Gündem


Burak ARTUNER 

Osmanlı Devleti Akdeniz'e hükmederken, İspanya'da küçük bir kent olan A Coruna'lı insanlar Barbaros Hayrettin Paşa'ya büyük destek verirler. Bu işbirliğini sindiremeyen komşu kentin Vigolu insanları, A Corunalıları hainlikle suçlarlar ve onlara 'Turco' yani 'Türkler' lakabını takarlar. A Corunalılarsa, bunun karşılığında Vigo kentinin Portekiz'e yakınlığı sebebiyle onlara 'Portugués' yani 'Portekizli' lakabını layık görürler...

Hemen hemen her antipati taşıyan rekabet gibi, bu rekabet de yüz yıllar sonra futbola yansıdı. Celta Vigo'lu taraftarlar, yıllardır Deportivo'ya karşı oynadıkları her maçta 'Türkler Dışarı!' diye bağırırken, Deportivo taraftarları ise bu ithamlar karşısında, Türklüğün utanılacak değil övünülecek bir durum olduğunu savunuyordu. Hatta La Coruna şehrinde 'La Pasion Turca'adında bir dernek bile kurmuşlardı... Hatta ve hatta dernek kurmakla kalmayıp hemen hemen her maçta Riazor stadının kale arkası tribününde dev bir Türk bayrağı açıyorlardı. 

Dün akşamda 8 yıl sonra La Liga'ya dönüşlerini resmi hesaplarında Türk bayraklı paylaşım yaparak ve Türkiye'ye "Bu terfi de sizin için" yazarak gösterdiler.  

"YILLAR ÖNCESİNDEN GERÇEĞİ GÖREN KULÜP"

La Coruna’nın yıllar önce Türkiye’ye gösterdiği bu sıcaklık, bugün Madrid-Ankara hattındaki yeni dönemin sembolüne dönüştü. 

Bir dönem Avrupa’nın devlerini dize getiren, UEFA gecelerinde adından söz ettiren Galiçya temsilcisi, Türkiye’ye duyduğu ilgiyi yalnızca sportif rekabet üzerinden kurmadı. Kulüp çevresinde yıllarca dile getirilen “Türk halkına duyulan sempati”, tarihsel bağlardan Akdeniz kültürüne uzanan ortak bir aidiyet duygusuyla beslendi.

Bugün ise bu duygusal bağ, somut jeopolitik gelişmelerle yeniden anlam kazanıyor.

İSRAİL ZULMÜNE KARŞI ORTAK DURUŞ İKİ ÜLKEYİ YAKINLAŞTIRDI

Son dönemde Ankara ile Madrid arasında özellikle Gazze'deki İsrail zulmüne karşı ortak duruş, savunma sanayiinden turizme, enerji projelerinden ticaret hacmine kadar dikkat çekici bir yakınlaşmayı da beraberinde getirdi. 

Karşılıklı yatırımlar artarken, İspanyol şirketlerinin Türkiye’ye ilgisi büyüyor; Türk sermayesi de İber yarımadasında daha görünür hale geliyor.
Bu tablo, futbol tarihinin nostaljik bir dipnotu gibi görülen Deportivo’nun Türkiye’ye yönelik sıcak yaklaşımını bambaşka bir zemine taşıdı.

FARKLI ANLATILAR AMA TEK GERÇEK: DOSTLUK

A Coruña merkezli kulübün Türkiye’ye duyduğu yakınlığın kökeni Barbaros Hayreddin Paşa'ya uzanıyor. 

Barbaros Hayrettin Paşa'nın Akdeniz'i 'Türk gölü' yaptığı yıllar...

A Caruno şehri manzarası

Osmanlı denizciliği ile İspanya’nın kuzeybatı kıyıları arasında yüzyıllar öncesine dayanan ticari temaslar. Galiçya limanlarının Akdeniz hattındaki kültürel etkileşim içinde şekillenmiş olması, bölgenin Türkiye’ye karşı tarihsel bir merak geliştirmesinde etkili oldu.

İkinci neden ise Deportivo taraftar kültürünün “merkez dışı dayanışma” anlayışı. Madrid ve Barselona eksenine karşı kendi kimliğini korumaya çalışan Galiçyalılar, tarih boyunca benzer bağımsız refleksler gösteren toplumlara özel bir ilgi besledi. Türkiye de bu çerçevede kulüp taraftarlarının gözünde hep dikkat çekici bir ülke oldu.

Özellikle 2000’li yıllarda Türk futbolunun Avrupa’daki yükselişi; Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi kulüplerin Avrupa sahnesindeki performansları, Deportivo taraftarlarının Türkiye’ye ilgisini artırdı.

DİPLOMASİ SAHAYA İNDİ

Bugün Türkiye-İspanya ilişkilerindeki ivme yalnızca siyasetin değil, spor diplomasisinin de dikkatini çekiyor.

İki ülke arasındaki turizm trafiği son yıllarda rekor seviyelere ulaşırken, ortak yatırım projeleri ekonomik bağları güçlendiriyor. Savunma ve teknoloji alanındaki iş birlikleri ise ilişkileri stratejik boyuta taşıyor.

Uzmanlara göre bu yakınlaşma, futbol kulüpleri arasında yeni ortaklıkların da kapısını aralayabilir.

La Liga kulüplerinin Türkiye pazarına ilgisi artarken, Türk kulüplerinin de İspanyol futbol aklından daha fazla yararlanması bekleniyor.

Bu nedenle Deportivo’nun yıllar önce kurduğu o sıcak bağ, bugün bir nostalji hikâyesinden çok daha fazlasını ifade ediyor.

Futbol bazen siyasetten önce görür.

Futbol tarihi bunun örnekleriyle dolu.

ZAMANI ÖNCEDEN OKUYAN KULÜP 

Saha kenarında kurulan dostluklar, tribünlerde filizlenen sempati ve taraftar kültürleri, çoğu zaman diplomatik gelişmelerden önce toplumların birbirine yaklaşacağını haber verir.

Deportivo de La Coruna’nın Türkiye’ye yönelik tarihsel ilgisi de tam olarak böyle bir işaret fişeğiydi.

Bugün Ankara ile Madrid arasındaki yeni dönem, o eski sempatiyi doğrular nitelikte.

Belki de bu yüzden şöyle desem yanlış olmaz: 

“Deportivo yalnızca bir kulüp değildi; zamanı erken okuyan bir hafızaydı.”

Ayrıca tarihin doğru tarafında yer aldığını da gösterdi. 

Bu yüzden "Hepimiz Deportivoluyuz" diyorum bu güzel şehre, kulübe ve güzel yürekli insanlarına...

Haa bu arada tüm Türkiye'nin, başta A Coruna olmak üzere tüm İspanya'nın bayramını da kutluyorum...

patronlardunyasi.com