Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Oberammergau’da bulunan Kolben kayak merkezinde kış sezonu artık eskisi gibi yaşanmayacak.
İşletmeciler, son yıllarda kar yağışının azalması, yağışların giderek daha fazla kar yerine yağmur şeklinde gerçekleşmesi ve işletme maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle kayak pistlerini hazırlamaktan ve yapay kar üretmekten vazgeçti.
2019-2020'DEN BU YANA ZARAR EDİYOR
T-online’ın haberine göre işletme, 2019-2020 sezonundan bu yana her kış zarar etti. Son üç kış sezonunda oluşan toplam zarar 1 milyon euroyu aştı. Yaklaşık 850 metre rakımdaki alt istasyon ile 1.270 metre yükseklikteki üst istasyon arasında faaliyet gösteren merkezde, yapay kar üretimine elverişli düşük sıcaklık süreleri de giderek kısalıyor.
İşletmeciler, Münih ve Augsburg’un güneyindeki bölgede artık eski anlamıyla bir kış mevsiminin yaşanmadığını belirtiyor. Merkezde telesiyej, yaz kızak pisti ve dağ evi faaliyetlerini sürdürecek. Ancak klasik kayak pisti işletmeciliği sona erecek.
ALPLER’DE KAYAK MERKEZLERİ ZORLANIYOR
Kolben, kar eksikliği ve maliyet baskısı nedeniyle kış işletmesini durduran tek merkez değil. Almanya’daki Jenner kayak merkezinde de klasik kayak faaliyetleri sona ererken, İtalya’daki Stelvio Geçidi’nde bulunan yüksek rakımlı yaz kayağı merkezi elverişsiz kar koşulları nedeniyle faaliyetlerine ara verdi. İsviçre’nin Braunwald bölgesinde de kar yetersizliği kayak işletmesini etkileyen sorunlar arasında yer alıyor.
Bu gelişmeler, Alpler’deki kayak turizminin yalnızca hava koşullarına değil, ekonomik sürdürülebilirliğe de bağlı olduğunu gösteriyor. Yapay kar üretimi, yeterince düşük sıcaklık bulunmadığında hem zorlaşıyor hem de maliyetli hale geliyor. Karın düzenli yağmadığı ve sezonun kısaldığı merkezlerde işletmelerin gelir-gider dengesi giderek bozuluyor.
TÜRK PATRONLARIN GÖZDE ROTASI ST. MORITZ VE GSTAAD
Alpler’deki değişim, Türkiye’nin iş ve cemiyet dünyasının yakından tanıdığı tatil adreslerini de gündeme getiriyor. İsviçre’nin St. Moritz ve Gstaad bölgeleri ile Fransa’daki Courchevel, yıllardır Türk iş insanlarının ve ünlü isimlerin kış tatili için tercih ettiği merkezler arasında.
Hacı Sabancı ve Nazlı Sabancı, 2025 kışında St. Moritz’de tatil yapmıştı. Dikran Masis ve Yasemin Masis de aynı yılın sonunda St. Moritz’e giden isimler arasındaydı. Aslışah Alkoçlar Demirağ ve Kaan Demirağ da bölgede kayak tatili yapan isimler arasında yer aldı.
Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin ise 2026’daki 50’nci yaş günü kutlamasını Gstaad’da gerçekleştirdi. Caroline Koç da İsviçre’nin bu gözde tatil bölgesinde tatil yapan isimlerden. Fransız Alpleri’ndeki Courchevel ise Ali Koç’un 2016’da kayak yaparken sol omzunu kırdığı kazayla da hatırlanıyor.
Alpler’deki gelişmeler, bu merkezlerin yakın zamanda tamamen kayak yapılamaz hale geleceği anlamına gelmiyor. Ancak düşük rakımlı pistlerde kar garantisinin azalması, sezonların kısalması ve işletme maliyetlerinin artması, kış tatilinin planlanmasını ve kayak merkezlerinin geleceğini etkileyebilecek bir tablo ortaya koyuyor.
İSVİÇRE BUZULLARI BEŞ YILDA YÜZDE 20 KÜÇÜLDÜ
Alpler’deki sorun yalnızca kayak pistlerindeki kar eksikliğiyle sınırlı değil. İsviçre Buzul İzleme Ağı GLAMOS ve İsviçre Bilimler Akademisi verilerine dayanan daha önceki haberlerde, İsviçre buzullarının 2026 yılında hacimlerinin yüzde 5,5’ini kaybettiği, 2021’den bu yana toplam hacim kaybının ise yaklaşık yüzde 20’ye ulaştığı aktarılmıştı.
Buzullardaki gerileme, dağlardaki sıcaklık değişiminin uzun vadeli sonuçlarını ortaya koyuyor. Buzulların küçülmesi, yalnızca manzaranın değişmesi anlamına gelmiyor; su kaynakları, dağ ekosistemleri ve yüksek rakımlardaki doğal dengenin geleceği açısından da önem taşıyor.
SLOVENYA’DA BUZUL TAMAMEN YOK OLDU
İklim değişikliğinin Alpler üzerindeki etkisini gösteren en çarpıcı gelişmelerden biri de Slovenya’dan geldi. The Guardian’ın 27 Ekim 2026 tarihli haberine göre, ülkenin en yüksek noktası Triglav Dağı’ndaki Triglav Buzulu’nun son buz parçaları da eridi. Bu ay çekilen fotoğraflar, yaz sonunda kalan son parçaların ortadan kaybolduğunu doğruladı.
19’uncu yüzyılın ortalarında yaklaşık 40 hektarlık alanı kaplayan buzul, 1946’da 14 hektara kadar küçülmüştü. 1983 ile 2003 arasında yüzey alanının yüzde 93’ünü kaybeden buzul, sonraki yıllarda da küçülmeye devam etti. Avrupa’nın son yıllarda kaydettiği aşırı sıcaklıklar, bu süreci hızlandıran etkenler arasında gösteriliyor.
Triglav Buzulu’nun yok olması, Slovenya açısından doğal ve kültürel bir simgenin kaybı olmanın yanı sıra, iklim değişikliğinin dağlardaki etkisini gösteren önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.
MESELE YALNIZCA KAYAK TATİLİ DEĞİL
Alpler’de bazı kayak merkezlerinin kış işletmesini durdurması, buzulların küçülmesi ve bazı bölgelerde tamamen ortadan kaybolması aynı sorunun farklı yüzlerini ortaya koyuyor: Dağlardaki kış koşulları değişiyor.
St. Moritz, Gstaad ve Courchevel gibi yüksek gelir grubunun tercih ettiği merkezlerde kayak turizmi bir süre daha devam edebilir. Ancak özellikle düşük rakımlı pistlerde kar yağışının azalması ve yapay kar üretiminin zorlaşması, sektörün geleceği açısından giderek daha önemli bir risk oluşturuyor.
patronlardunyasi.com