Patronlar


Toygun ATİLLA

“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” Çocukluğumuzdan beri biliriz bu sözü. Kim söyledi, ilk ne zaman söylendi çoğumuz bilmeyiz ama ne demek olduğunu iyi biliriz.

#video_9748593#

Kahve aslında bahanedir, hatır ise fincanda değil insandadır, dostluktadır, vefadadır, unutmamaktadır.

Birol Altınkılıç’ın ölümünden sonra son birkaç gündür bu atasözü aklımdan çıkmıyor.

Kahve Dünyası’nın sahibiydi.

Hayatını kahveye, kakaoya, çikolataya vermişti.

Ama şimdi düşünüyorum da…

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varsa, bir insanın hatırı kaç yıl sürer?

MUSTAFA TAVİLOĞLU’NUN SESİNDEKİ HÜZÜN

Birol Altınkılıç’ın ölümünden sonra Mustafa Taviloğlu ile konuşmuştum.

Namıdiğer Mudo.

Telefondaki sesinden ne kadar üzgün olduğunu anlamak için onu görmeye gerek yoktu.

Birol Altınkılıç'ı kardeşi, oğlu gibi seviyordu.

HARRY LENAS’A UZANAN EL

Kaç gündür Birol Altınkılıç'ın ölümünün ardından oluşan sevgi selini, ardında bıraktığı izi düşünüyorum. 

Geride bıraktığı o kadar çok öykü vardı ki...

Bunlardan biri de Baylan'dı. 

Baylan, sadece satın alınmış eski bir pastane değildi.

İstanbul’un belleğiydi.

Harry Lenas yaşlanmıştı.

Yalnızlaşmıştı.

Birol Altınkılıç yalnızca markayı almadı, o markanın yaşlı sahibine de sahip çıktı.

Harry Lenas yeniden Baylan’ın kasasının başına oturdu. Son yıllarında kendisini ait olduğu yerde hissetti.

Öldüğünde cenazesinde ağlayanlardan biri Birol’du.

Şimdi düşünüyorum…

Yıllar önce Harry Lenas’ın ardından ağlayan adamın ardından bugün başkaları ağlıyor.

Belki hayat dediğimiz şey biraz da böyle bir vefa zinciri.

Bir gün birinin elini tutuyorsunuz.

Bir başka gün birileri sizin tabutunuzun ardından yürüyor.

RAHMİ KOÇ’UN SÖYLEYEMEDİĞİ CÜMLE

Cenazesinde birçok insan vardı.

İş dünyasından…

Siyasetten…

Sanattan…

Türkiye’nin çok farklı çevrelerinden insanlar aynı caminin avlusunda buluştu.

Benim hafızamda kalabalıktan çok bir cümle kaldı.

Daha doğrusu söylenemeyen bir cümle.

Rahmi Koç’a mikrofon uzatıldı.

Söyleyecek çok şeyi olduğuna eminim.

Söyleyemedi.

Sadece “Konuşabilecek durumda değilim" dedi.

“BURASI BİZE EMANET”

Bir de çalışanları vardı. Patronlarının tabutunu beklediler. Ellerinde kırmızı karanfiller…

Önlerinde üç kelimelik bir pankart: “Burası bize emanet.”

BİR İNSANIN TÜRKİYE’Sİ

Birol Altınkılıç’ın ardından ortaya çıkan fotoğrafa bakınca beni asıl etkileyen başka bir şey oldu.

Onu sevenler tek bir çevreden değildi.

İş insanları vardı.

Çalışanları vardı.

Eski dostları vardı.

Sanat dünyasından insanlar vardı.

Devletin farklı dönemlerinde görev yapmış isimler vardı.

Türkiye’nin birbirinden çok farklı insanları aynı üzüntüde buluşmuştu.

Bugün birbirimizi dinlemekte bile zorlandığımız bir ülkede, bir insanın ardından bu kadar farklı dünyanın aynı duyguda buluşabilmesi bana önemli geliyor.

Demek ki bazı insanlar yaşarken farkında olmadan kendi küçük Türkiye’lerini kuruyor.

Kapısına gelenin kim olduğuna değil, insanlığına bakarak…

Siyasi görüşünü sormadan…

Kartvizitine bakmadan…

Makamını tartmadan…

Birol Altınkılıç’ın ardından gördüğüm kalabalık biraz böyle bir Türkiye’ydi.

KIRK YIL MI?

Birol Altınkılıç toprağa verildi. Yarın fabrikalarında makineler yine çalışacak. Kahve Dünyası’nda kahveler yine pişecek.

Baylan’ın vitrinine yine Kup Griye’ler dizilecek.

Hayat devam edecek. Hayatın kuralı bu.

Fakat bundan sonra bir yerlerde Birol Altınkılıç’ın adı geçtiğinde Mustafa Taviloğlu Likör Fabrikası’nı hatırlayacak.

Bir çalışan “Burası bize emanet” dediği günü…

Bir dost onun kendisine yaptığı küçük bir iyiliği…

Bir başkası beraber içtikleri bir kahveyi…

Ben de Mustafa Taviloğlu’nun telefonda söylediği şu cümleyi hatırlayacağım: “Etrafını mutlu etmekten mutlu olan bir insandı.”

Sonra çocukluğumuzdan beri bildiğimiz o atasözü gelecek aklıma. Bundan sonra her duyduğumda biraz farklı anlayacağım.

Çünkü kahvenin hatırının neden kırk yıl olduğunu artık daha iyi biliyorum.

Bazı insanlar gidince daha iyi anlıyorsunuz. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varmış.

patronlardunyasi.com

İLGİLİ HABER

Kahve Dünyası’nın patronu Birol Altınkılıç’ın cenazesinde Rahmi Koç'tan Cem Yılmaz'a yüzlerce kişi veda için buluştu