Şirketler


Necla DALAN

Boyner Grup, toplumsal fayda çalışmalarını 2016 yılında Boyner Vakfı çatısı altında topladı. 10 yılı geride bırakan vakıf bu çalışmaları daha kurumsal ve etkisi ölçülebilir hale getirmeye odaklandı. Örneğin artık temel soru "Kaç kişiye ulaştık?" değil, "Bir insanın hayatında neyi değiştirdik?" olarak belirlendi. Vakıf önümüzdeki beş yılda yalnızca proje yürüten değil; sosyal etki alanında bilgi üreten, deneyimini paylaşan ve alana katkı sağlayan bir kurum haline getirilecek. 

Kadınların ekonomik güçlenmesi temel önceliklerden biri olmaya devam edecek ama eğitim, girişimcilik, sosyal inovasyon ve çocukların korunması alanlarındaki çok paydaşlı çalışmalar da büyütülecek. Bir önemli hedef de Boyner Grup'un “Seninle Tamam” projesiyle önümüzdeki üç yılda 5 binden fazla kadının yeniden iş hayatına katılmasını sağlamak. Bu projede kadınlara mağazalarda farklı pozisyonlarda kendi belirledikleri saat diliminde çalışma imkânı sunuluyor. 

Bu arada Boyner Vakfı ilk Sosyal Etki Raporu’nu önümüzdeki yıl yayımlayacak.

ALTI ŞEHİRDE TEST EDİLDİ, MAĞAZALARIN OLDUĞU ŞEHİRLERDE ÖLÇÜLECEK

Boyner’in 2011 yılından beri desteklediği Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (AIMA) çerçevesinde Boyner Grup CFO'su Özgür Tokgöz Altun ve Boyner Vakfı Genel Sekreteri Cihan Alpay ile vakfı ve yeni döneme ilişkin hedeflerini konuştuk.

Özgür Tokgöz Altun kadınların iş hayatına tekrar katılmasına ilişkin projeyi anlatırken doğum yaptıktan sonra üç ay içinde işe dönmek zorunda kaldığını hatırlatıyor. Çünkü o da birçok kadın gibi uzun bir ara verirse işini kaybetme kaygısı yaşamış. Şu anda Boyner’de yönetim kurulu ve icra kurulunun yüzde 50'sinin kadınlardan oluştuğunu, kadın çalışan oranının yüzde 46'ya, Boyner Büyük Mağazacılık'ta ise yüzde 50,5'e ulaştığını aktaran Altun, bu oranların kendileri için yalnızca rakam olmadığını, nasıl bir gelecek istediklerini gösteren bir pusula olduğunu vurguladı. Altun, şöyle devam etti: 

"Başkalarına söylediğiniz bir şeyi önce kendi kurumunuzda yapmanız gerekiyor. Seninle Tamam'ı yalnızca bir işe alım projesi olarak görmüyoruz. Kadınların çalışma hayatından neden uzaklaştığını anlamaya ve bu engellere uygun bir model yaratmaya çalışıyoruz. Esnek çalışma, oryantasyon ve mesleki gelişim bu modelin parçaları. İlk aşamada altı şehirde test ettiğimiz modeli Boyner mağazalarının bulunduğu şehirlerde ölçeceğiz. Üç yıl içinde ise 5 binden fazla kadının yeniden iş hayatına katılmasını hedefliyoruz.” 

“ÖNEMLİ OLAN KAÇ KİŞİYE ULAŞTIĞINIZ DEĞİL”

Cihan Alpay ise vakfın bugün yalnızca burs veren, bağış yapan ya da tek tek sosyal sorumluluk projeleri yürüten bir yapı olarak konumlanmadığını ifade etti. Eğitim, girişimcilik, kadınların ekonomik güçlenmesi, sosyal inovasyon ve çocukların korunması alanlarında çok paydaşlı projeler geliştiren bir sosyal etki kuruluşu olmayı hedeflediklerini kaydeden Alpay, şöyle devam etti: 

“Artık yalnızca kaç kişiye ulaştığımızı değil, neyi değiştirdiğimizi ölçeceğiz. Her şeyi biz yapmak zorunda değiliz, doğru bir fikrin arkasındaki itici güç olmak da sosyal etkinin bir parçası. TÜSİAD, KAGİDER, UNICEF gibi güçlü ortaklarla çalışıyoruz. İlk Sosyal Etki Raporumuz ile yaratılan değişimi, bu etkinin devam edip etmediğini ve desteklediğimiz kişilerin daha sonra başkalarının hayatında bir değişim yaratıp yaratmadığını da takip edeceğiz. İyi bir geleceği birlikte inşa edeceğimize inanıyoruz.”

patronlardunyasi.com