Gündem


Necla DALAN / Elazığ

TÜRKONFED’in 27. İş Dünyası Zirvesi’nin ikinci gününde iş dünyası Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı dinledi, kürsüden ekonomiden kalkınmaya görüş ve beklentilerini iletti. Kürsüye çıkan TÜRKONFED ve TÜSİAD başkanları özellikle ‘terörsüz’ Türkiye’nin bölgedeki umutları artırdığını, bölgedeki yatırım ortamının güçlenmesi için demokratik ve ekonomik kalkınmayı hızlandıracak kapsamlı bir reform gündeminin hayata geçirilmesini talep etti.

Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise iş dünyasını Doğu ve Güneydoğu’da daha fazla yatırım yapması çağrısında bulundu.

Bölgesel potansiyellerin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu, illere ve bölgelere farklı roller yaratılması gerektiğini anlatan Yılmaz, sermayenin Anadolu’ya yönlendirilmesi gerektiğini, “terörsüz” Türkiye”nin bunun için büyük bir şans olduğunu vurguladı. Güvenlik ve huzurun olmadığı yerde kalkınmanın mümkün olmayacağını kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:

“SERMAYEYİ ANADOLU’YA HAREKETLENDİRELİM”

“Bizim topyekûn, kapsayıcı bir kalkınma anlayışıyla hareket etmemiz gerekiyor. Kadınıyla, erkeğiyle, metropolleriyle, illeriyle, büyük ölçekli işletmeler ve KOBİ'leriyle, bütün unsurlarıyla Türkiye'nin kalkınması gerekiyor. Türkiye büyük bir ülke. Tek bir stratejiyle gidebileceğimiz bir ülke değil. İllerimize, bölgelerimize farklı roller dağıtmamız gerekiyor. Sermayeyi ülke içinde özellikle Anadolu'ya doğru hareketlendirerek Anadolu'nun enerjisini daha fazla harekete geçirmemiz mümkün. Burada da büyük bir şans yakalamış durumdayız: Terörsüz Türkiye. Bu ülkede maalesef 40 yılı aşkın süredir terör gündemimizi işgal etti. Terörün en büyük maliyeti elbette insan, o hesaba gelmez. Ekonomik maliyete baktığımız zaman en az 2.3 trilyon dolarlık bir maliyetle karşı karşıyayız. Bunu yatırıma, insan kaynağına, yatırıma dönüştürmüş olsaydık bugün Türkiye nerelerde olurdu, takdirinize bırakıyorum. O yüzden yaşadığımız huzuru kalıcı hale getirmemiz, komşu ülkelere yaymamız çok kritik. 

Bölgedeki asıl kayıplardan biri de özel sermaye yatırımlarının kaybıdır. Sermayenin göç ettiğini gördük. Bölge iş adamları Batı’ya yatırım yaptı. Yapsınlar tabi, helaldir ama şimdi yeni bir döneme giriyoruz ve bundan en olumlu etkilenecek olan özel sermaye yatırımlarıdır. Benim sizlerden ricam şu: Kârlı işler yapın elbette ama lütfen daha fazla analiz edin bölgeyi. Daha fazla inceleyin yatırım fırsatlarını, daha fazla ziyaret edin, daha fazla etkileşim içinde olun. Hem iş dünyamız kazansın hem bölge kazansın.  Hükümet olarak istikrarı koruyacak, üreticimizin ve girişimcimizin önünü açacak, ülkemizin rekabet gücünü artıracak adımları kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu hedeflere ulaşırken iş dünyamızın sahadaki birikimini dinlemeye ve istişare içinde çalışmaya devam edeceğiz.”

TÜSİAD BAŞKANI: YATIRIM ORTAMI GÜÇLENMELİ

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, konuşmasında terörün sona ermesinin ve huzurun kalıcı tesisinin her şeyden önce bölgede gençlerin gelecek umudunu artıracağını vurguladı. Diren, şöyle devam etti:

“Demokratik kurumlar ve hukukun üstünlüğü, ekonomik koşullarda iyileşme ve gelir adaleti, dengeli bölgesel kalkınma, eğitim, sağlık ve temiz bir çevre gibi unsurlar toplumsal güveni ve dayanıklılığı yükseltir. Sona eren terörün ardından temennimiz; demokratik ve ekonomik kalkınmayı hızlandıracak kapsamlı bir reform gündeminin hayata geçmesi ve bölgede yatırım ortamının güçlenmesidir.

