Gündem
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM grup toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başbakan Binali Yıldırım, AKP Hükümetlerinin 14 yıllık sağlık politikalarını övdü. Hastanelerin artık devletin değil milletin hastaneleri haline geldiğini belirten Yıldırım, "Oğluna kız bakmak, kız istemek için bile hastanelere gidenler var" dedi.
İşte Başbakan Binali Yıldırım'ın konuşmasından satır başları:
Bundan 21 sene önce 11 Temmuz 1995'de Srebrenitsa Katliamı yaşadı. Bugün yakamıza taktıkları bu çiçekle bir şeyi hatırlatıyorlar. Bu çiçek Srebrenitsa çiçeği. Boşnak anneleri bu katliam unutulmasın diye emekleriyle bu çiçekleri hazırlıyor, 11 Temmuz'da insanlık ayıbı bu katliamı bütün dünyaya hatırlatıyor. O günler tabi ki bir daha yaşanmayacak ama o günleri unutturmamak, gelecek nesillere de aktarmak bir insanlık görevidir.
BM o gün bir insanlık ayıbına imza attı. Bu katliama seyirci kalmayı tercih etti.
Avrupa önce bunun hesabını versin
Bosna Savaşı sırasında Srebrenitsa çevresini korumak için görevlendirilen BM yetkilileri bu katliama seyirci kalarak bir insanlık ayıbına imza attılar. Bu güvenlik güçlerini oluşturan ülkeler, medeniyet dersi vermeye çalışan Batılı dostlarımızdır.
Srebrenitsa Katliamı, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bölgede görülen en büyük insanlık dramıdır. Bunları hatırlayacağız. Çünkü dün Bosna'da yaşanan acılar bugün Suriye'de, Ortadoğu'da, dünyanın değişik coğrafyalarında yaşanmaya devam ediyor. Biz nasıl 21 yıl önce mazlum Bosna halkının yanındaysak şimdi de mazlum Suriye halkının yanındayız. Milyonlarca göçmeni bağrımıza bastık, kardeş yaptık.
Bayramlar sevinç, mutluluk günleri olmasına rağmen bu bayramda da maalesef trafikte acılar yaşamaya devam ettik. Biz yolları yaptık, görevimiz yolları yapmak, sürücülerimizin hayatını kolaylaştırmak. Ancak ondan sonrası sürücülere düşüyor. Zira yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur.
Bayramda bildiğiniz gibi Giresun'da karakolları ziyaret etmeye giden bölge komutanı ve arkadaşları maalesef talihsiz bir kaza sonucu şehit oldular. Bazıları yaralandılar. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ayrıca Ordu, Giresun ve Rize'de yaşanan sel felaketi nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımız oldu. Onlara da Allah'tan rahmet diliyorum. Selin yol açtığı zararların tespit çalışmaları devam ediyor. Vatandaşlarımızın zararları karşılanacak. Giden insan geri gelmez ama giden mal daha güzel şekilde yerine gelir.
Osman Gazi Köprüsü
Dünyanın 4. büyük köprüsüdür. 50 yıldır ha yapılacak ha yapılıyor dendi. AK Pari geldi, hayaller gerçek oldu. Osman Gazi Köprüsü 1 Temmuz'da hizmete girdi. 9 gün boyunca vatandaşımıza bir güzellik yapalım dedik, Cumhurbaşkanımız müjdeyi verdi ve 9 gün boyunca işletici firma da gerekli fedekarlığı gösterdi ve bütün bayramcılar, vatandaşlarımızı körfezi dolaşmaktan kurtuldu. Tam 3 dakikada Gebze'den girdi, Altınova- Yalova'dan çıktı. Koca İzmit Körfezi'ni geçiyorsunuz. İşte medeniyet bu. Vakit, nakittir. Giden vakti yerine getiremezsiniz ama kaybolan varlığı yerine koyabilirsiniz. Osman Gazi Köprüsü hem hayat hem zaman kurtardı hem de İzmit üzerindeki bayram trafiğini kurtardı.
"HAVALİMANININ SALDIRIDAN DÖRT SAAT SONRA AÇILMASI TÜRKİYE'NİN GÜCÜDÜR"
Atatürk Havalimanı'nda bir patlama oldu. İşte Türkiye mahvoldu dediler, artık kimse gelmez dediler, turizm biter dediler. Türkiye'nin yaşanan bu şartlarda bu ülkeyi tanımayanlar bir kez daha yanıldı. Bakın size bir iki rakam vereceğim: Atatürk Havalimanı bayramın son günü, cumhuriyet tarihinin rekor uçak inişi ve kalkışı gerçekleşti. Tam 1443 uçuş ve kalkış gerçekleşti. 13 yılda AK Parti iktidara gelmeden önce Türkiye'nin bütün hava sahalarındaki uçak sayısı 1100'dü. Türkiye'ye gözdağı vermek isteyenler, terörle yıldırmak isteyenler bir kez daha Türkiye'nin gücünü görmüş oldular. Bakın Brüksel'de havalimanı saldırısı oldu, havalimanı 10 gün açılamadı. Ama Türkiye'de saldırıdan sonra aynı gece saat 02.00'de her şey normale döndü. İşte bu Türkiye'nin gücüdür.
