Türk Eğitim Derneğinin düşünce kuruluşu TEDMEM tarafından hazırlanan 2025 Eğitim Değerlendirme Raporu yayımlandı. Veriye dayalı rapora göre 2024-2025 döneminde sınıf tekrarı oranları genel liselerde %18,5’e, mesleki teknik liselerde %28,5’e, imam hatip liselerinde ise %30’a ulaştı.
Örgün eğitimden açıköğretim liselerine geçişte en büyük payı 9. sınıflar aldı; bu gruptaki geçişler bir yılda yaklaşık üç kat artarak 47 bin 491’e yükseldi ve toplam geçişlerin %58,4’ünü oluşturdu. Buna karşılık, 12. sınıfların açıköğretime geçiş oranı dört kat azaldı; bu düşüşün alınan politika tedbirleriyle ilişkili olduğu değerlendirildi.
Raporda, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki ODAP kapsamında geliştirilen Erken Uyarı Sistemi’nin ülke genelinde yaygınlaştırılmasının, okuldan kopma riski taşıyan öğrencilerin tespiti açısından kritik olduğu vurgulandı.
2030'DA SAYI YÜZDE 21 DÜŞECEK
2025 YKS verileri ise sınav tekrarlarının kronikleştiğine işaret etti. Bir programa yerleşenlerin yalnızca %30,12’si lise son sınıf öğrencilerinden oluşurken, yerleşen her 10 adaydan 7’si sınava tekrar giren adaylar oldu. Lise son sınıftaki 812 bin adayın %48,57’si tercih yaptı; sadece %16,46’sı dört yıllık lisans programlarına yerleşebildi. Bu tablonun; puan beklentileri, istihdam belirsizliği, ekonomik şartlar ve mesleki rehberlik eksikliğiyle ilişkili olduğu belirtildi.
Türkiye gazetesinin haberine göre, demografik dönüşümün eğitim sistemi üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. TÜİK verilerine göre doğum sayısı 2014’te 1 milyon 351 binden 2024’te 937 bin 559’a gerileyerek son on yılda %30,6 azaldı. Bu eğilimin 2030’da ilkokula başlayacak öğrenci sayısını %21 düşürmesi bekleniyor.
TEDMEM, bütçe, derslik, öğretmen planlaması ve yükseköğretim kontenjanlarının demografik gerçekler ışığında yeniden ele alınmasını; yalnızca uluslararası öğrenci artışına dayalı yaklaşımlar yerine üniversite kapasitesinin gözden geçirilmesi ve hayat boyu öğrenmenin güçlendirilmesini öneriyor.
ARTAN BÜTÇEYİ ENFLASYON YİYOR
TEDMEM raporuna göre 2025 eğitim bütçesi %35 artışla 2 trilyon 186 milyar TL'ye ulaşsa da yüksek enflasyon nedeniyle bu artışın eğitimin niteliğini güçlendirmeye yetmediği belirtiliyor. MEB bütçesinin %80'i personel giderlerine ayrılırken, bütçe payının son üç yıldır %10'un altında kalması yeni yatırımlar için kaynağı sınırlıyor. Mevcut bütçenin reel kapasite sunmadığı, kaynakların doğrudan kaliteyi artıracak alanlara yönlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
patronlardunyasi.com