PD HABER MERKEZİ
Bir sanayi yatırımı düşünün.
Yüz milyonlarca dolarlık kaynak ayrılıyor. Yeni bir fabrika kuruluyor. Üretim başlıyor. Kapasite ve ciro hedefleri açıklanıyor.
Aradan henüz bir yıl bile geçmeden aynı fabrika, şirketin borçlarını yeniden yapılandırmak için satmayı değerlendirdiği varlıklar arasına giriyor.
Bu hikâyenin adresi Konya Ereğli.
Şirketin adı Barem Ambalaj.
Hikâyenin merkezinde, yatırımcı toplantısında maliyeti 143 milyon dolar olarak açıklanan kâğıt fabrikası bulunuyor.
Patronlar Dünyası'nın şirketin geçmiş yatırım açıklamalarıyla 22 Ekim tarihli konkordato bildirimini karşılaştırması, yalnızca bir şirketin finansal sıkıntısını değil, büyük bir sanayi yatırımının kısa sürede nasıl farklı bir stratejik konuma geldiğini gösteriyor.
BİRKAÇ AY ÖNCE BÜYÜMENİN MERKEZİNDEYDİ
Barem Ambalaj'ın 2026 yılına girerken önemli hedeflerinden biri Konya Ereğli'deki yeni kâğıt fabrikasının üretimini artırmaktı.
Şirketin 6 Mart tarihli açıklamasında, 100 milyon euronun üzerinde yatırımla hayata geçirilen fabrikanın kapasite kullanım oranının yüzde 60'a ulaştığı ve 98,5 milyon TL tutarında yeni sipariş alındığı belirtiliyordu.
13 Nisan'da gerçekleştirilen yatırımcı toplantısına ilişkin Fintables notlarında ise daha büyük bir yatırım tablosu yer alıyordu.
Aktarılan rakamlara göre şirket, son üç yılda toplam 210 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirmişti.
Bu yatırımın 143 milyon doları kâğıt fabrikasına, 41 milyon doları ise kojenerasyon tesisine ayrılmıştı.
Şirketin yatırımcılara sunduğu beklentiler arasında, yıllık 300 bin ton kapasiteli kâğıt fabrikasının 2027'de 270 bin ton üretime ulaşması ve yaklaşık 5 milyar TL ilave ciro yaratması da bulunuyordu.
Bunlar gerçekleşmiş üretim ve satış rakamları değil, şirketin ileriye dönük hedefleriydi.
Ancak yatırımın ölçeğini göstermeleri bakımından önemliydi.
TEMMUZDA ÜRETİME ARA, EKİMDE SATIŞ HEDEFİ
Barem Ambalaj'ın yatırım hikâyesindeki kırılma, 2026'nın ikinci yarısında belirginleşti.
Şirketin temmuz ayında kamuoyuna duyurduğu kararla Konya Ereğli'deki fabrikada üretime yaklaşık üç ay ara verilmesi öngörüldü.
Ardından konkordato süreci başladı.
30 Temmuz'da İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirkete üç aylık geçici mühlet verdi.
22 Ekim'deki duruşmada ise mahkeme, şirketin sunduğu ön projeyi ve verileri değerlendirerek bir yıllık kesin mühlet kararı aldı.
Aynı gün saat 17.08'de yayımlanan KAP açıklamasında dikkat çekici bir ayrıntı vardı.
Barem Ambalaj, İzmir, Gaziantep ve Karaman'daki ambalaj tesislerinde faaliyetlerini sürdüreceğini açıklarken, Konya Ereğli Kâğıt Fabrikası'nın satışına yönelik görüşmeler yapmayı hedeflediğini duyurdu.
Böylece birkaç ay önce büyüme planlarının merkezinde bulunan fabrika, şirketin finansal yeniden yapılanma sürecinde elden çıkarılması değerlendirilen bir varlık haline geldi.
ÜRETİMİ DURDURAN ÜÇ MALİYET KALEMİ
Barem Ambalaj'ın 16 Temmuz tarihli açıklaması, yaşanan değişimin ekonomik nedenlerine de ışık tutuyor.
Şirket yönetimi, üretime geçici olarak ara verilmesinin gerekçelerini enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi, hammadde fiyatlarındaki artış ve mamul satış fiyatlarındaki dalgalanmalar olarak sıraladı.
O tarihte açıklanan plan, üretimden vazgeçmek değil, kurulumu süren kojenerasyon tesisini devreye alarak elektrik ve buhar maliyetlerinde avantaj sağlamak ve ardından yeniden üretime başlamaktı.
