Dünya


Toygun ATİLLA

Dün Instagram’da önüme Tarkan’la ilgili bir reklam düştü.

Tarkan, 27 Kasım’da Abu Dhabi’deki Etihad Arena’da konser verecekmiş.

Normal şartlarda okuyup geçerdim.

Bu sefer konserden çok, konserin yapıldığı yer ve zaman ilgimi çekti.

Birkaç ay önce aynı coğrafyadan gelen haberlerde sahne ışıkları değil, savaş vardı.

#video_9747859#

DUBAİ ASLINDA NE SATIYORDU?

Dubai yıllarca gökdelenlerini, otellerini, restoranlarını, alışveriş merkezlerini dünyaya pazarladı.

Bence sattığı en değerli şey bunların hiçbiri değildi. Güven duygusuydu.

Ortadoğu’nun ortasında olmasına rağmen kendisini bölgedeki çatışmalardan ayrıştırabilmiş bir şehirdi.

Turistin, iş insanının, bankacının ve yatırımcının kendisini güvende hissettiği bir merkez.

Savaş tam da bu algıya zarar verdi.

Financial Times’ın temmuz sonunda yayımladığı haberde bunun ekonomik sonuçları oldukça çarpıcı biçimde anlatılıyordu.

İran’ın insansız hava araçları ve füzelerinin yarattığı tehdit sırasında Dubai’nin finans bölgesindeki yüksek katlı ofisler boşaldı. Uluslararası bankacılar ve fon yöneticileri şehirden ayrıldı. Turizm geriledi, sermaye çıkışı yaşandı.

Dubai International Financial Centre’da faaliyet gösteren Tashas Group’un CEO’su Natasha Sideris, grubun bölgedeki amiral restoranında işlerin bir dönem yüzde 80’e kadar düştüğünü söyledi.

Çalışanlardan yüzde 30’a varan ücret kesintileri istemek zorunda kaldıklarını anlattı.

Sideris’in yaptığı karşılaştırma ise yaşanan psikolojiyi özetliyordu: “Covid’den bile kötüydü.”

 Covid’de karşılarında nasıl bir kriz olduğunu biliyorlardı. Bu kez bilmiyorlardı.

ŞİMDİ TERSİNE BİR TRAFİK VAR

Aradan geçen aylarda tablo değişmeye başladı.

Uçuşlar arttı.

Finans merkezindeki ofisler yeniden dolmaya başladı.

İran’la geleneksel ticaret yeniden hareketlendi.

Fakat ekonomik faaliyetlerin geri dönmesiyle insanların zihnindeki risk algısının ortadan kalkması aynı şey değil.

Bir turistin ya da yatırımcının aklına bir kez, “Dubai hala güvenli mi?”

sorusu düştüğünde, cevabı yalnızca reklam kampanyalarıyla vermek kolay değil.

650 BİN TL’LİK TARKAN SÜİTİ

27 Kasım’da Tarkan, Abu Dhabi’deki Etihad Arena’da sahneye çıkacak.

Biletler 295 dirhemden başlıyor. 16 kişilik özel süitin fiyatı ise 50 bin dirhem.

Bugünkü kurla yaklaşık 650 bin TL.

Etkinlik takvimine baktığınızda Tarkan’ın yalnız olmadığını görüyorsunuz.

13 Kasım’da Hans Zimmer aynı arenada sahne alacak.

27 Kasım’da Tarkan gelecek.

2 Aralık’ta ise Andrea Bocelli Abu Dhabi’de olacak.

Dubai’nin sonbahar programında da Richard Marx’tan Nancy Ajram’a uzanan uluslararası bir sanatçı trafiği var.

Bu yüzden mesele bir Tarkan konserinden daha büyük.

SAVAŞIN EKONOMİK ZARARI ÖLÇÜLÜR, PSİKOLOJİK ZARARI ZOR

Bir savaşın ekonomiye verdiği zararı hesaplayabilirsiniz.

Kaç uçuş iptal edildi?

Otel dolulukları ne kadar düştü?

Restoranlar ne kadar müşteri kaybetti?

Ne kadar sermaye çıktı?

Hepsinin rakamsal karşılığı vardır.

İnsanların zihnindeki risk algısının bilançosunu çıkarmak çok daha zordur.

Onu değiştirmek için hayatın gerçekten normale döndüğünü göstermeniz gerekir.

Bu nedenle Tarkan’ın Abu Dabi konserini magazin haberi olarak değil, BAE’nin kriz sonrası normalleşmesinin sembollerinden biri olarak okuyorum.

SAHNEDE TARKAN, MESAJDA BAE VAR

Hans Zimmer geliyor.

Tarkan geliyor.

Andrea Bocelli geliyor.

Üçü birbirinden tamamen farklı kitlelere sesleniyor.

Ortaya çıkan fotoğrafla verilen mesaj “Hayat devam ediyor”

 Dubai ve Abu Dhabi’nin ekonomik modelinin merkezinde gayrimenkul, turizm, finans ve havacılık kadar görünmeyen bir sermaye daha var.

Güven.

Savaş o sermayeye zarar verdi.

Şimdi BAE onu yeniden inşa ediyor.

27 Kasım gecesi Tarkan Etihad Arena’nın sahnesine çıktığında elbette şarkılarını söyleyecek.

Fakat o kalabalık arenada Birleşik Arap Emirlikleri yeniden dünyaya “Ben hala güvenli limanım” diyecek.

patronlardunyasi.com