Gündem


Schengen randevularında yaşanan kriz, artık yalnızca uzun bekleme süreleriyle sınırlı kalmıyor. Aylar sonrasına verilen randevular, bot ve karaborsa tartışmaları sürerken şimdi de ticari davetiye yöntemi konuşulmaya başlandı. Sektörde uzun süredir dillendirilen bu iddia, sistemin işleyişine ilişkin yeni soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

İddiaya göre, sistem oldukça basit işliyor: Turistik seyahat planlayan bir kişinin dosyasına yurt dışındaki şirketlerden temin edilen ticari davetiyeler ekleniyor ve başvuru ticari kategori üzerinden hazırlanıyor. Böylece aylar sonrasına verilen turistik randevular yerine daha hızlı ulaşılabilen ticari randevu kontenjanlarından yararlanılabiliyor.

ERKEN RANDEVUNUN SIRRI

Araştırmalarım sırasında görüştüğüm sektör kaynaklarının önemli bir bölümü, bazı ülkelerde ticari vize randevularına ulaşmanın turistik randevulara göre çok daha kolay olduğuna işaret ediyor. Hatta kimi ülkelerde ticari kategoride ertesi güne dahi randevu alınabildiği belirtiliyor.

Milliyet'ten Eren Aka'nın haberine göre, işin dikkat çekici tarafı ise başvurunun sonunda verilen vizenin değişmemesi. Çünkü Schengen sisteminde hem turistik hem de ticari amaçlı kısa süreli vizeler aynı kategoride, yani “C Vize” olarak düzenleniyor. Bu nedenle birçok kişi başvurusunun hangi kategori üzerinden yapıldığının farkına bile varmayabiliyor.

Tam da bu noktada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Erken randevu vaadiyle sunulan bazı hizmetlerin arkasında bu yöntem mi bulunuyor?

Elbette burada altını çizmek gerekiyor; ortada ispatlanmış bir usulsüzlükten değil, sektör içerisinde uzun süredir konuşulan ve araştırılması gereken ciddi iddialardan söz ediyoruz. Ancak vatandaşların yüksek ücretler ödeyerek kısa sürede randevu bulabildiğini söyleyen kişi ve kuruluşların kullandığı yöntemlerin şeffaf biçimde ortaya konulması gerekiyor.

DAVETİYELER KİMDEN GELİYOR?

Konunun en dikkat çekici kısmı ise ticari davetiyelerin niteliği. Edindiğim bilgilere göre, tartışma, sahte belge düzenlenmesi iddiasından çok, gerçek ticari davetiyelerin hangi amaçla ve nasıl temin edildiği üzerinde yoğunlaşıyor. Çünkü vize başvuru merkezlerinin görevi, başvuru sahibinin sunduğu evrakı teslim almak ve ilgili konsolosluklara iletmekle sınırlı. Sunulan davetiyenin arkasındaki ticari ilişkinin gerçek olup olmadığını araştırma yetkileri bulunmuyor. Bu nedenle asıl soruların muhatabı vize başvuru merkezleri değil.

Turistik amaçla seyahat edecek kişiler için kullanılan bu ticari davetiyeler hangi şirketlerden temin ediliyor? Bu şirketlerle Türkiye’deki aracılar arasında nasıl bir ilişki bulunuyor? Davetiyeler hangi ticari gerekçelerle hazırlanıyor? Ve bu süreçten kimler kazanç sağlıyor?

Sektörde konuşulan iddialara göre, yurt dışında faaliyet gösteren bazı şirketler ile Türkiye’deki bazı aracılar arasında bu amaçla kurulan bir yapı bulunuyor olabilir. Eğer durum gerçekten böyleyse mesele yalnızca bir vize başvurusu konusu olmaktan çıkıp çok daha kapsamlı bir inceleme alanına dönüşüyor.

Schengen randevularında bot ve karaborsa tartışmaları sürerken şimdi de ticari davetiye iddiaları gündemde. Çünkü vatandaşın cevabını aradığı soru hâlâ aynı: Erken randevular gerçekten nasıl bulunuyor?

Bu köşeyi bitirirken küçük bir not düşeyim; yarın yayımlayacağımız “Botlara Para Kaptırmayın” başlıklı özel röportajımızda, Schengen randevularındaki bilinmeyenleri ilk ağızdan okuyacaksınız.

patronlardunyasi.com