Koronavirüs pandemisi sırasında Pfizer ile geliştirdikleri mRNA aşısıyla dünyanın en tanınmış bilim insanları arasına giren Uğur Şahin ve Özlem Türeci, 18 yıl önce kurdukları BioNTech'ten ayrılmaya hazırlanırken bu kez kendi şirketleriyle pazarlık masasına oturdu.
Pazarlığın merkezinde ise, çiftin yeni şirketleri Arife ile yollarına devam ederken BioNTech'ten hangi ilaç projelerini, teknolojileri ve patent haklarını götürebileceği bulunuyor.
BioNTech, 10 Mart'ta yaptığı açıklamada Şahin ve Türeci'nin mevcut görev sürelerinin sona ermesinin ardından 2026 sonuna kadar şirket yönetiminden ayrılacağını duyurmuştu.
İki kurucunun yeni nesil mRNA teknolojilerine odaklanan bağımsız bir biyoteknoloji şirketi kuracağı, BioNTech'in de ilgili bazı hakları ve mRNA teknolojilerini yeni şirkete aktaracağı açıklanmıştı.

Plan kağıt üzerinde oldukça netti.
BioNTech, aktaracağı teknoloji ve haklar karşılığında yeni şirketten azınlık hissesi alacak, ayrıca kilometre taşı ödemeleri ve lisans gelirleri elde edebilecekti.
Taraflar arasındaki bağlayıcı anlaşmanın ise 2026'nın ilk yarısının sonuna, yani haziran sonuna kadar imzalanması bekleniyordu. Ancak haziran geçti, eylülün sonuna gelindi ve anlaşma hâlâ imzalanmadı.
YENİ ŞİRKETİN ADI ARİFE
Bu sırada Şahin ve Türeci'nin yeni şirketi de somutlaşmaya başladı.
Alman Handelsblatt gazetesinin haberine göre, yeni şirketin adı Arife oldu. Merkezi de BioNTech gibi Almanya'nın Mainz kentinde bulunuyor.
Şirket, yeni nesil mRNA teknolojilerine ve bunlara dayalı ilaçların geliştirilmesine odaklanacak.
Arife böylece Şahin ve Türeci'nin birlikte kurdukları üçüncü biyoteknoloji şirketi olacak.
İkili ilk olarak 2001'de Ganymed Pharmaceuticals'ı kurmuş, ardından 2008'de BioNTech'i hayata geçirmişti.
Ancak Arife'nin hangi ilaç projeleri ve teknolojilerle yola çıkacağı henüz kesinleşmiş değil.

PATENTLER BIONTECH'İN
Handelsblatt'ın haberine göre, ayrılık sürecindeki en önemli sorunlardan biri, Şahin ve Türeci'nin yeni şirketlerine götürmek istediği ilaç projelerinin fikri mülkiyet hakları.
İki bilim insanı BioNTech bünyesinde yıllardır üzerinde çalışılan bazı yeni nesil mRNA projelerini Arife çatısı altında geliştirmeye devam etmek istiyor.
Ancak söz konusu ilaç projelerine ilişkin patentler BioNTech'in mülkiyetinde.
Bu nedenle Şahin ve Türeci, kurucuları oldukları ve geliştirilmesinde rol oynadıkları teknolojileri yeni şirketlerine doğrudan aktaramıyor.
BioNTech ise Arife'ye devredilecek ilaç projeleri ve teknolojiler karşılığında şirket ve hissedarları açısından uygun bir ekonomik karşılık istiyor.
HAZİRAN SONUYDU, AĞUSTOS’A ERTELENDİ
Ayrılığın nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin takvim de birkaç kez değişti.
Başlangıçta BioNTech çalışanlarına hangi varlıkların ve patentlerin şirkette kalacağı, hangilerinin Şahin ve Türeci'nin yeni şirketine geçeceğinin 30 Haziran'da açıklanması bekleniyordu.
Bu tarih daha sonra ağustos ortasına ertelendi.
Ancak ağustos da geride kaldı.
Eylül sonuna yaklaşılırken taraflar arasında henüz bağlayıcı bir anlaşma imzalanmadığı gibi çalışanlara yapılacak açıklama için de güvenilir yeni bir tarih bulunmuyor.
Gazete, Şahin ve Türeci ile BioNTech'in mevcut yönetimi ve denetim kurulu arasındaki ilişkilerin de soğuduğunu yazdı.
TÜRECİ'DEN SERT TEPKİ İDDİASI
Ayrılık görüşmelerindeki gerilime ilişkin en dikkat çekici iddialardan biri de Özlem Türeci'nin yaklaşımıyla ilgili.
