Patronlar


Akbank Murahhas Azası Suzan Sabancı Dinçer, "Bankacılıkta daha fazla konsolidasyon da göreceğiz, sektörden çıkmalar da göreceğiz, yabancıların girmesini göreceğiz, giren yabancıların çıkmasını da göreceğiz. Brezilya’da yabancıların pazar payı yüzde 15’ten yüzde 40’lara çıkmış, sonra yüzde 30’lara inmiş. Umduklarını bulamayanlar olmuş" dedi.

TürkK bankacılık sektörü, yabancı bankaların yeni gözdesi haline gelirken, Akbank Murahhas Azası Suzan Sabancı Dinçer, Türkiye’ye giren yabancı bankalardan, bir süre sonra gidenler de olabileceğini söyledi. Türk bankacılık sektörünün bir yapılanma sürecinde olduğunu ve bu sürecin devam ettiğini belirten Dinçer, "Bizce bankacılık sektöründe daha farklı yapılanmalar da olacak. Daha fazla konsolidasyonlar da göreceğiz, birleşmeler de göreceğiz, sektörden çıkmalar göreceğiz, yabancıların girmesini göreceğiz, giren yabancıların çıkmasını da göreceğiz. Mesela Brezilya’da yabancıların pazar payı yüzde 15’imiş. Yüzde 40’lara çıkmış, sonra yüzde 30’lara inmiş. Umduklarını bulamayanlar olmuş" dedi.

İSTİKRAR GELDİ: Yabancı sermayenin girmesi ile birlikte Türk bankacılık sektöründe rekabet koşullarının da değişmeye başladığını belirten Dinçer, şöyle devam etti: "Biz zaten banka olarak böyle bir değişimi bekliyorduk. Olması gereken bir değişimdi. Borsadaki değerlere de baktığınız zaman hakikaten gelinen değerler Türkiye’nin geç de olsa nerelere gelebileceğini gösteriyor. Bunun en başta gelen nedeni Türkiye’deki politik ve ekonomik istikrar. Koalisyon hükümetleri oldu, politikada çok zig zaglar oldu. Bu yüzden doğru, yapıcı, kalıcı ekonomik kararlar alınamadı. Tüm bunlardan sonra böyle bir ekonomik ortamın oluşmuş olması, doğru ekonomik önlemlerin alınmış olması, doğru kararların alınmış olması tabi Türkiye’yi dünya konjonktüründe yatırım yapmak isteyenler için çok öne çıkardı. Çok başarılı bir icraat görüyorum. Kalıcı bir istikrar görünüyor."

TÜRKİYE CAZİBELİ: Enflasyondaki hızlı düşüşle birlikte, ekonomik büyümenin hızlandığına işaret eden Dinçer, "Bütçe açığındaki gelişmeler çok başarılı. 3-4 sene önceki bütçe açığının GSMH’ye oranı ile karşılaştırırsanız hakikaten çok dişe dokunur bir iyileşme görüyoruz. Düşen reel faizler, stabil ekonomik ortam, kişi başı gelirin artma potansiyeli, büyük nüfus hacmi. Bütün bunlar Türkiye’yi cazibeli gösteriyor" dedi. Yabancı yatırımcılar için Türkiye’de en cazip görünen sektörlerin bankacılık ve perakendeye dönük iş kolları olduğunu kaydeden Dinçer, şöyle devam etti: "Bankacılığın perakende tarafı çok cazip görünüyor. Bunun ana sebeplerinden biri Türkiye’de şu anda 8-9 milyon hane halkının henüz banka müşterisi olmaması. Bu büyük bir potansiyel. Hálá bir çok bankacılık ürünü tam olarak kullanılmıyor, bunların kullanılma potansiyeli var. Reel faizler çok yüksek olduğu için kişiler tüketim harcamalarını konut, oto gibi harcamaları borçlanarak yapmıyorlardı. Şimdi düşen faizlerle bu ortam çok müsait oldu. Böyle bakıldığı zaman getirmiş olduğu potansiyel ve işlem hacmi ile yabancı bankaların rotasında Türkiye öncelikli sırada."

Kredi kartı borcuna af ’ahlaki sorun’ yaratır

SUZAN Sabancı Dinçer, kredi kartı borçlarına getirilmesi tartışılan af ile ilgili gelişmeleri de şöyle değerlendirdi: "Kredi kartlarında hem mevzuat açısından hem de bankalar kredi kartı verirken, hem de müşteri kredi kartı alır ve kullanırken ciddi olmak zorundayız. Bir kişi kredi kartını kullanırken, sorumlu olmalı ve borcunu da ödeyebilmeli. Ödeyemiyorsa da bunun faizine katlanabilmeli. Bankalar da kredi kartı verirken herkese kredi kartı vereceğim diye düşünmemeli. Kredi kartı faizlerinin çok yüksek olduğu gibi yanlış bir inanış var. Kredi kartı borcunuzu en fazla 1 ay vadelendirebilirsiniz. Bu nedenle de yüzde 4-