TOBB yönetimi, şura aracılığıyla iş dünyasının sorunlarını net biçimde Başbakanía iletmeyi hedefliyordu.
Ancak, konuşmacıların bir-ikisi dışında raporun dışına çıkmayan kuru ifadeleri sorunların bütün açıklığıyla yansıtılmasını engelledi. Konfeksiyoncular adına konuşan Süleyman Orakçıoğlu, raporun dışına çıkıp, “Fabrikalarımız yurtdışına, Romanya’ya göç ediyor” deyince Başbakan hemen araya girip, “O kadar teşvik getirdik. Romanya’ya gideceğinize teşvikli illere yatırım yapın” karşılığını verdi.
Keşke sizden yardım alsaydık" cevabını verince bu sefer Şener, “Tadını bilmem, ama yatırımından anlarım. Sahi bu toplantıda şarapçılığın sorunlarını niye getirmediniz? Beni merakla beklettiniz" dedi.
Şener-Çağlayan diyalogu daha sonra şaraptan simide kaydı. Çağlayan’ın, simitçilere bile bankaların kredi kartı verdiği şeklindeki demeçlerini hatırlatan Şener işadamlarına dönüp, “Zafer Bey, iyi siyasetçidir. Bu simit olayıyla bana iyi gol attı. Gazeteler bile olayı yalanladı. Ama Çağlayan geri adım atmadı” dedi. Çağlayan, “Küçükken simit sattık o yüzden bu konuda hassasım” diye araya girince Şener, çocukluk döneminin bir sırrını açıklayıverdi: “Ne olmuş yani geçmişte biz de simit sattık."
Erdoğan Süzer/Bugün