Patronlar


“Baba ve Piç” adlı son romanında “Türklüğü alenen aşağılamak” suçundan TCK"nın 301"inci maddesi gereği yargılanan Yazar Elif Şafak, ilk duruşmada beraat etti. Mahkemeden “Suçun yasal unsurları oluşmadığı” yönünde karar çıktı. Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nde görülen duruşmaya, yeni doğum yapan sanık Elif Şafak katılmadı. Davaya ilişkin ilk süpriz açıklama Başbakan Erdoğan"dan geldi. Erdoğan, beraat kararını memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Davadan 1 gece önce, Şafak"ı telefonla aradığını belirterek şöyle dedi: “Orada ifadesini bulan ve şu anda da gündeme giren konu zaten Elif Hanım"ın bir düşüncesi değil, sadece nakildi. Bu naklin bu şekilde değerlendirilmesi hakikaten üzücüydü. Elif Hanımı aradım, doğumu sebebiyle kendisine sağlık, afiyet diledim.”

"301 DEĞİŞİR" SİNYALİ
Başbakan Erdoğan, TCK"nın 301"inci maddesinin değişebileceği sinyalini ise şu sözleriyle verdi: “Bu tür kanunlar illa nihaye, kalıcı olan şeyler değil. Otururuz, konuşuruz yeter ki iktidar, muhalefet bizler belli bir çizgiye varalım. Anlaşırız.”

Dava öncesi Adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. 301"den yargılanan bir başka yazar Orhan Pamuk"un davasında yaşanan arbedenin ardından önlemlerin artırılması dikkat çekti. Duruşmada ilk gerginlik Avrupa Birliği Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendijk"ın salona gelmesiyle yaşandı. Duruşmanın başında söz alan müşteki avukatı Ahmet Ülger"in “Yabancılar dışarı” talebi reddedildi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Akıllı"nın “Yeterli derecede delil bulunmadığı” mütalaası üzerine Hakim Uncu “Kitap bir bütün halinde incelendiğinde suçun yasal unsurları oluşmuyor” sözleriyle sanığın beraatine hükmetti.

301. madde
Davaya konu olan 301. maddenin 1"inci fıkrası şöyle: “Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

İŞTE BU SATIRLAR...
Kitapta "Türklüğü alenen aşağıladığı" iddia edilen satırlar ise şunlar:

* “... Bütün akrabaları 1915"te kasap Türklerin ellerinde kaybetmiş bir sülalenin torunuyum, köklerime ihanet etmeyi öğrendim, soykırımı inkâr etmek üzere yetiştirildim...” “Orada yerleşik milyonlarca Ermeni"ye ne oldu peki? Asimile edildiler, eridiler, yetim bırakıldılar...”

"Erdoğan hâlâ ne bekliyor anlamıyorum"
AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendijk duruşma sonrası basın toplantısı yaptı. “Hakimin bir yazarın romanından ötürü yargılanmasını reddetmesi çok olumlu bir gelişme” diyen Lagendijk, Başbakan Erdoğan"ın bir an önce harekete geçmesi gerektiğini savundu: “Hükümetin argümanı "Bekleyelim, görelim” şeklinde. Ama daha fazla bekleyemezler. Açılan her dava benim gibi AB"de Türkiye"yi savunanlara da zarar veriyor. Çünkü davanın beraatle sonuçlanmasına değil, böyle davaların açılmış olmasına bakılıyor. Başbakan, bu konuda kişisel bir deneyim yaşamış biri olarak hâlâ nasıl harekete geçmiyor anlamıyorum.”

İngiliz yayın kuruluşu BBC ise haberi “Türkiye"de önde gelen yazar beraat etti. Mahkeme, Şafak"ı suçsuz bulması için AB"nin baskısının altındaydı” yorumuyla duyurdu.

Salonda beraat, dışarıda yumruklu arbede!
Büyük Hukukçular Birliği"nden avukat Hanifi Altaş"ın basın mensuplarına açıklama yaptığı sırada, adliye bahçesinde bulunan başka bir gruptan sözlü sataşma oldu. Avukatların da karşılık vermesi üzerine 2 grup arasında arbede yaşandı. Karşılıklı yumruklaşmalar oldu, pet şişeler atıldı. Arbede, polislerin araya girmesiyle engellendi, 1 kişi gözaltına alındı. Kavga edenler arasında eski Ülkü Ocakları Başkanı Levent Temiz de vardı. Ellerinde Türk Bayrağı ve Atatürk posterleriyle gelen grup, üzerinde “AB faşizmi” yazısı ve gamalı haç bulunan AB bayraklarını yere attı.

Linç çağrısı beni üzdü
Yazar Elif Şafak, çok istediği halde doktorundan izin çıkmadığı için duruşmaya katılamadı. “Duruşmaya katılmak benim için bir sorumluluktu. Ancak yeni doğum yapmış olmam nedeniyle gidemedim” diyen Şafak, kararı sevindirici bulduğunu, ancak kendisi üzerinden yapılan tarıtşmaların aslında Türkiye"ye zarar verdiğini söyledi. ntv"ye konuşan Şafak, Türklüğü aşağılamadığını vurgulayarak “Yazıya yazı ile karşılık verilir, silahla değil” dedi: “Televizyondan takip ettim ve mahkeme dışındaki görüntülere üzüldüm. Bu tür şiddet girişimleri daha önce de yaşandı. Müdahil olma sıfatıyla gelip dışarda bulunup, önce sözlü, ardından fiziki şiddet sergileyen bir grup var. Bir "iç mihrak" mantığı var bu insanların. Benim gibi farklı düşünen insanlara böyle bir dil kullanılıyor. "Emperyalistlerle işbirliği halinde olan aydınlar var" mantığı ve etrafında şekillenen linç çağrısı var. Türkiye"de potansiyel şiddet çağrısı gözümüzün önünde duruyor. Güvenlik önlemleri iyi olduğu için şidddet büyümedi” dedi.

YORUMU OKUR YAPAR
Elif Şafak "Türklüğü aşağılama"iddiasını ise şöyle değerlendirdi: “Bu konuda yorumu okur yapar. Yazıya silah muamelesi yapılmaz. Üstelik ben bu kitapla Ermenilerle Türkler arasında yapıcı bir adım atıldığını düşünüyorum. Çok sayıda böyle tepkiler aldım. Davanın olumsuz sonuçlanması halinde yazarlar, sanatçılar, roman yazarken, film çevirirlerken yarattıkları karakterleri sansürlemek zorunda mı kalacaklardı?”

Vatan