Halil KASAPOĞLU
Dünya Kupası denildiğinde akla önce sahadaki mücadele geliyor. Ben ise Los Angeles’ta yaşadığım sıra dışı bir tribün deneyimini aktaracağım bugün sizlere...
Hepiniz Hamdi Ulukaya dediğimde kim olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Türk basını da ABD-Türkiye maçında Ali Koç ile birlikte locada çekilen fotoğraflarını konuştu. Ancak ben o locanın çok ötesinde bir fotoğrafı ve Hamdi Ulukaya vizyonunu tanıtmak istiyorum sizlere...

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ İÇİN ÖNEMLİ FIRSAT
Chobani’nin kurucusu ve ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, Dünya Kupası’nı yalnızca bir futbol organizasyonu olarak görmüyordu. Onun için bu organizasyon, Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerin güçlenmesi adına önemli bir fırsattı.

Türkiye-ABD maçı öncesinde Türk ve Amerikalı dostlarını özel bir davette aynı sofrada buluşturdu. Ertesi gün ise ABD Ticaret Odası bünyesinde düzenlenen programda iş dünyasını, diplomasiyi ve futbol dünyasını aynı çatı altında bir araya getirdi.
GÜNDEM YALNIZCA FUTBOL DEĞİL
Programın açılışında ilk olarak Türkiye’nin Dünya Kupası’na erken veda etmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Ardından sözü iki ülke ilişkilerine getirdi.
Önümüzdeki günlerde Türkiye’de gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Donald Trump’ın katılacak olmasının önemine dikkat çekti.
Programın gündemi yalnızca futbol değildi.
Ticaret…
Yatırım…
Türkiye ile Amerika arasındaki ekonomik ilişkiler…

Hepsi aynı masadaydı.
Uzun zamandır savunduğum bir düşünce var. Futbol artık yalnızca spor sayfalarının konusu değil.
Diplomasinin, uluslararası siyasetin, iş dünyasının ortak buluşma noktalarından biri hâline geldi.
Los Angeles’ta katıldığım bu program da bunun en somut örneklerinden biriydi.
ALİ KOÇ’U UZUN ZAMANDIR BU KADAR HUZURLU GÖRMEMİŞTİM
Hamdi Ulukaya’nın davet ettiği isimlerden biri de Ali Koç’tu. Sadece Türkiye-ABD maçını izlemek için gelmemişti.
Bir gün önce düzenlenen özel davette de vardı. ABD Ticaret Odası bünyesindeki programa da katıldı. Hamdi Ulukaya’nın düzenlediği bütün önemli organizasyonlarda yer alması, bana göre kendisine verdiği değerin de önemli bir göstergesiydi.

Akşam ise bu kez SoFi Stadyumu’nda aynı locadaydık. Hamdi Bey ve eşi Louise karşılaşmayı Türkiye formalarıyla takip ediyordu. Ali Koç da locadaki misafirler arasındaydı. Karşılaşmanın büyük bölümünü birlikte izledik. Uzun zamandır Ali Koç’u bu kadar sakin ve huzurlu görmemiştim.
Fenerbahçe başkanlığının ardından ailesine ve işlerine daha fazla zaman ayırabilmesinin kendisine iyi geldiği hissediliyordu.
LOS ANGELES’TEN ÇIKAN SONUÇ
Maç bitip de otele doğru giderken Hamdi Ulukaya’nın Dünya Kupası etrafında kurduğu bu platform bana bir kez daha şunu göstermişti.
Futbol sadece sahada oynanmıyor. Tribünlerde, toplantı salonlarında, iş dünyasının masalarında ve ülkeler arasındaki ilişkilerde de oynanıyor.

Los Angeles’ta tanıklık ettiğim hikâye tam da buydu.
Ama bu hikâye burada bitmiyor.
Çünkü ertesi gün Los Angeles’ın göbeğinde kurulan Turkish Vibe Zone’u gezerken ve SoFi Stadyumu’nun koridorlarında dolaşırken, Dünya Kupası’nın Türkiye adına anlattığı çok daha farklı hikâyelerle karşılaştım. Onu da yarınki yazımda sizlerle paylaşacağım.

patronlardunyasi.com