Sağlık


Burak ARTUNER

200'e 1 var.
Bir babadan, tam 199 bebek dünyaya geldi. 
Önce rakam göze çarpıyor elbette. 
199.
200'e bir var. 
Ama rakamlardan öte gerçekler var...
199 bebek dünyaya geldi, 1'i anne karnında doğmayı bekliyor...
O da doğduğunda birbirinden habersiz 200 kardeş tamam olacak.


Simon adlı donör, biyolojik babası olduğu çocuklardan biriyle.

BABA SİMON'UN KISA HİKÂYESİ 

Hikâyenin merkezinde 43 yaşında Simon isimli bir baba var. 
Sperm bankasından hamile kalma akımı yıllardır Avrupa'da epey rağbet görüyor... 
Ama belli şartlarda; 
Hollanda'da akraba evliliği riskini ve genetik çeşitliliği korumak amacıyla birçok ülke yasal sınırlamalar getirmiş durumda. 
Örneğin Hollanda'da bir donör en fazla 12 kadına sperm verip en fazla 25 çocuğun babası olabilirken, Belçika'da bu sınır en fazla 6 alıcı kadın olarak belirlenmiş durumda. 
Ama bir adam, tüm yasal sınırları epey aşarak Avrupa'yı altına üstüne getirdi. 

Önce 121 çocuğun biyolojik babası olarak gündeme geldi.
Rakam dün değişti. 
En az 199 bebek dünyaya geldi. 
Simon'ın ailelere gönderdiği son mektuba göre 172 çocuk Hollanda'da, 15'i Almanya'da, 11'i Belçika'da, biri de başka bir Avrupa ülkesinde doğdu. 
Bir kadın da hâlâ hamile.
O da doğurduğunda rakam 200'e tamamlanacak. 
Üstelik Simon, rakamın bundan daha yüksek olabileceğini de tamamen dışlamıyor.
Ve artık sperm bağışını bıraktığını söylüyor.
Ama hikâyenin belki de en çarpıcı tarafı şu:
Bu çocukların en büyüğü bugün sadece 13 yaşında.
En küçüğü hâlâ bir anne adayının karnında...

ÖNCE “GÜVENİLİR ADAM”DI

Simon'ı anlamadan bu hikâyeyi anlamak epey zor.
Groningen bölgesinden 43 yaşında bir Hollandalı.
Kamuya açık kaynaklarda doğrulanmış bir mesleği bulunmuyor. 
Fakat yıllar boyunca farklı isimlerle sperm bankalarına başvurmuş: Jesse, Johan, Daan, Sam, Maarten...
Kliniklerle çalışmış ama asıl dikkat çekici yöntemlerinden biri kliniklerin dışına çıkması.
İnternet üzerinden çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarla bağlantı kurmuş.
Ve bazı annelerin anlattığına göre başlangıçta hiç de “tehlikeli adam” görüntüsü vermemiş.
Tam tersine... Onu birazcık tanıyanların izlenimleri şu üç kelimeyle özetleniyor: 
Sakin, kibar, güvenilir.

ANNELER ŞAŞKIN VE ÖFKELİ 

İşte bu yüzden hikâye daha da rahatsız edici.
Babs adlı Groningenli bir kadın Simon'la 2012'de bir internet sitesi aracılığıyla tanışıyor. 
40 yaşında, çocuk sahibi olmak istiyor ve kendi deyimiyle Simon ona güvenilir bir insan gibi görünüyor.
Simon hatta o dönemde kitlesel sperm donörlüğü yapan erkekleri eleştiren bir görüntü çiziyor.
Babs'ın Simon'dan dünyaya gelen kızı bugün 13 yaşında.
Bir düşünün...
Bir anne 2012'de çocuğunu dünyaya getiriyor.
Bugün o çocuk 13 yaşında.
Ve annesi yıllar sonra öğreniyor ki:
“Senin biyolojik baban yalnızca senin baban değil. En az 199 başka çocuğun daha biyolojik babası.”
Çocuğa bunu nasıl anlatacaksınız?