Şirketin 21 Temmuz tarihli KAP bildiriminde, 2027'nin tam entegrasyon ve operasyonel kaldıraç yılı olarak hedeflendiği bir kez daha hatırlatılıyordu.
Yani temmuz ayında dahi şirketin açıkladığı strateji, kâğıt fabrikası ile enerji yatırımını birlikte tamamlamak üzerine kuruluydu.
Ekim ayına gelindiğinde ise öncelik değişmişti.
Artık gündemde fabrikanın satışı vardı.
HALKA ARZIN ÖNEMLİ YATIRIMIYDI
Hikâyenin bir başka önemli boyutu da Barem Ambalaj'ın halka arz süreci.
Şirketin 6 Mart 2026 tarihli KAP açıklamasında, Ağustos 2022'de gerçekleştirilen halka arzın temel motivasyonlarından birinin Konya Ereğli'deki kâğıt fabrikası yatırımı olduğu açıkça belirtiliyordu.
Fabrikanın inşaatına 2023 yılında başlanmış, deneme üretimleri 2025 sonunda tamamlanmıştı.
31 Aralık 2025 itibarıyla müşterilere satış başlamıştı.
Dolayısıyla bugün satış görüşmeleri planlanan tesis, şirketin halka arz döneminden itibaren büyüme stratejisinde önemli yer tutan yatırımlardan biri.
Bu durum, yatırımcılar açısından da yeni soruları beraberinde getiriyor.
Halka arz döneminde büyümenin temel unsurlarından biri olarak gösterilen fabrika neden bu kadar kısa sürede satış gündemine geldi?
Şirketin finansman yükü ile yatırımın beklenen nakit yaratma kapasitesi arasında nasıl bir denge kurulmuştu?
Ve fabrikanın olası satışı, Barem Ambalaj'ın uzun vadeli büyüme stratejisini nasıl değiştirecek?
Bu soruların yanıtları, şirketin borçluluk yapısı ve satışın koşulları netleştikçe ortaya çıkacak.
143 MİLYON DOLARIN NE KADARI GERİ DÖNECEK?
Dosyanın en kritik noktası burada.
13 Nisan'daki yatırımcı toplantısına ilişkin aktarılan 143 milyon dolarlık tutar, fabrikanın geçmiş yatırım maliyetini ifade ediyor.
Bu rakam fabrikanın bugünkü piyasa değeri veya satış fiyatı değil.
Şirketin 22 Ekim tarihli açıklamasında ise herhangi bir satış bedeli, alıcı adı ya da bağlayıcı anlaşma bulunmuyor.
Bu nedenle 143 milyon dolarlık yatırımın aynı tutarla satılacağı veya satıştan zarar doğacağı yönünde şimdiden bir değerlendirme yapmak mümkün değil.
Üstelik kâğıt fabrikasının satış kapsamına kojenerasyon tesisinin girip girmeyeceği de henüz açıklığa kavuşmadı.
GERİYE KALAN ÜÇ FABRİKA
Barem Ambalaj'ın açıklamalarına göre İzmir, Gaziantep ve Karaman'daki ambalaj tesisleri faaliyetlerini sürdürüyor.
Şirket, kesin mühlet süresince bu tesislerden yaratılacak nakit akışını korumayı, borçlarını yeniden yapılandırmayı ve alacaklılarla sürdürülebilir bir ödeme planında anlaşmayı hedefliyor
Bu açıdan Konya Ereğli fabrikasının olası satışı, yalnızca bir varlık elden çıkarma işlemi olmayabilir.
Şirketin yüksek yatırım gerektiren kâğıt üretiminden uzaklaşıp mevcut ambalaj faaliyetlerine ağırlık vermesi sonucunu da doğurabilir.
Ancak bunun kalıcı bir stratejik değişim olup olmadığı henüz bilinmiyor.
BİR SANAYİ YATIRIMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Barem Ambalaj dosyasını sıradan bir konkordato haberinden ayıran nokta, yatırımla satış planı arasındaki kısa zaman dilimi.
2025 sonunda ticari üretim.
Mart 2026'da yüzde 60 kapasite kullanım oranı.
Nisan ayında 2027 için milyarlarca liralık ilave ciro hedefi.
Temmuzda üretime ara verilmesi.
Ekimde satış görüşmeleri planı.
Bütün bu gelişmeler, büyük ölçekli sanayi yatırımlarında yalnızca yatırım tutarının ve üretim kapasitesinin değil, finansman maliyetinin, işletme sermayesinin ve nakit akışının da belirleyici olduğunu hatırlatıyor.
patronlardunyasi.com