Ankara'da önceki gün vefat eden YÖK'ün Kurucu Başkanı, Bilkent Üniversitesinin kurucusu Prof. Dr. İhsan Doğramacı için, kuruculuğunu ve bir dönem rektörlüğünü yürüttüğü Hacettepe Üniversitesinde anma töreni düzenlendi.
Hacettepe Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen anma törenine, İhsan Doğramacı'nın eşi Ayser Doğramacı, kızı Şermin Savaşçı, oğulları Ali Doğramacı ve Osman Doğramacı, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Hacettepe Ünivresitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Erdener, Ankara Ünivresitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan ve çok sayıda öğretim üyesi katıldı.
İhsan Doğramacı için saygı duruşunda bulunulmasıyla başlayan anma töreninde, Doğramacı'nın öz geçmişi resimleriyle birlikte sunuldu. Ardından İhsan Doğramacı'nın vasiyeti üzerine Vivaldi'nin ''Dört Mevsim'' adlı eserinden ''Yaz'' bölümü Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrasınca çalındı.
İhsan Doğramacı'nın oğlu ve Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Doğramacı, anma töreninde yaptığı konuşmasına, ''Babam, Şermin, kardeşim Osman ve ben Hacettepe ruhuyla büyüdük'' dedi.
Son 4 ayın kendileri için çok zor bir zaman olduğunu ifade eden Doğramacı, her sabah Prof. Dr. Tunçalp Özgen'in, babası İhsan Doğramacı'nın yanına uğradığını belirtti. Doğramacı, tedavi süresince rektör başta olmak üzere bütün hekimlerin yanlarında olduğunu söyledi. Doğramacı, ''Hacettepe'de görülen hizmeti dünyanın hiçbir yerinde almak mümkün değil. Hacetepe'nin tüm mensuplarına ve yöneticilerine tekrar annem, kardeşlerim, ailem adına şükranlarımı arz ediyorum'' diye konuştu.
Ali Doğramacı, konuşmasının ardından babası İhsan Doğramacı'nın naaşı önünde saygıyla eğildi.
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Erdener ise İhsan Doğramacı hakkında pek çok şeyin söylenebileceğini ancak bu kürsüden nasıl bir konuşma yapılırsa yapılsın kelimelerin yetersiz kalacağını söyledi.
İhsan Doğramacı'nın Hacettepe Üniversitesinin kurucusu ve onursal rektörü olduğunu anımsatan Erdener, ''Ülkemiz değerli bir bilim ve kültür adamını, geniş vizyonlu, engin öngörüye sahip, yaratıcı, müstesna bir şahsiyetini; dünya, insan ve özellikle çocuk sağlığını korumak ve iyileştirmek için ayrım yapmaksızın her bölge ve ülkede kesintisiz çaba gösteren, örnek bir hizmet insanını kaybetti. Gururumuz ve idolümüz olan değerli hocamız, bir insan ömrüne sığması mümkün olmayacak büyüklükteki eserlerini bizlere hediye ederek aramızdan ayrılıyor'' dedi.
Erdener, İhsan Doğramacı'nın en büyük mirasçılarından biri olan Hacettepe Üniversitesi ailesi olarak çok üzgün ama gururlu olduklarını vurguladı.
İhsan Doğramacı'nın en ileri bilimsel yaklaşım ve yöntemleri esas alarak Hacettepe Üniversitesini çağdaş bir kurum olarak kurduğunu ve sahip olduğu geniş ufkuyla yöneterek örnek bir üniversite haline getirdiğini ifade eden Erdener, ''Bir insanın, bir akademisyenin, bir yöneticinin ve en önemlisi bir vatanseverin nasıl olması gerektiğini bizlere gösterip, yaşamının son anına kadar çalışarak aramızdan ayrılıyor. Bugün sözün bittiği ve yüce bir insanın eserleriyle anıldığı gün'' dedi.
İhsan Doğramacı'nın, Türkiye'nin yetiştirdiği dünya çapındaki büyük değerleri arasında müstesna bir yere sahip olduğunu ifade eden Erdener,Doğramacı'nın hep siyaset dışı kalmayı yeğlediğini, ancak her kesimden siyaset adamının onun hep yakın dostları olduğunu anlattı. Erdener, ''Bilim ve ilkeleri adına, kendisine önerilen reddedilmesi düşünülemeyecek çok üst görevleri hep nazikçe geri çevirdi'' dedi.
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülsev Kale de bilim ve sanat dünyasının seçkin bir liderini kaybettiğini ifade etti.
Konuşmaların ardından, törene katılanlar, Chopin'in ''Polonez As-Dur op.53'' adlı eseri eşliğinde Doğramacı'nın naaşının önünden saygı geçişi yaptı.