Ekonomi


Zahiri, Ankara'da "Al Bait Al Emarati - Birleşik Arap Emirlikleri Evi -Kültür Buluşması"nın açılışının ardından bir grup gazeteci ile bir araya geldi.

10 binden fazla ziyaretçiyi çekmesi beklenen programın yeni kültürel, yaratıcı ve turizm yollarının oluşturmasının beklendiğini dile getiren Zahiri, "Ayrıca, bu etkinlikler 2020-2024 yıllarında ticaretin yüzde 87 artmasını sağlayan ikili ilişkileri destekliyor ve bu ivmenin halklar arası etkileşimi güçlendirerek pekiştirilmesine yardımcı oluyor." dedi.

"GEÇEN YIL TÜRKİYE'Yİ 1,2 MİLYON BA VE KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ VATANDAŞI ZİYARET ETTİ"

BAE'deki doğal miras, el sanatları, gastronomi ve kültür varlıklarına da değinen Zahiri, şu ifadeleri kullandı:

"BAE ve Türkiye arasındaki turizm trafiği, 2019'dan bu yana yüzde 50'nin üzerinde büyüdü. Geçen yıl Türkiye'yi 1,2 milyon BAE ve Körfez İşbirliği Konseyi vatandaşı ziyaret etti. 250 binden fazla Türk turist de BAE'ye gitti. Kültürel programlar, destinasyonlara ve mirasa olan ilgiyi artırarak bu akışın derinleşmesine yardımcı oluyor. İki ülkeyi birbirine bağlayan haftalık 200'den fazla uçuşla Emirlik Evi gibi etkinlikler, yeni turizm rotalarını, ortak pazarlama kampanyalarını ve turizm kurulları ile hava yolları arasında çapraz tanıtımları destekliyor. Ayrıca festival değişimlerini ve kültürel turizm ortaklıklarını da teşvik ediyor."

Zahiri, iki ülke arasındaki dış ticaret alanında yaşanan gelişmelere de dikkati çekerek, BAE Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2024'teki 39,13 milyar dolarlık petrol dışı işlem hacminin yıllık yüzde 7,61 arttığını dile getirdi.

BAE'nin Türkiye'den ithalatının yüzde 10 artışla 19,42 milyar dolara, ihracatının yüzde 14,4 artarak 14,77 milyar dolara ulaştığını bildiren Zahiri, "50 milyar dolarlık orta vadeli ticaret hedefine ulaşmak için Türkiye ve BAE'nin, mevcut ticaretin yüzde 60'ından fazlasını oluşturan lojistik, tarım teknolojisi, yenilenebilir enerji, imalat ve dijital ticaret sektörlerinde entegrasyonu derinleştirmesi gerekiyor." diye konuştu.

"ORTAK TEDARİK ZİNCİRİ ENTEGRASYONU İKİ EKONOMİNİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRIYOR"

Ortak serbest bölgeler, Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (CEPA) ile desteklenen gümrük düzenlemeleri ile enerji, savunma ve ilaç sektörlerine özel iş konseyleri, BAE'nin 2020'den bu yana Türkiye'nin bilişim, elektronik, ulaştırma ve gayrimenkul sektörlerine yaptığı 1 milyar dolarlık yatırım gibi unsurların büyümeyi hızlandıracağını anlatan Zahiri, limanlar, lojistik ve enerji sektörlerindeki 50 milyar doları aşan taahhütlerin ivmeyi daha da artıracağını söyledi.

Zahiri, CEPA kapsamında indirimli tarifeler ve basitleştirilmiş menşe kuralları sayesinde metaller, petrokimyasallar, gıda ürünleri, makineler, mücevherler ve lojistik sektörlerinde güçlü büyüme görüldüğüne işaret ederek, bunu sürdürmek için her iki ülkenin de KOBİ desteğini, dijital ticaret araçlarını ve inovasyon ortaklıklarını güçlendirebileceğini vurguladı.

Türkiye'nin, 350'den fazla organize sanayi bölgesi ve 1,5 milyon sanayi çalışanıyla dünyanın en büyük 20 sanayi üreticisi arasında yer aldığının altını çizen Zahiri, otomotiv, makine, elektronik ve tekstil sektörlerindeki çeşitli üretim altyapısının BAE'nin tedarik zinciri hedefleriyle örtüştüğünü belirtti.

Zahiri, ortak tedarik zinciri entegrasyonunun, her iki ekonominin de rekabet gücünü artırdığını belirterek, şunları kaydetti:

"Ayrıca, Türkiye'nin hızla büyüyen yapay zeka ve dijital teknolojiler sektörü, gelişmiş altyapı ağları ve güçlü yenilenebilir enerji portföyü ülkenin stratejik cazibesini pekiştiriyor. Ülkenin 15 milyar doları aşan hacme sahip ilaç ve tıbbi cihaz endüstrilerinin yanı sıra büyüyen tarım teknolojileri ve gıda işleme yenilikleri, BAE'nin yüksek büyüme gösteren sektörlerde dayanıklı tedarik zincirleri, çeşitlendirilmiş kaynak kullanımı ve ortak inovasyon konusundaki uzun vadeli vizyonunu daha da destekliyor."

"TÜRKİYE İLE GÜNEŞ, RÜZGAR VE HİDROJEN ALANLARINDA İŞBİRLİĞİNİ GENİŞLETMEYE DEVAM EDİYORUZ"

BAE'nin, 2050 yılına kadar yüzde 44 temiz enerji, Türkiye'nin de 2035'e kadar yüzde 65 yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi hedeflediğini anlatan Zahiri, BAE'nin küresel yenilenebilir enerji projelerine 50 milyar doların üzerinde yatırım yaptığını, Türkiye ile güneş, rüzgar ve hidrojen alanlarında işbirliğini genişletmeye devam ettiğini söyledi.

Potansiyel işbirlikleri arasında ortak güneş enerjisi parkları, kara tabanlı rüzgar tesisleri, yeşil hidrojen pilot projeleri ve iklim teknolojisi AR-GE'sinin yer aldığını dile getiren Zahiri, bu girişimlerin, Türkiye'nin mühendislik yeteneklerinden ve BAE'nin temiz enerji liderliğinden yararlanarak uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini desteklediğinin altını çizdi.

Zahiri, tarım alanında da Türkiye ile işbirliğinde bulunduklarına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Tamamen BAE üretimi olan 'Ma Hawa' doğrudan havadan saf ve güvenli içme suyu üretmek için yenilikçi çözüm sunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile havanın suya dönüşmesini sağlayan proje konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. Bu cihazlar hem iç hem de dış mekanda kullanılabilmektedir. Büyükelçilik olarak amacımız, bu ürünleri, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere, ilgili Türk makamlarına tanıtmak ve sunmaktır. Bu teknolojinin, iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayacağına, tarım alanında yeni imkanlar açacağına ve gelecekte yenilikçi su üretim çözümlerini destekleyeceğine inanıyoruz."

patronlardunyasi.com