Gündem


Toygun ATİLLA

CAFCAFLI DUBAİ

Her şey o kadar parıltılı, ışıltılı ve caf caflıydı ki, Dubai'nin Ortadoğu'nun tam göbeğinde olduğunu unutur hale gelmiştik. 
72 milletin bir araya geldiği, zenginliğin ve lüksün hayal edilenin de ötesinde bir yere dönüştüğü merkezdi. 
Oysa ki herkesin unuttuğu bir gerçek vardı. O da Dubai'nin bir Ortadoğu şehri olduğuydu. 
Ortadoğu ise kriz demekti, güvenlik riski demekti, kaos demekti, öngörülemezlik demekti hatta hatta en vahimi savaş demekti... 
Dubai'nin yarattığı ışıltı gözlerimizi o kadar kamaştırmıştı ki, Ortadoğu'da olduğu gerçeği gözümüzün önüne perde çekmişti. 

FETTAH TAMİNCE'NİN DUBAİ YATIRIMLARI 

Ee tabi durum böyle olunca da, sermaye o ışıltıya doğru hızla koştu. 
Türk sermayesi hergün Dubai'deki yatırımlarla karşımıza çıktı. 
Fettah Tamince'nin Palm Jumeirah'taki otel yatırımları Türk turizmcilerin Dubai'deki ilk büyük vitrini oldu. 
Öğrendiğim kadarı ile Fettah Tamince, füze saldırılarını dün bizzat Dubai'de yaşadı. Hava trafiğinin kapalı olmasından ötürü de Türkiye'ye dönemedi. Eminim ki, şu anda Dubai'nin geleceğini ve yatırımlarını şu anda en çok düşünenlerden biridir. 

FERİT ŞAHENK'İN KİŞİSEL YATIRIMLARI DA VAR

Dubai'de en fazla yatırımı olan şirketlerden biri de Doğuş Grubu'ydu. Grubun global portföyü içinde yüksek segment konut ve hospitality projeleri yer alıyordu. Yine bildiğim kadarı ile Ferit Şahenk'in Dubai'de kişisel yatırımları da vardı. 

MEHMET NAZİF ZORLU VE NUSRET GÖKÇE

İş dünyasının önemli isimlerinden Mehmet Nazif Zorlu'da ortadoğu merkezli enerji ve alt yapı yatırımlarında Dubai'yi kullanan isimlerdendi. 
Gastronomi sektöründe Türkiye'nin dünyada tanınan yüzü Nusret Gökçe'nin Dubai'deki restoranlarını ve yatırımlarını sanırım söylememe bile gerek yok. 

RUS SERMAYESİ DE DUBAİ'YE AKTI 

Elbette Dubai'yi kritik yapan Türk sermayesi değil, küresel büyük sermayeydi. 
Rus sermayesinin en çok aktığı yerlerden biri Dubai oldu. Roman Abramovich, yüksek değerli gayrimenkul alımları ile gündeme geldi. 
Dubai, Rus sermayesi için Londra'nın alternatifi haline gelmişti. 
Hint sermayesinin yönü de Dubai'ye çevrilmişti. Mukesh Ambani ve ailesi Palm Jumeirah'da lüks konut yatırımları yaptı.. Hint sermayesi Dubai'yi Batıya açılan nötr kapı olarak konumladı. 

LONDRA'DAN DUBAİ'YE GÖÇENLER

Sadece bunlar mı elbetteki hayır, Londra regülasyonlarından çıkan çok sayıda hukuk ofisi, hedge fonları, aile ofisleri, özel bankacılık yapıları merkezlerini veya ikinci merkezlerini Dubai'ye taşıdı. 
Ray Dalio bile Bridgewater sonrası dönemde Orta Doğu'yu açıkça strateji merkezi olarak tanımladı. Dubai- Abu Dhabi hattı küresel fon dünyasında yeni eksen oldu. 
Büyük kripto borsaları ve fintech fonları ABD, AB'deki baskı sonrası Dubai'yi düzenlenmiş ama esnek bir alan olarak seçti. 

KUMARHANE YATIRIMLARI 

Unutmadan, önümüzdeki yıllarda hayata geçecek kumarhaneleri de es geçmemek gerek. 
Dubai çevresinde planlanan kumarhane ve ultra eğlence yatırımları şehrin yalnızca "para parkı" değil yüksek risk-yüksek hacim merkezi hedefini de taşıyordu. Bu model, Las Vegas, Macau, Singapur benzeri bir lig demekti. 

DUBAİ'NİN ORTADOĞI OLDUĞU VE GÜVENLİK RİSKİ UNUTULDU  

Ancak, 
Unutulan tek bir şey vardı. 
Onu da dün füze saldırıları sonrası gördük. 
Dubai'nin Ortadoğu'da olduğu ve güvenliğin olmazsa olmaz birinci şart olduğu...

SERMAYE İLK KEZ FÜZE ALEVLERİNİ GÖRDÜ

Ez cümle, 

Son yaşanan füze saldırıları şunu ortaya koydu. Dubai bugüne kadar "bölgesel krizlerin dışında" pazarlanmıştı. Ancak modern savaşlarda artok "coğrafi güvenlik" diye bir kavram yoktu. 
Sermaye dünden itibaren şunu sormaya başladı: 
Bu risk bugüne kadar neden fiyatlanmadı ? 
Sigorta maliyetleri ne olacak ? 
Aile ofisi için halen B planı geçerli mi ? 

Bu sorular, belki yatırımların iptali değil ama yatırımların ertelenmesi demek... 
Dubai hala parlak, hala cazip, hala hızlı... 
Ama bu kez bu parlaklığın sebebi füzelerin bıraktığı alevler... 
Ve ilk kez sermaye o alevlerle karşı karşıya kaldı...

patronlardunyasi.com