Sağlık


Fast-food tarzı beslenmeden, ekran bağımlılığına kadar sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı Türkiye'de çocukları da vurdu. Türk Obezite Cerrahisi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Oktay Banlı, çocukluk çağı obezitesinin bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirterek, Türkiye'de 5-19 yaş grubunda obezite oranının yüzde 11.7'e ulaştığını bildirdi. Prof. Dr. Oktay Banlı Hürriyet'ten Meltem Özgenç'e şunları söyledi:

KALP HASTALIKLARINA KAPI ARALIYOR

"Bugün obez olan bir çocuğu yalnızca bugünün sağlık problemi olarak değerlendirmemek gerekiyor. Obezitenin çocukluk döneminde başlaması ve uzun süre devam etmesi, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek metabolik ve kalp-damar hastalıklarının riskini artırıyor. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet, hiper tansiyon, kan yağlarında bozulma, karaciğer yağlanması, uyku apnesi ve kas-iskelet sistemi sorunları gibi birçok sağlık problemine zemin hazırlayabiliyor.

'NASILSA BÜYÜYÜNCE GEÇER' DEMEYİN

Öncelikle çocukların güne düzenli bir kahvaltıyla başlamalarını öneren Prof. Dr. Oktay Banlı, "Gün içerisinde yeterli protein, süt ve süt ürünleri, sebze-meyve ve kaliteli karbonhidrat kaynaklarının dengeli şekilde tüketilmesi önemli. Beslenme çantası için de çok karmaşık menülere gerek yok. Örneğin peynirli veya tavuklu bir sandviç, ayran ve bir meyve oldukça dengeli bir seçenek olabilir. Burada çeşitlilik ve denge önemli. Aynca çocuk susadığında ilk tercihinin su olması gerektiğini küçük yaşlardan itibaren öğretmeliyiz" dedi.

Çocuğun büyüme ve gelişmesini gözeterek erken dönemde doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, fiziksel aktivite nin artırılması, uyku düzeninin sağlanması ve sağlıklı bir yaşam çevresinin oluşturulması büyük önem taşıyor. Çocukluk çağı obezitesini 'Nasıl olsa büyüyünce geçer' şeklinde değerlendirmemeliyiz. Tam tersine, çocuklukta başlayan obeziteyi yaşam boyu devam edebilen kronik bir hastalık sürecinin başlangıcı olarak görmeli ve mümkün olduğunca erken dönemde müdahale etmeliyiz. Çünkü burada amaç yalnızca çocuğun kilosunu değiştirmek değil, çocuğun sağlıkı bir ergenlik ve erişkinlik dönemi geçirmesini, yaşam kalitesini korumasını mümkün olduğunca sağlamak.

Kontrolsüz ve uzun süreli ekran kullanım kısıtlanmalı, yerine çocuğun açık havada oyun oynamaları hareket etmeleri sağlanmak. Çocukların ekran karşısında yemek yeme alkışkanlığı geliştirmeleri engellenmeli. Özellikle cips, çikolata, bisküvi ve şekerli içecekler gibi yüksek enerji içeren ürünlerin ekran karşınında tüketilmesi, günlük
enerji alımını artırabiliyor. Çocukların uyku saatlerinde gecikmeler, gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığı geliştirmelerine sebep oluyor, uyku saati
belirlenmeli ve uyulmalı. Özellikle kilo problemi yaşayan çocuklarda ailelerin cezalandıncı veya suçlayıcı bir dil kullanmaması gerekiyor.

patronlardunyasi.com