Parçacıkları çok yüksek hızlara ulaştırarak maddenin en küçük yapılarını incelemeyi sağlayan teknoloji, dünyanın en büyük bilim merkezlerinden CERN’de evrenin sırlarını araştırmak için kullanılırken, tıp dünyasında hastalıkların teşhisinde önemli görev üstleniyor.
CERN’de bulunan 27 kilometrelik Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda protonlar çok yüksek enerjilere ulaştırılarak çarpıştırılıyor. Bu deneyler sonucunda, kamuoyunda “Tanrı parçacığı” olarak bilinen Higgs bozonunun varlığı 2012 yılında doğrulandı.
Ankara Üniversitesi’nin kiraya çıkaracağı sistem ise, CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile aynı büyüklükte ya da aynı amaçla çalışan bir tesis değil.
Ancak iki sistemin temelinde de elektrik yüklü parçacıkların elektromanyetik alanlar yardımıyla hızlandırılması prensibi bulunuyor.
CERN’de evrenin ve maddenin temel yapısını anlamak için kullanılan parçacık hızlandırma teknolojisi, Ankara’daki sistemde ise nükleer tıpta kullanılan radyoaktif maddelerin üretilmesine hizmet ediyor.
TÜRKİYE’DEKİ İLK ENSTİTÜ
Ankara Üniversitesi, parçacık hızlandırıcı teknolojileri konusunda Türkiye’deki önemli akademik merkezlerden biri.
Üniversite bünyesindeki Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü, Türkiye’de parçacık hızlandırıcı ve dedektör teknolojileri alanında kurulan ilk enstitü olma özelliğini taşıyor.
Enstitünün temelleri, Ankara Üniversitesi koordinasyonunda 2006’da başlayan Türk Hızlandırıcı Merkezi çalışmaları sırasında atıldı ve kuruluş kararı 2010 yılında Resmi Gazete’de yayımlandı.
KANSERLİ DOKULARIN TESPİTİNDE KULLANILIYOR
Parçacık hızlandırıcı sisteminde atom altı parçacıklar yüksek hızlara çıkarılarak tıpta ihtiyaç duyulan kısa ömürlü radyoaktif maddeler üretilebiliyor.
İhalede özellikle kanser teşhisinde kullanılan F-18 FDG adlı radyoaktif ilaç öne çıkıyor.
Hastaya verilen F-18 FDG vücutta şekere benzer biçimde dağılıyor. Kanserli hücrelerin normal hücrelere göre daha fazla şeker tüketmesi sayesinde radyoaktif madde bu bölgelerde yoğunlaşıyor.
PET cihazıyla yapılan görüntülemede bu bölgeler belirgin hale geliyor. Böylece kanserli dokuların yeri ve yayılımı ile hastanın tedaviye verdiği yanıtın incelenmesi mümkün oluyor.
SADECE 110 DAKİKADA YARIYA İNİYOR
F-18’in en önemli özelliklerinden biri ise çok kısa ömürlü olması. Maddenin radyoaktivitesi yaklaşık 110 dakikada yarıya düşüyor.
Bu nedenle parçacık hızlandırıcısında üretilen radyoaktif maddenin kısa süre içerisinde hastanelere ulaştırılması ve kullanılması gerekiyor.
10 YILLIĞI 100 MİLYON TL
Ankara Üniversitesi, parçacık hızlandırıcı sistemini hasılat kiralaması yöntemiyle kiraya verecek.
Sistemin tahmini yıllık kira bedeli 10 milyon TL, 10 yıllık toplam tahmini bedeli ise 100 milyon TL olarak belirlendi.
İhale 8 Eylül 2026’da Ankara Üniversitesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde gerçekleştirilecek.
Kiracı şirketin üniversiteye ödeyeceği payın hesabında yılda 5 bin doz üretim yapılacağı varsayılacak.
Teklif edilecek pay, PET görüntülemelerinde kullanılan her doz için kamu tarafından belirlenen ücretin yüzde 20’sinden az olamayacak.
HER ŞİRKET İHALEYE GİREMEYECEK
Sistemin ürettiği maddelerin radyoaktif olması nedeniyle ihaleye katılacak şirketler için de özel şartlar bulunuyor.
İhaleye girecek şirketlerin F-18 FDG üretimi için gerekli ruhsata sahip olması ve Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından verilen ilgili lisansları taşıması gerekiyor.
patronlardunyasi.com