“BEN DE İYİLİK YAPIYORDUM” DİYOR

Simon'ın son mektubunda savunması da dikkat çekici.
Kendisinin doğru şeyi yaptığına ve insanlara yardım ettiğine inandığını, çocuk sahibi olmak isteyen ailelerin mutluluğunu görmenin kendisi için motivasyon olduğunu söylüyor.
Fakat aynı mektupta önemli bir itirafta da bulunuyor:
Ailelere donörlüğünün ve sayısının gerçek boyutunu her zaman açık söylemediğini kabul ediyor.
Kendi ifadesiyle, bu nedenle bazı ailelerin eksik ya da çarpıtılmış bir tabloya sahip olduğunu kabul ediyor.

YARDIM ETMEK Mİ KONTROLÜ YİTİRMEK Mİ? 

200 rakamının kendisinin de beklediğinden yüksek çıktığını söylüyor.
İşte burada “yardım etmek” ile “kontrolü kaybetmek” arasındaki çizgi ortaya çıkıyor.
Bir insana çocuk sahibi olması için yardımcı olmak başka şey...
200 çocuğun biyolojik babası olmak başka şey.

200 ÇOCUĞUN HİÇBİRİNİN SUÇU YOK

200 çocuk.
Hiçbiri “199 kardeşim olacak” diye dünyaya gelmedi.
Hiçbiri biyolojik babasının bu kadar çok çocuğu olacağını bilerek hayatına başlamadı.
Ama artık hayatlarının bir parçası bu.
Bir gün bir DNA testi yapabilirler.
Bir internet sitesinde isimlerini görebilirler.
Bir gün hayatlarının aşkıyla karşılaştıklarında, şoke edici bir gerçekle yüzleşebilirler: 
“Biz kardeşiz" 

EN BÜYÜĞÜ 13 YAŞINDA

199'u dünyaya geldi, 1'i henüz anne karnında 200 kardeş...
Her biri ayrı bir kişiliğe sahip olacak. 
Ama hemen hepsi, bir süre sonra benzer soruları sormaya başlayacak:
"Ben kimim, babam kim, kaç kardeşim var?"

200 ÇOCUĞUN BABASI 'DONÖR' KOMİSYONUNDAYDI 

Konuyu araştırırken fark ettim ki Hollanda Sağlık Bakanlığı Simon'ın kitlesel donör olduğunu henüz 2017'de biliyordu. Ama o dönemde müdahale edilmedi.

Daha da garibi...

İki yıl sonra, yani 2019'da Simon devlet adına donör yasasını değerlendiren bir komisyonda yer aldı. Yani sistemin hakkında uyarıldığı bir adam, bir süre sonra sistemin nasıl düzenlenmesi gerektiğini konuşan masada oturdu.

NİHAYET SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Hollanda Sağlık Bakanı Sophie Hermans da daha sonra onun bu komisyonda bulunmaması gerektiğini söyledi. Ancak iş işten çoktan geçmişti. 

Şimdi son gelişmelere göre, Belçika Federal İlaç ve Sağlık Ürünleri Ajansı, Simon'ın Belçika'daki doğurganlık klinikleri aracılığıyla mı yoksa özel olarak mı bağış yaptığını belirlemek için bir soruşturma başlattı.

Dönor lafı, olayı küçültüyor mu bilmiyorum ama benim düşünceme göre; 

Verilen sadece bir sperm deyip geçemezsin... 

Genetik bir mirası başka bir bireye taşıyorsun, bir çocuğun kimlik arayışını, sağlık geçmişini, kardeş ilişkilerini, aile algısını, hatta aşk hayatını etkileyebiliyorsun. 

Simon artık bağış yapmayı bıraktığını söylüyor.

200 birbirine benzeyen ama birbirinden farklı çocuk imgesi dönüp duruyor beynimde...

Ve Simon'a "Bu saatten sonra bıraksan ne olur, bırakmasan ne olur kardeşim" demekten kendimi alıkoyamıyorum...

patronlardunyasi.com