Türk iş dünyasının simge isimlerinden Üzeyir Garih, bundan tam 25 yıl önce, 25 Ağustos 2001'de İstanbul Eyüp Mezarlığı'nda menfur bir saldırıda hayatını kaybetmişti
1929 yılında İstanbul'da doğan Garih, 1951'de İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden yüksek mühendis olarak mezun oldu.
Carrier'ın Türkiye şubesinde tesisat mühendisi olarak çalıştıktan sonra 1954 yılında İshak Alaton'un teklifini kabul ederek Alarko'nun temellerini attı.
İki kişilik bir şirket olarak başlayan Alarko, yıllar içinde Türkiye'nin önemli sanayi ve hizmet gruplarından birine dönüştü. Garih ve Alaton ise 47 yıl boyunca şirketin iki kurucu ortağı ve eş başkanı olarak birlikte çalıştı.

Garih yalnızca iş insanı kimliğiyle değil, yazıları, kitapları ve üniversitelerde verdiği konferanslarla da tanınıyordu.
Yönetim ve organizasyon üzerine çok sayıda yazı kaleme alan Garih'in "Deneyimlerim" adıyla yayımlanan kitapları geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı.
TÜSİAD, DEİK, MESS ve çeşitli meslek kuruluşlarında da görevler üstlenen Garih, iki çocuk ve altı torun sahibiydi.

TAKVİMLER 25 AĞUSTOS 2001'İ GÖSTERİYORDU
Garih, 25 Ağustos 2001 sabahı Alarko Holding'e giderek dönemin Bulgaristan Başbakan Yardımcısı Nikolay Vassilev ile görüştü. Öğle saatlerinde holdingden ayrılan Garih, Eyüp Sultan'a geçti.
Ancak bu ziyaret onun son yolculuğu oldu.
Garih, Mareşal Fevzi Çakmak'ın da mezarının bulunduğu Eyüp Mezarlığı'nda bıçaklı saldırıya uğradı. Cesedi mezarlık görevlileri tarafından bulundu. İlk incelemelerde Garih'in çok sayıda bıçak darbesiyle öldürüldüğü belirlendi. Olayın ardından İstanbul polisi geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Cinayetin ardından en önemli delillerden biri Garih'in cep telefonu oldu. Telefonun sinyallerinin Hasdal Kışlası'ndan geldiği tespit edildi. Polis, telefonu bir askerin üzerinde buldu. Asker, telefonu aynı kışlada görev yapan Yener Yermez'den aldığını söyledi. Yermez'in firarda olduğu anlaşılınca soruşturmanın odağına girdi ve kısa süre sonra Kayseri'de yakalandı.
"PARA İSTEDİM, VERMEYİNCE ÖLDÜRDÜM" DEDİ
Yener Yermez, soruşturma sırasında cinayeti işlediğini kabul etti. Anlatımına göre Garih'ten para istedi, Garih'in kendisini çalışmaya yönlendiren sözleri üzerine öfkelendi ve bıçakla saldırdı. Yermez, daha sonra Garih'in cep telefonunu ve parasını aldığını anlattı.
Dava Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Hakkında başlangıçta idam cezası istemiyle dava açılan Yermez, yargılama sonunda Üzeyir Garih'i öldürmekten müebbet ağır hapis cezasına mahkûm edildi.

YILLAR İÇİNDE DEĞİŞEN İFADELER
Ancak dosya bununla kapanmadı.
Yermez, 2009 yılında cezaevinden gönderdiği mektuplarda ve savcılıkta verdiği yeni ifadelerde cinayeti kendisinin işlemediğini, cinayeti üstlenmeye zorlandığını ileri sürdü.
Bu iddialar üzerine dönemin Ergenekon soruşturmasını yürüten FETÖ'cü savcı Zekeriya Öz tarafından da ifadesine başvuruldu. Yermez'in yeni anlatımları cinayetin arkasında başka kişiler veya bir yapılanma bulunduğu yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Yermez ayrıca cinayetin organize bir eylem olduğu yönünde çeşitli iddialar ortaya attı. Ancak bu iddialar, onun hakkında verilen ve kesinleşen mahkûmiyet kararını değiştirmedi.

ALATON İÇİN DE BÜYÜK BİR KAYIP OLDU
Garih'in ölümü, yalnızca ailesi ve iş dünyası için değil, 47 yıllık ortağı İshak Alaton için de büyük bir kırılma oldu.
1954'te Karaköy'deki küçük bir ofiste başlayan ortaklık, yarım asra yaklaşan bir iş arkadaşlığına dönüşmüştü. İki isim Alarko'yu birlikte büyütmüş, şirketi Türkiye'nin önemli gruplarından biri haline getirmişti.

Garih'in öldürülmesiyle bu ortaklık da fiilen sona erdi. Alaton, Garih'in ölümünü hayatındaki en büyük acılardan biri olarak anlattı.
İshak Alaton da Garih'ten 15 yıl sonra, 11 Eylül 2016'da 89 yaşında hayatını kaybetti. Böylece Alarko'nun iki kurucu isminden geriye, birlikte kurdukları ve büyüttükleri büyük bir iş mirası kaldı.
CİNAYET DOSYASI NEDEN HALA KONUŞULUYOR?
Garih cinayeti, üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen Türkiye'nin en çok tartışılan cinayet dosyalarından biri olmayı sürdürüyor. Yermez'in yıllar sonra değiştirdiği ifadeler, cinayetin arkasında başka kişilerin bulunduğu yönündeki iddialar ve soruşturmanın farklı dönemlerde yeniden gündeme gelmesi dosyanın üzerindeki soru işaretlerini canlı tuttu.
Garih'in 25 yıl önce Eyüp Mezarlığı'nda son bulan hayatı ise bugün hâlâ Türk iş dünyasının en acı hikâyelerinden biri olarak hatırlanıyor.
1954'te İshak Alaton'la kurduğu küçük şirketi büyük bir topluluğa dönüştüren Garih, 25 Ağustos 2001'de yaşamını kaybettiğinde 72 yaşındaydı. Ardında bir holding, kitaplar, yetiştirdiği gençler ve yarım asra yaklaşan bir ortaklık bıraktı.
ALARKO HOLDİNG'DEN ANMA MESAJI
#video_9749174#
Vefatının 25. yılında Üzeyir Garih için Alarko Holding tarafından bir anma mesajı paylaşıldı.
Anma mesajında şu ifadelere yer verildi:
“Yetenek, fırsat ve zaman üçlüsü başarının temelini oluşturur.”
Üzeyir Garih, başarıya giden yolu anlatmanın ve deneyimlerini genç kuşaklarla paylaşmanın önemli olduğuna inanıyordu.
Yaşamı boyunca fikirleri, bilgi birikimi ve vizyonuyla yeni nesillerin önünü açmayı sorumluluk olarak gördü.
Bugün onun düşünceleri ve değerleri, gelecek kuşaklara ilham vermeye devam ediyor.
Dr. Üzeyir Garih’i vefatının 25. yıl dönümünde sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz."
patronlardunyasi.com