DÜŞMANLIKLARI AZALTACAĞIZ
65. Hükümetin kuruluşunda, 'dostlukları artıracağız, düşmanlıkları azalatacağız' dedik. İsrail'le ve Rusya'yla ilişkilerimizi normale döndürdük. Şimdi İsrail mutabakatıyla ilgili ileri geri konuşanlar var. Biz eğer, Gazze'de, Filistin'de perişanlık içerisinde dünyaya kapalı yaşayan kardeşlerimize bir faydası olacaksa mutabakata varız. Bu anlaşma 3 madde içeriyor. Bir tanesi Mavi Marmara ile yaşanan 10 vatandaşımızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaydır. İsrail'den resmen özür dilenmesini şart koştuk. Bu gerçekleşti. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına tazminat kabul edildi. Bir şart için direndiler. Filistin'e, Gazze'ye uygulanan ambargonun gevşetilmesi, insani yardımların Türkiye'nin önderliğinde gerçekleşmesi. Bu şartı da İsrail tarafından kabul edildi ve mutabakat sağlandı. Bu mutabakat kendisini Gazze'de gösterdi. Mersin'den yüklenen insani yardım Gazze'deki kardeşlerimize bayram sevinci olarak götürüldü. Elektrik olmayan, altyapısı bozulan, sanayisi bozulmuş o bölgelerin ayağa kalkmasında Türkiye başrolde olacak. Şartlar normele dönecek ve Filistin'li kardeşlerimiz nefes alacak. Filistin meselesini savunmak icraatla olur. TOKİ orada konut yapıyor, TİKA hastane yapıyor, odalar borsalar birliği organize sanayi bölgesi kuruyor. Gazze'ye elektrik sağlanması için Enerji Bakanlığı harekete geçiyor. Bu mutabakat bu hafta içinde Meclis'e gelecek ve Meclis onayına sunulacak. Bu mutabakatla birlikte Filistinlilerin yaşamı çok daha iyi şartlara kavuşmuş olacak. İsrail'le var olan anlaşmazlıklar da diplomatik sorunlar da normalleşmiş olacak.
Bundan sonra gerilimlerle, kavgalarla değil, dostluklarla bölgenin kalkınmasını hedef alıyoruz. Bu İsrail'le sınırlı kalmayacak, bölge ülkeleriyle çalışmalarımız devam edecek. Biz haklarımızdan vazgeçecek değiliz. Menfeaatimizi koruyarak, dostluklarımızı artırmaya devam edeceğiz. Rusya ile uçak düşmesiyle başlayan kriz 6 ay sonra sona ermiş, Türk ve Rus halkının ortak iradesiyle normale dönmüştür. Ekonomik, turizm alanında karşılıklı işbirliği başlamıştır.
Kurban Bayramı müjdesi
Yollarımız, havaalanlarımız bayram boyunca doldu taştı. Bayram uzatıldı ve iç turizm gelişti, dış turizmdeki eksiğimizi böylece kapatmış olduk. İnsanlar sahillerde, çadırlarda vaktini geçirme durumunda kaldı. Aynı şey Kurban Bayramı'nda da olacak. Kurban Bayramı'nda bir uzun tatil daha yapacaksınız. Milletvekillerimiz bayrama kadar sıkı çalışırsanız, Meclis üzerine düşen görevi yaparsa güzel bir bayramı daha geçirme imkanı kendiliğinden gelmiş olur.
Muhalefet partilerinin muhalefet yapma gibi bir görevi var. Buna asla ve asla söyleyecek bir şeyimiz yok. Ama isteriz ki Meclisimiz daha etkin çalışsın. O yüzden gündemde olan içtüzük konumuz var. İçtüzükle ilgili bir şey yapmanın zamanı geldi ve geçti. Çünkü maalesef bu konuda kötü alışkanlıklar, içtüzüğün getirdiği imkanları amacı dışında kullanma aldı başını gitti. AK Parti grubu olarak içtüzük konusunda birlikte hareket etme ve içtüzüğün daha etkin hale getirilerek Meclis'in daha hızlı çalışmasını sağlayacak yeni içtüzüğün yapılması konusunda diğer partilerin desteğini bekliyoruz. Ülkelerle mutabakat yapıyoruz da kendi ülkemizde partiler neden mutabakat yapmasın? Muhalefetimizi sahada istediğiniz kadar yapın, Türkiye için ne yapabiliriz buna kafa yoralım. Bizim için, geleceğimiz için yapacağınız bir şey varsa yol gösterin. Her şey yanlış olmaz ki, her şey yanlış olsa bu yollar, bu sağlık sistemi nasıl olur? Bu gerçeği görün. Cümle alem gördü, siz hala görmemekte ısrar ediyorsunuz. Görmezseniz millet de sizi görmez.
“VATANDAŞLAR ACİL SERVİSE KIZ BAKMAYA GİDİYOR”
Sağlıkta devrim yaptık. Şehir hastanelerini hızla kuruyoruz. Hastaneleriyle otelleriyle bu hastaneler adeta içinde hastane olan küçük şehirler gibi.
Geçen gün bir tanıdığım anlattı şaşırdım… Bayramda vatandaşlar acil servislere gidiyormuş. Neden gidiyorlarmış? Tedavi olmaya değil, kız bakmaya gidiyorlarmış. Artık öyle şirin yerler haline gelmiş demek ki…
Demek ki acil servis sadece tedavi etmiyor. Yuva kurmak için de hizmet veriyor. İşte geldiğimiz nokta bu.
Artık acil ve yoğun bakımdaki hastalardan ücret alınmıyor.