Küresel sermaye piyasalarına tam anlamıyla geri dönemeyen ve vadesi gelen on milyarlarca dolarlık kamu borcunu ödemekte zorlanan Arjantin, radikal bir ekonomik hamleye hazırlanıyor. Hükümetin üzerinde çalıştığı yeni taslak düzenleme, belirli bir finansal kaynak aktarımı karşılığında yabancılara "altın pasaport" verilmesinin önünü açıyor. Yaklaşık 170 ülkeye vizesiz seyahat imkanı sunan Arjantin pasaportu, özellikle Batı dünyasındaki yüksek gelir grubuna mensup yatırımcılar için cazip bir alternatif olarak öne çıkarken, ülkedeki hukukçular ve güvenlik uzmanları düzenlemeye şimdiden şerh koydu.
Ekonomik reform sürecini sürdüren Arjantin, kamu borcunun finansmanında yeni bir yöntemi devreye almaya hazırlanıyor. Hükümetin üzerinde çalıştığı yeni düzenleme kapsamında, belirli tutarda yatırım yapan yabancı yatırımcılara Arjantin vatandaşlığı verilmesi planlanıyor. Taslak düzenlemeye göre, yaklaşık 500 bin dolarlık geri ödemesiz bağış yapan veya yaklaşık 1 milyon dolar tutarında faizsiz devlet tahvili satın alan yatırımcılar Arjantin vatandaşlığı almaya hak kazanabilecek. Programın ayrıntıları üzerinde çalışmaların sürdüğü, nihai şartların ise değişebileceği belirtiliyor.
Hükümet, söz konusu programdan elde edilecek kaynaklarla önümüzdeki yıllarda vadesi dolacak on milyarlarca dolarlık kamu borcunun geri ödenmesine destek sağlamayı amaçlıyor. Arjantin'in 2020 yılındaki borç yapılandırmasının ardından uluslararası sermaye piyasalarına tam anlamıyla geri dönememesi, yeni döviz kaynakları arayışını hızlandırmış durumda. Programın hayata geçirilmesi halinde Arjantin, yatırım karşılığında vatandaşlık veren en büyük ülkelerden biri haline gelecek. Ayrıca Arjantin pasaportunun yaklaşık 170 ülkeye vizesiz seyahat imkanı sağlaması, programı uluslararası yatırımcılar açısından oldukça cazip kılabilir. Taslakta dikkat çeken unsurlardan biri de vatandaşlık için ülkede ikamet etme şartının öngörülmemesi. Bu sayede yatırımcıların vergi yükümlülüklerinin sınırlı tutulması hedefleniyor. Uluslararası danışmanlık şirketleri; özellikle siyasi kutuplaşma, vergi politikaları ve küresel güvenlik kaygıları nedeniyle alternatif vatandaşlık arayışında olan ABD ve Avrupa'daki yüksek gelir grubuna mensup yatırımcıların programa yoğun ilgi gösterebileceğini değerlendiriyor.
GÜVENLİK TARTIŞMALARI BAŞLADI
Ancak program daha şimdiden çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. Arjantin hükümeti geçen yıl vatandaşlık mevzuatında değişikliğe giderek uygulamanın önünü açacak adımlar atmıştı. Buna karşın bazı hukukçular, vatandaşlık verilmesine ilişkin yetkinin doğrudan Kongre'ye ait olduğunu savunarak düzenlemeye itiraz ediyor.
Benzer uygulamalar Avrupa'da da uzun süredir tartışma konusuydu. Avrupa Birliği Adalet Divanı geçen yıl Malta'nın yatırım karşılığı vatandaşlık programını hukuka aykırı bulmuş; Kıbrıs ve Bulgaristan ise daha önce benzer programlarını sonlandırmıştı. İngiltere de kara para aklama riskleri nedeniyle yatırım yoluyla oturum izni sağlayan programını 2022 yılında kaldırmıştı. Eski bir Arjantin vatandaşlık yetkilisi ise yatırım karşılığı vatandaşlık uygulamasının ülkenin güvenliği ve uluslararası itibarı açısından önemli riskler taşıdığı uyarısında bulundu. Yetkili, bu büyüklükte bir düzenlemenin daha kapsamlı siyasi ve hukuki tartışmalar yürütülmeden hayata geçirilmesinin endişe verici olduğunu ifade etti.
Yatırım karşılığında vatandaşlık veya oturum hakkı sunan programlar yalnızca Arjantin ile sınırlı değil. ABD'de de Başkan Donald Trump yönetimi, mevcut yatırımcı vizesi sistemi olan EB-5 programının yerine "Gold Card" (Altın Kart) adı verilen yeni bir uygulamayı gündeme getirmiş durumda. Buna göre, ABD hükümetine 5 milyon dolar ödeme yapan yabancı yatırımcılara oturma hakkı ve vatandaşlığa giden bir yol sunulması planlanıyor. Trump yönetimi, söz konusu programın yüksek gelir grubundaki yatırımcıları ülkeye çekerek kamu gelirlerini artırabileceğini savunuyor. Ancak öneri; "vatandaşlığın parayla satılması", kara para aklama riskleri ve göç sisteminin yalnızca zenginlere açılması gibi gerekçelerle yoğun eleştirilerle karşı karşıya bulunuyor. Uzmanlar, ABD'de böyle bir sistemin hayata geçirilebilmesi için Kongre onayının şart olduğuna dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, ekonomik sıkıntılarla mücadele eden ülkelerin giderek daha fazla yatırım karşılığı vatandaşlık modellerine yöneldiğini ortaya koyarken; söz konusu uygulamaların güvenlik, hukuk ve etik boyutundaki tartışmaların da önümüzdeki dönemde tırmanacağına işaret ediyor.
patronlardunyasi.com