Habere göre, Türeci, yaşananları kendi kurdukları şirket üzerindeki haklarının ellerinden alınması olarak gördüğünü ifade eden oldukça sert bir değerlendirmede bulundu.
Gazete, BioNTech içinde yaşanan gerilimin artık ciddi bir kriz olarak nitelendirildiğini aktardı.
Ayrılık görüşmelerinin hukuki açıdan da son derece karmaşık olduğu belirtiliyor.
Çünkü ortada sıradan bir şirketten ayrılma süreci bulunmuyor. Şirketin iki kurucusu yönetimden ayrılırken aynı alanda faaliyet gösterecek yeni bir şirket kuruyor ve yıllarca geliştirdikleri teknolojilerin bir bölümünü de yanlarında götürmek istiyor.
Üstelik BioNTech ile Arife'nin gelecekte tamamen birbirinden kopması da planlanmıyor.
HEM ORTAK HEM RAKİP OLACAKLAR
Mart ayında açıklanan plana göre BioNTech, Arife'den azınlık hissesi alacak.
İki şirket gelecekte bazı ilaçların birlikte kullanıldığı kombinasyon tedavilerinde de işbirliği yapabilecek.
Bu nedenle Arife, BioNTech açısından aynı anda hem ortak hem de bazı alanlarda rakip konumuna gelebilecek.
Şahin ve Türeci'nin BioNTech hissedarları olarak kalmayı planlaması da ilişkiyi daha karmaşık hale getiriyor.
İki bilim insanı yönetimden ayrılsa bile kurdukları şirketle ekonomik bağlarını tamamen koparmayacak.
ÇALIŞANLAR İÇİN DE PAZARLIK VAR
Ayrılığın diğer önemli başlığını BioNTech çalışanları oluşturuyor.
Hangi ilaç projelerinin Arife'ye aktarılacağı kesinleşmediği için bu projelerde çalışan bilim insanları ve diğer personelin geleceği konusunda da belirsizlik yaşanıyor.
Arife'nin BioNTech'ten bazı çalışanları bünyesine alması bekleniyor.
Ancak bir projenin BioNTech'te kalması, Arife'ye geçmesi veya başka bir yapıya aktarılması, o projede çalışan ekiplerin geleceğini de doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle patent ve ilaç projelerinin paylaşımı yalnızca milyarlarca euroluk fikri mülkiyet haklarının değil, yetişmiş insan kaynağının da hangi şirkette kalacağını belirleyecek.
Handelsblatt, bu durumun BioNTech çalışanları arasında belirsizlik yarattığını aktardı.
ANLAŞAMAMA İHTİMALİ DE MASADA
Tarafların hedefi görüşmeleri önümüzdeki haftalarda tamamlamak.
Ancak Handelsblatt'a konuşan kaynaklar, pazarlığın tamamen başarısızlıkla sonuçlanması ihtimalinin de dışlanmadığını belirtiyor.
Böyle bir senaryonun Şahin ve Türeci açısından BioNTech'e göre daha büyük sorun yaratabileceği değerlendiriliyor.
Çünkü yeni şirketin hangi ilaç projeleriyle faaliyete başlayacağını belirleyecek patent ve haklar halen BioNTech'in elinde.
Dolayısıyla Arife'nin planlandığı biçimde yola çıkabilmesi büyük ölçüde BioNTech ile yapılacak anlaşmaya bağlı.
BIONTECH BAŞKA, ARİFE BAŞKA YOLA GİDECEK
Ayrılığın temelinde iki tarafın farklı bilimsel ve ticari önceliklere yönelmesi bulunuyor.
BioNTech önümüzdeki dönemde klinik geliştirmede daha ileri aşamalara ulaşmış kanser ilaçları, immünomodülatörler, antikor-ilaç konjugatları ve mevcut mRNA adaylarını ticarileştirmeye ağırlık vermeyi planlıyor.
Şirket 2030'a kadar birden fazla ürünü piyasada bulunan küresel bir biyoteknoloji şirketine dönüşmeyi hedefliyor.
Şahin ve Türeci ise yeniden daha erken aşamadaki araştırmalara dönmek istiyor.
Arife'nin odağında, henüz geliştirme sürecinin başlangıcındaki yeni nesil mRNA platformları ve bu teknolojilerden doğabilecek yeni tedaviler bulunacak.
Şahin mart ayında ayrılık kararını açıklarken kendisi ve Türeci'nin yeniden öncü olmaya hazır olduklarını ve yeni nesil yeniliklerin önünde önemli fırsatlar gördüklerini söylemişti.
Şimdi ise bu yeni yolculuğun hangi teknolojilerle başlayacağını BioNTech ile yürüttükleri Arife pazarlığı belirleyecek.
patronlardunyasi.com