Halil KASAPOĞLU
Dün sabah uyandığımda kendimi dinlenmiş hissediyordum.
Fakat telefonumdaki uygulama aynı fikirde değildi.
Uyku puanım düşük, bedenim yeterince toparlanmamış görünüyordu.
Güne başlamadan küçük bir tereddüt yaşadım.
Acaba hissettiğim kadar iyi değil miydim?
Giyilebilir sağlık teknolojileri hayatımıza bu tür yeni sorular getirdi.
Bileğimizdeki bir saat veya bileklik, parmağımızdaki bir yüzük; günlük hareketimizi, kalp atışlarımızı ve uykumuzu takip ediyor.
Eskiden nasıl hissettiğimiz üzerinden değerlendirdiğimiz pek çok şeyin artık bir grafiği, puanı ve geçmiş günlerle karşılaştırması var.
Bu ürünlerden biri benim de geçtiğimiz yaz Los Angeles seyahatim sırasında kullanmaya başladığım “Whoop” ismindeki cihaz.
Ekranı olmayan bu bileklik, topladığı verileri telefon uygulamasında yorumlayarak uyku, fiziksel yük ve toparlanma hakkında değerlendirmeler sunuyor.
![]()
Toparlanma durumunu renklerle ifade ediyor.
Kullanmaya başladığımdan bu yana giderek daha fazla insanın kolunda görüyorum.
Üstelik marka Türkiye’de yalnızca birkaç gün önce satışa sunuldu.
Bugüne kadar yalnızca ülke dışından tedarik edilebiliyordu.
Akıllı saatler ve yüzüklerle birlikte düşündüğümüzde, bedenimizi sürekli takip etme alışkanlığının günlük hayatımızda gittikçe daha fazla yer tuttuğu açık.
İŞİN STRESİ, SPORUN ZİNDELİĞİ
Cihazın bana en önemli katkısı, vücudun kendini toparlamasına ilişkin farkındalığımı artırması oldu.
Spor yaptığım günlerin gecesinde daha iyi dinlendiğimi uygulamadaki verilerde görüyorum.
Bununla birlikte, ölçümlerin her zaman gerçeklerle örtüştüğünü söyleyemem.
Bazen uyku ve egzersiz verilerinde hatalı sonuçlarla karşılaşıyorum.
Bu da zaman zaman cihazın ölçtüğü verilerin güvenilirliğini sorgulamama neden oluyor.
Günlük iş hayatının getirdiği stresi de daha çok fark etmeye başladım.
Gün içinde fiziksel olarak çok hareket etmediğim halde, uygulamadaki stres seviyesi günlük iş stresiyle yüksek çıkabiliyor.
Bu durum, mesleğimin zihinsel yoğunluğunun ve sorumluluğunun bedenimde de bir karşılığı olduğunu hatırlamama sebep oluyor.
Aynı veriler bazen de tedirgin edici olabiliyor.
Stres seviyesinin yüksek görünmesi veya kalp atış hızı değişkenliği değerinin alıştığım seviyeden farklı çıkması, ister istemez endişelenmeme neden oluyor.
Kendimi iyi hissetsem bile “Acaba bir sorun mu var?” diye düşünmeye başlıyorum.
Sağlığınız hakkında bilgi edinmek için taktığınız cihaz, bir süre sonra endişe kaynağına dönüşebiliyor.
Kontrol ediyorsunuz, gördüğünüz sonucu düşünüyorsunuz, sonra yeniden kontrol etme ihtiyacı hissediyorsunuz.
Uyku takibinde bunun aşırıya varabilen örnekleri de olabiliyor.
Bu cihazların verilerine göre kusursuz uykuya ulaşma kaygısının literatürde bir adı dahi var: “Ortosomni”.

KALP ATIŞIMIZ BİLE KAYIT ALTINDA
Bir hukukçu olarak meselenin mahremiyet tarafını da önemsiyorum.
Çünkü burada paylaştığımız bilgiler, bir alışveriş sitesinde hangi ürüne baktığımızdan çok daha kişisel.
Uyku düzenimiz, kalp atışlarımız ve bunlardan üretilen değerlendirmeler, zaman içinde sağlığımıza ve yaşam alışkanlıklarımıza ilişkin ayrıntılı bir rapor oluşturabiliyor.
KVKK bakımından sağlık verileri, özel nitelikli kişisel veri kapsamında.
Sağlık durumuna ilişkin bilgi veren kayıtların işlenmesi, kanundaki özel şartlara ve ek koruma yükümlülüklerine tabi.
Yurt dışına aktarım da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.
Verilerin Türkiye dışındaki sunuculara veya hizmet sağlayıcılara aktarılması söz konusuysa, KVKK’nın aktarım şartlarının da karşılanması gerekiyor.
Bilginin kimlerin erişimine açık olduğu, ne kadar süre tutulduğu ve toplandığı amacın dışında kullanılıp kullanılmadığı da en az teknik güvenlik kadar önemli.
Kullanıcı olarak uyku puanımıza dikkat ettiğimiz kadar, o puanı oluşturan verilerimizin akıbetini de önemsemeliyiz.
HER SABAH BİR SINAV DEĞİL
Birkaç aylık kullanımın ardından benim vardığım sonuç net.
Bu cihazlar, alışkanlıklarımızı gözden geçirmek için faydalı bir imkan sunuyor.
Sporun, dinlenmenin ve iş temposunun bedenimdeki karşılığını daha fazla düşünüyorum.
Bunu önemli bir kazanım olarak görüyorum.
Ancak kendimi iyi hissettiğim bir sabahın keyfini, ekrandaki düşük puan yüzünden kaçırmak da istemiyorum.
Her veriye anlam yüklemek, her gece bir öncekinden daha iyi uyumak zorunda değiliz.
Deniz kenarında geçirilen keyifli bir günün iyi geldiğini anlamak için cihazın bize sunacağı puana ihtiyacımız yok.
Bedenimizi tanımaya çalışırken ona sürekli hesap sormanın da bir bedeli var.
Whoop’u bir süre daha kullanmaya devam edeceğim.
Fakat nasıl olduğuma karar verirken kendi hislerime de söz hakkı vereceğim.
Giyilebilir teknolojinin bize bilgi ve fırsat sunması önemli.
Ancak bileğimizdeki cihazın bize her sabah hesap sormasına da müsaade etmemek gerekiyor.
patronlardunyasi.com