Sürdürülebilir refah; güçlü bir üretim tabanı, rekabetçi sanayi kapasitesi ve nitelikli insan kaynağı üzerinde yükselecek. Bugün ekonomik programın başarısını ölçmekte, elbette enflasyonun kalıcı biçimde düşmesine bakmak çok önemlidir. Ama bunun yanında sanayinin nabzı kaçta atıyor, üreticinin yatırım iştahı ne durumda, gençlerimiz geleceğin üretiminde kendilerine nasıl bir yer görüyor, ihracatçımız küresel pazarda hangi katma değerle rekabet ediyor; bu soruların cevapları da en az makro göstergeler kadar önemlidir. Son üç yıldır makroekonomik dengelenme ve istikrar arayışındayız. Enflasyonla mücadele bu çerçevenin vazgeçilmezi. Ancak kalıcı başarı için para ve maliye politikalarının yanında reform ve sanayi politikası ayağını da tamamlamalıyız. Sanayimizin, kayıtlı istihdamın ve ihracatımızın nefes alanını genişletmeliyiz.

TÜSİAD olarak, gelişmiş, saygın, adil ve çevreci bir ülke olarak hak ettiğimiz konuma ulaşmak için çalışmayı sorumluluğumuz kabul ediyoruz. Tüm çalışmalarımızda bize güç veren motivasyonumuz; Mustafa Kemal Atatürk’ten devraldığımız Cumhuriyet mirasına ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmektir.”

TÜRKONFED BAŞKANI: KULLANILMAYAN KAPASİTENİN ÜZERİNDEKİ FREN KALKIYOR

TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez de kalkınma yolunda atılan en hayati adımlardan birinin barış olduğunu ifade etti. Sönmez şöyle devam etti:

“Barış, Türkiye’nin toplumsal fay hatlarının üstüne inşa ettiğimiz dayanıklılık altyapısıdır. Uzun süre güvenlik riski altında kalan bölgelerde, zaten var olan ama kullanılamayan kapasitenin üzerindeki fren artık kalkıyor. Bölge kalkındıkça ortaya çıkacak barış temettüsü, tüm toplumun ortak refahına dönüşecektir. Umuyoruz ki, bu sürecin yarattığı iklim, demokrasimizin işleyişini güçlendirecek daha geniş bir reform gündemine taşınarak, Türkiye’nin ortak geleceğine duyduğumuz güveni daha da büyütecektir. Hep birlikte; üretimi Anadolu’nun dört bir yanına, gençlerimizi ilim ve aklın ışığında yarına, Türkiye’yi ise barışa, refaha ve dünyanın üretim ağlarının merkezine taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.”

FIRATSİFED BAŞKANI: ULUSAL VE KÜRESELİ BİRLİKTE OKUMALIYIZ

FIRATSİFED Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık da “Yıllarca bu coğrafyanın enerjisini korku, acı ve göç tüketti. Şimdiyse huzurun ve umudun yeşerdiği, yörenin sosyoekonomik olarak gelişeceği yeni bir dönemin eşiğindeyiz.  Ve inanıyorum ki, bu topraklar için bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Böylesine yeni bir dönem eski ezberlerle okunamaz. Bugün artık hiçbir şehrin, sektörün ve işletmenin, yalnızca kendi yerel koşullarıyla yetinemeyeceği bir dönemdeyiz. Hepimiz yereli, ulusalı ve küreseli birlikte okumak zorundayız” diye konuştu.

ARAS: COĞRAFİ AVANTAJ TEK BAŞINA YETMEZ

“Yerelde güçlü olacağız ki dünyaya daha güçlü bağlanalım” diyen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras da şunları söyledi: 

“Yerel tedarikçilerimizi geliştireceğiz. Ara malı üretimimizi artıracağız. Bölgesel kümelenmeler oluşturacağız. Teknolojiyi Anadolu’daki KOBİ’lere etkin götüreceğiz. Ve bütün bunları küresel değer zincirlerine bağlayacağız. Çünkü bugün dünyada şirketler artık yalnızca, ‘En ucuz nerede üretebilirim’ diye sormuyor. Aynı zamanda, ‘En güvenli nerede üretebilirim’ diye soruyor. Bugün küresel şirketler, ‘reshoring’, ‘nearshoring’ ve ‘friend-shoring’ kavramlarını konuşuyor. Bunların ortak paydası tek bir şey: Coğrafya yeniden önem kazanıyor. Yakınlık yeniden değer kazanıyor. Güvenilir üretim ön plana çıkıyor. Bu Türkiye için çok önemli bir fırsat. Ama coğrafi avantaj tek başına yetmez. Avantajı değere dönüştürecek yerel kapasiteye ihtiyacımız var.”

patronlardunyasi.com