemin hazırlıyor, tropikal Pasifik normalden daha sıcak olduğunda, güçlü fırtınalarda bir artış görüyoruz" dedi.
Miami Üniversitesi'nde atmosfer bilimcisi olan Benjamin Kirtman, "İklim sistemi son 20 yılda önemli ölçüde ısındı" dedi.
Profesör Kirtman, deniz yüzeyi sıcaklık anomalisinin (okyanusun ortalamaya kıyasla ne kadar daha sıcak olduğu) zaten rekor seviyeye yakın olduğunu da sözlerine ekledi ve "Bunu başka türlü ifade etmenin yolu yok, şu anda çok hareketli" dedi.

2015’TE DE BENZER EĞİLİM GÖRÜLDÜ
Benzer bir eğilim, El Nino'nun yoğun olarak yaşandığı bir diğer yıl olan 2015'te de görüldü. Kilo, Ignacio, Jimena kasırgaları ve 14E tropikal depresyonu aynı anda Pasifik'i geçti.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'ne göre, bu yılki El Nino'nun kayıtlara geçen en güçlü El Nino olma olasılığı yüzde 69 ve Ekim-Aralık aylarına kadar zirve yapması beklenmese de şimdiden dünya genelinde aşırı hava olaylarına neden oluyor.
EL NİNO NEDİR?
El Nino, tropikal Pasifik'te El Niño-Güney Salınımı (ENSO) olarak bilinen doğal bir döngünün ısınma evresi olarak biliniyor ve her iki ila yedi yılda bir meydana geliyor. Bu durum, doğudan batıya esen rüzgarlarının hafiflemesiyle başlar, bu sayede normalde batı Pasifik Okyanusu'nda biriken sıcak su doğuya doğru kayarak yüzeye çıkar.
Ortalama sıcaklıkların üzerinde seyreden bu yüzey sıcaklıkları birkaç ay boyunca devam ettiğinde, bölgede daha fazla fırtına ve bulutlanmaya neden olur, bu da küresel atmosferin tamamında zincirleme etkilere yol açar, bazı yerlerde daha sıcak ve kuru, diğer yerlerde daha serin ve yağışlı koşullar oluşur.
Kısacası iklim değişikliği El Nino'nun etkilerini artırıyor. Daha sıcak bir atmosfer daha fazla nem tuttuğu için, El Nino ile bağlantılı yağışlar daha aşırı hale gelebiliyor. Ayrıca toprakları kurutarak, El Nino'nun kuraklığa neden olduğu yerlerde kuraklığı derinleştiriyor.
Kısacası okyanuslardaki ısınma bir derece civarında olduğunda hava olayı "El Nino" olarak adlandırılıyor. Eğer bu sıcaklık artışı 1 ila 2 derece arasında olursa bu hava olayına "Süper El Nino", 2 derecenin üzerine çıkarsa "Mega El Nino" deniyor.

EL NİNO NEDEN MEKSİKA'YI ETKİLEYEBİLİYOR?
El Nino'nun tropikal siklonlar üzerindeki etkisi dünyanın her yerinde eşit etkide değil. Doğu Pasifik'te sıcak deniz yüzeyi ve uygun atmosferik koşullar kasırga faaliyetini destekleyebilirken, Atlantik'te durum tersine dönebiliyor.
NOAA'ya bağlı Atlantik Oşinografi ve Meteoroloji Laboratuvarı, El Nino'nun Atlantik'te dikey rüzgar kesmesini artırarak kasırgaların oluşmasını ve güçlenmesini zorlaştırabildiğini belirtiyor. 2026 Atlantik kasırga sezonu için yapılan değerlendirmelerde de güçlü El Nino'nun sezonun baskılanmasında etkili faktörlerden biri olduğu ifade edildi.

JAPONYA'DA DA PASİFİK KAYNAKLI ALARM
Pasifik'in diğer tarafında ise Japonya, Dujuan Tayfunu'nun etkileriyle mücadele etti. Pasifik kıyılarına doğru ilerleyen Dujuan Tayfunu nedeniyle 2 kişi hayatını kaybetti. Tayfun özellikle Kanto bölgesinde şiddetli yağışlara ve sellere sebep oldu.
Eylül ayının üçüncü haftasında Japonya'nın doğu kıyılarına yaklaşan Dujuan, özellikle Kanto bölgesinde şiddetli yağışlara ve sellere neden oldu. Izu Adaları'nda bazı bölgelerde 300 milimetrenin üzerinde yağış kaydedilirken, Tokyo ve çevresinde sel ve heyelan uyarıları yapıldı.
Japonya Meteoroloji Ajansına (JMA) açıklamasına göre, Pasifik'te bu yılın ilkbahar aylarından itibaren El Nino etkisi görülüyor. Deniz yüzeyi sıcaklığı da normalin 3 ila 4 derece üzerinde seyrediyor. Bu da 1949 yılından bu yana ağustos ayında kaydedilen en yüksek sıcaklık demek. JMA ayrıca El Nino etkisinin 2026-2027 kış aylarına kadar devam etmesine ‘kesin’ gözüyle bakıyor.

PASİFİK'TEN EKONOMİYE UZANAN RİSK
El Nino’nun sert etkileri yalnızca hava olayları ya da değişen iklim koşulları ile sınırlı değil. Tarımsal üretimden gıda fiyatlarına, enflasyondan ekonomik büyümeye kadar geniş bir alanda etkisini hissettiriyor.
Örneğin, S&P Global Market Intelligence'ın yayımladığı analize göre, El Nino etkisini güçlü bir şekilde sürdürmeye devam ederse Meksika’nın reel GSYH büyümesini 2026'da 0,59 puan, 2027'de 0,43 puan aşağı çekebilir.
En büyük etkilerinden biri ise su kıtlığı. Bu nedenle tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin olumsuz etkilenmesi ve maliyetlerin artması hatta bunun da 6 ila 12 ay gibi bir gecikme ile tüketici fiyatlarına yansıması bekleniyor.
JPMorgan ekonomistleri de El Nino ile ilgili yaptıkları değerlendirmede enerji fiyatlarındaki artışa da dikkat çekiyorlar. İkisinin birleşmesi halinde küresel enflasyonda yaklaşık 0,3 puan bir ekleme ve gıda enflasyonunda ise zirvede yaklaşık 0,7 puana ulaşabileceği öngörüsü bildiriliyor. Tüm bu olumsuz etkilerden ise en fazla gelişmekte olan ülkelerin etkilenebileceğine işaret ediliyor. Çünkü gıda üretimindeki düşüş ve tedarik zincirindeki sorunlar ülkeleri daha kırılgan bir hale getiriyor.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen de bugün yaptığı açıklamada, pirinç, pamuk, kakao, kahve, mısır ve buğdayda hareketliliğin ve volatilitenin oldukça arttığı bir piyasanın izlendiğini, bu ürünlerde aşağı ve yukarı yönlü sert hareketler olduğunu ve bunun en büyük nedeninin El Nino olduğunu söyledi.
Özetle, El Nino’nun etkilerinin iklim uzmanlarına göre önümüzdeki aylarda da sürmesi bekleniyor. Ancak bu etki yalnızca kasırga ya da aşırı hava olayları ile değil aynı zamanda küresel emtia ve gıda piyasalarındaki gelişmelerde de görülüyor. Pasifik’te başlayan bu sıcaklık değişimi küresel ekonomide de risk oluşturuyor. Dolayısıyla El Nino’ya yalnızca bir iklim olayı olarak bakmak kümülatif etkilerini görmezden gelmemize neden olur.
patronlardunyasi.com