Başbakanlıktan yapılan açıklamada, kabinenin onay verdiği yeni stratejinin, ülkenin gelecek 15 yıllık hedeflerini içeren kısa ve orta vadeli önlemleri kapsadığı, aynı zamanda karar vericiler, iş dünyası, ordu ve toplum için öngörülebilir yasal çerçeve oluşturmayı amaçladığı bildirildi.
Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Almanya'nın uluslararası rekabette havacılık üssü olarak konumunu güçlendirmek için rotayı bugünden çiziyoruz." ifadesini kullandı.
Savunma Bakanı Boris Pistorius da yeni havacılık stratejisinin ilk kez hem sivil hem de askeri yönleri kapsadığına dikkati çekerek, "Bu durum önemli bir sinerji oluşturuyor. Bir alandaki inovasyon hızla diğerine aktarılabilecek. Bu da Alman Silahlı Kuvvetlerinin harekat kabiliyetine doğrudan hizmet edecek. Askeri havacılık, Almanya'nın ve ittifak topraklarının savunulmasında kilit bir rol oynamaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
STRATEJİNİN DÖRT TEMEL UNSURU
Belgede, stratejinin dayandığı dört temel unsur; “ekonomik ve teknolojik rekabet gücü, havacılığın askeri ve sivil bir güvenlik teknolojisi olarak konumlandırılması, sektörün gelecekteki krizlere karşı dayanıklılığının artırılması ve sürdürülebilir, iklim dostu ve çevreye uyumlu bir çerçeveye oturtulması” şeklinde sıralandı.
İklim hedeflerine ulaşılmasında, sürdürülebilir ve yenilenebilir havacılık yakıtlarının pazara hızlı şekilde dahil edilmesi kritik bir unsur olarak görüldüğü vurgulanan strateji belgesinde, Almanya'daki havacılık sektörünün ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğu da kabul edildi.
Artan maliyetler, zorlu makroekonomik çevre, kızışan uluslararası rekabet ve jeopolitik gerilimler nedeniyle yolcu sayılarının birkaç yıldır diğer Avrupa ülkelerine kıyasla ortalamanın altında kaldığı ifade edildi.
SEKTÖRDEN VE SİVİL TOPLUMDAN TEPKİLER
İrlanda merkezli düşük maliyetli hava yolu şirketi Ryanair başta olmak üzere birçok hava yolu, Almanya'daki yüksek işletme maliyetlerini gerekçe göstererek uçuş ağını daraltma kararı almış ve federal hükümetin havacılık vergisi ile hava trafik kontrol ücretleri politikalarını eleştirmişti.
Alman Sanayi Federasyonu (BDI) ve Alman Havalimanları Birliği (ADV), havacılık vergisi ile güvenlik ücretlerinde acil indirim yapılması ve bürokrasinin azaltılması çağrısında bulunurken, Alman Havacılık Birliği (BDL) ise stratejinin somut adımlardan ziyade genel ilkelerden oluştuğunu savunarak belgeyi eleştirdi.
Çevre ve ulaşım dernekleri ise stratejinin iklim ve sağlık koruma önlemleri açısından yetersiz kaldığını, büyük oranda büyümeye odaklandığını iddia etti.
İNSANSIZ HAVA ARAÇLARININ EKONOMİK POTANSİYELİ
Bu arada, Alman hükümeti, havacılık sektörünü desteklemek amacıyla hava trafik kontrol ve güvenlik kontrolü ücretlerindeki artışı 2029 yılına kadar sınırlamayı ve havacılık vergisinde indirime gitmeyi planlıyor.
Yeni düzenlemelerin 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor. Strateji kapsamında ayrıca bölgesel, kargo ve 24 saat kesintisiz çalışan havalimanı ağlarının dijitalleşmesi ve lojistik ağlara entegrasyonu hızlandırılacak.
Hükümet, insansız hava araçlarının ekonomik potansiyelinden yararlanmak amacıyla da insansız havacılık faaliyetlerini düzenleyecek ulusal bir "U-Space" yasasının 2026 yılı sonuna kadar yürürlüğe girmesini de hedefliyor.
patronlardunyasi.com