Toygun ATİLLA
Meseleyi açayım;
Trump, Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’a sadece yeni bir görev vermedi. Yetki, ağırlık ve güç verdi.
Belki de en önemlisi… Orta Doğu’nun geleceğini şekillendirecek dosyaların anahtarını teslim etti.
TÜRKİYE'YE GÖNDERİLMİŞ EN ETKİLİ ABD BÜYÜKELÇİSİ
Artık Tom Barrack yalnızca ABD’nin Türkiye Büyükelçisi değil. Aynı zamanda Başkan Trump’ın Suriye ve Irak Özel Temsilcisi. Yani Ankara’da oturan bir büyükelçiden çok daha fazlası. Aslında bugün Ankara’da görev yapan herhangi bir Amerikan diplomatından da fazlası. Belki de Cumhuriyet tarihinde Türkiye’ye gönderilmiş en etkili ABD Büyükelçisi.
BAŞKAN TRUMP'LA DOĞRUDAN GÖRÜŞEBİLEN BİRKAÇ İSİMDEN BİRİ
Peki neden Tom Barrack?
Bu sorunun cevabı diplomasiden çok güven ilişkisinde yatıyor. Barrack sıradan bir diplomat değil, Trump’ın onlarca yıllık dostu.
Beyaz Saray koridorlarında telefonu açıldığında karşı tarafta doğrudan Başkan’ın sesini duyabilecek birkaç isimden biri. Washington’da buna “erişim gücü” deniyor.
Başkan Trump, Orta Doğu’nun en kritik üç başkentini…
Ankara’yı…
Şam’ı…
Bağdat’ı…
Aynı kişinin koordinasyonuna bıraktı. Bu sıradan bir tercih değil. Bu stratejik bir karar.
TÜRKİYE MASADA, WASHINGTON BUNU GÖRÜYOR
Zamanlama da dikkat çekici. Orta Doğu yeniden şekilleniyor. Suriye’de kartlar yeniden dağıtılıyor. Irak yeni bir siyasi denge arıyor. İran etkisi tartışılıyor. Enerji koridorları yeniden yazılıyor.
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’nın enerji denklemi değişiyor. Bütün bu denklemin tam ortasında Türkiye bulunuyor.
Bugün Avrupa’nın enerji güvenliği konuşuluyorsa, Suriye’nin yeniden inşası konuşuluyorsa, Irak’ın geleceği konuşuluyorsa Türkiye masada.
Savunma sanayi konuşuluyorsa yine Türkiye masada. Washington bunu görüyor. Belki de Barrack atamasının asıl anlamı burada saklı.
CİDDİ KIRILMALAR SONRASI FARKLI BİR HAVA ESİYOR
Uzun yıllar boyunca Türkiye-ABD ilişkileri krizlerle anıldı.
F-35 meselesi…
CAATSA yaptırımları…
Suriye’nin kuzeyi…
Halkbank dosyası…
Her biri iki müttefik arasında ciddi kırılmalar yarattı. Fakat son dönemde farklı bir hava esmeye başladı.
ORTA DOĞU'DA ANKARA DIŞLANARAK DENKLEM KURULAMAZ
Washington’da Türkiye’nin bölgesel ağırlığını daha fazla dikkate alan yeni bir yaklaşım dikkat çekiyor. Tom Barrack bu yaklaşımın sahadaki yüzü gibi duruyor. Barrack’ın en önemli özelliği konuşmaktan çok sonuç üretmesi.
Şam’da yeniden Amerikan bayrağını göndere çekmesi… Suriye dosyasında yürüttüğü temaslar… Bağdat’taki yoğun diplomasi trafiği…
Bunların tamamı Washington’ın ona neden daha fazla yetki verdiğini anlatıyor.
Ben bu atamaya başka bir açıdan da bakıyorum. Aslında Washington ilk kez Orta Doğu’da Ankara’yı dışlayarak denklem kuramayacağını anlıyoruz.
Belki de Trump’ın Barrack tercihi tam olarak bunun ilanıdır. Çünkü bugün Ankara sadece bir NATO müttefiki değil.
Enerjide koridor.
Savunmada üretici.
Diplomaside arabulucu.
Ticarette merkez.
Bölgesel denklemde oyun kurucu.
Barrack’ın genişleyen yetkisi de biraz bunun yansıması.
BİR BÜYÜKELÇİDEN ÇOK DAHA FAZLASI
Sonuç olarak mesele yalnızca Tom Barrack’ın kariyerindeki yeni bir ünvan değil. Mesele Washington’ın Türkiye’ye bakışındaki değişim.
Trump’ın Ankara’ya gönderdiği adam sıradan bir büyükelçi değil. Yetkileri itibarıyla bir büyükelçiden çok daha fazlası.
Eğer önümüzdeki dönemde Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir sayfa açılacaksa… O sayfanın ilk satırlarında Tom Barrack’ın imzasını göreceğiz.
patronlardunyasi.com