Yıldırım, imzadan önce yaptığı konuşmada, Türk sivil havacılığının 2003 Ağustos ayından bugüne kadar kaydettiği gelişmelere değinerek, bu süre içinde 110 olan uçak adedinin 236'ya, 32 milyon seviyesindeki toplam iç-dış yolcu taşımacılığının yaklaşık 54 milyona yükseldiğini, ayrıca uçuş sayısının 540 bine çıktığını söyledi.
Türkiye'nin artık sivil havacılıkta söz sahibi ülkeler arasına girmeye başladığını, bu gidişatın önümüzdeki yıllarda da aynı şekilde süreceğini vurgulayan Yıldırım, Türkiye'nin, 55 milyon toplam yolcu sayısına 2015 yılında ulaşılacağı yönündeki tahminleri 10 yıl öne çektiğini ifade etti.
Binali Yıldırım, uçuşlara ilişkin gerçekleştirilen projenin 3 adımı bulunduğunu, bunun ilk adımının tarifeli iç hat uçuşlarının THY ile beraber diğer şirketlere açılması olduğunu hatırlatarak, 'İkinci adımı çapraz iç uçuşlar. Üçüncü adımı ise sınır illerden Türkiye'ye uçuşların yapılması. Birinci aşama büyük oranda gerçekleşti. Ama artık bu yıldan itibaren ikinci ve üçüncü aşamalara geçmenin zamanı geldi' diye konuştu.
İç uçuşlarda orta gövdeli uçaklara uymayan sıkıntılı hava meydanları bulunduğuna dikkat çeken Yıldırım, bu meydanların da harekete geçirilebilmesi için meydanların uçaklara uydurulmasından ziyade uçakların meydanlara uydurulmasının çok daha kolay ve esnek olacağını söyledi.
Yıldırım, son 3 yılda ulaşımla ilgili altyapı projelerine ayrılan bütçe payının ortalama toplam yatırım bütçesinin yüzde 30.5'ini oluşturduğuna işaret ederek, 'Bu bir rekordur. Bu yüzde 30.5'in yüzde 77'si de raylı sisteme ayrılmıştır. Bu da gösteriyor ki Türkiye raylı sistemi geliştirme kararı almıştır' dedi.
'HİÇBİR TAVİZ, MERHAMET, GEVŞEME YOK'
Binali Yıldırım, hava taşımacılığının dünyada en güvenli taşımacılık olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:
'Her şeyin bir bedeli var. Uçakların yaş sınırını aşağı çektik. Bunun işletmecilere bir bedeli var. Ama bedeli olmayan bir şey var. Bedeli olmayan insan hayatıdır. İnsan hayatının ölçülebilen bedeli yok. Bu konuda da her türlü tedbiri alacağız. Burada hiçbir taviz, merhamet, gevşeme yok. Emniyet esastır. Firmaları, kaptanları, pilotları yarıştırarak (şu indi sen inemedin, o kalktı sen kalkamadın) gibi bir strese sokmanın hiç kimseye faydası yok. Allah göstermesin o stresle istemediğimiz üzücü kazalar olabilir. Onun için bu konuda dikkat etmek lazım.' Uçaklarda oluşabilecek normal boyutlardaki teknik arızaların çok fazla ön plana çıkarılmasının insanların seyahat etmelerini olumsuz etkileyeceğini dile getiren Yıldırım, 'İdare olarak gerekli emniyet tedbirlerinin alınması konusunda hiç tavizimiz yok. Bu konudaki toleransımız sıfır. Kararlılığımızdan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz' dedi.
'HAVAYOLLARINI KAFA KAFAYA VURDURURSANIZ KAZA OLUR'
Atlasjet Üst Yöneticisi (CEO) Tuncay Doğaner de şu anda toplam 19 uçakla faaliyet gösterdiklerini, sadece Türkiye'de değil dünyada uçma hedefleri doğrultusunda yeni Bombardier CRJ900 tipi 5 uçağın da filolarına katılmasıyla bu rakamın 24'e çıkacağını bildirdi.
Doğaner, 3 uçağın Nisan ayında filoya katılacağını, opsiyonlu 2 uçağın ise Mayıs ya da Haziran ayında geleceğini kaydetti.
2005 yılında 2.7 milyon civarında iç ve dış hatlarda yolcu taşıdıklarını, iç hatlarda yüzde 74'lük doluluk oranına ulaştıklarını ve geçen yılı 212 milyon Avro ciroyla kapattıklarını ifade eden Doğaner, yeni uçakların katkısıyla iç hatlarda ulaşılan destinasyon sayısının 15'den 21'e yükseleceğini söyledi.
Tuncay Doğaner, havayolu şirketleri arasında fiyatta ve kalitede rekabet olabileceğini, ancak uçuş emniyetinde rekabetin olamay