BBVA Research, küresel büyümenin önceki tahminlere kıyasla daha zayıf gerçekleşeceğini, özellikle Avrupa'da büyüme görünümünün bozulduğunu belirtti.
ENERJİ FİYATLARININ GERİLEMESİYLE EKONOMİK YAVAŞLAMA ÖNLENEBİLİR
Kurum, enerji fiyatlarının 2026'nın ikinci yarısından itibaren gerilemesi ve ciddi arz kesintilerinin doğrusal olmayan etkiler yaratmaması halinde sert bir ekonomik yavaşlamanın önlenebileceğini öngördü.
YAVAŞLAMADA HENÜZ ENDİŞE VERİCİ BİR DURUM YOK
BBVA, Türkiye ekonomisinin 2026'nın ilk çeyreğinde yıllık yüzde 2,5 büyümesinin ardından mayıs ayı itibarıyla ekonomik aktivitede ilave bir yavaşlama gözlendiğini ancak bunun henüz endişe verici seviyede olmadığını ifade etti. Kurum, TCMB'nin son faiz kararları, ihracatçılara yönelik teşvikler ve yeni kredi paketlerinin, büyümeyi yaklaşık yüzde 3 seviyesinde tutma yönündeki politika tercihinin korunduğunu gösterdiğini belirtti.
BÜYÜME TAHMİNİNİ YÜZDE 4'TEN 3'E İNDİRDİ
Orta Doğu'daki çatışmanın çözülmesiyle 2026'nın ikinci yarısında sınırlı bir toparlanma yaşanacağını varsayan BBVA, Türkiye için 2026 büyüme tahminini yüzde 4'ten yüzde 3'e düşürdü.
Kurum, yüksek enerji fiyatları, tedarik zinciri aksaklıkları, yükselen enflasyon beklentileri ve olası ikinci tur etkiler nedeniyle enflasyon görünümüne yönelik yukarı yönlü risklerin arttığını belirtti. Bu çerçevede, nisan ayındaki yukarı yönlü enflasyon sürprizinin ardından yıl sonu TÜFE tahminini yüzde 30'a yükseltti.
BBVA, TCMB'nin fonlama faizini eylül ayında kademeli olarak normalleştirmesini ve ekim ayında politika faizine yakınsamasını beklediğini ifade etti. Kurum, politika faizinin yıl sonunda yüzde 37 seviyesinde kalacağını öngörürken, yıl sonu USD/TRY tahminini 52 olarak korudu.
Raporda, kısa vadede güçlü kur politikasını desteklemek amacıyla daha uzun süre yüksek reel faizler ve daha sıkı makroihtiyati tedbirler beklendiği kaydedildi.
BBVA ayrıca, dış finansman kısıtları nedeniyle bütçe açığının Orta Vadeli Program hedeflerinden belirgin şekilde sapmasını beklemediğini belirtti. Bununla birlikte, zayıf dış talep ve yükselen enerji ithalat faturasının cari açığı artırabileceği ifade edildi. Kurum, Türkiye'nin yapısal cari denge dinamiklerinin ise dış şoklara ve artan küresel belirsizliklere karşı önemli bir tampon işlevi görebileceğini değerlendirdi.
patronlardunyasi.com