Toygun ATİLLA
İlk haberi okuduğumda bir yerde durdum. Haberde anlatılan dostluk değildi. Haberde anlatılan rakamdı. Tekrar dönüp dönüp baktım. 9 milyon lira...
Üstelik birkaç günlük bir hastane tedavisi için. Reha Muhtar’ın yaşadığı sağlık sorunu hepimizi üzmüştü. Bugün ölüm haberi ile bir kez daha yıkıldık.
O gün okuduğum haber sitelerinde, Mehmet Ali Aydınlar'ın Reha Muhtar'ın hastane masraflarını karşıladığına vurgu yapıp 9 milyon TL'lik borcunu sildiğini belirtiyorlar sonra da, duayen gazeteci Uğur Dündar'ı kaynak gösteriyorlardı.
Haberlerde Uğur Dündar'ın X'teki şu sözlerine yer veriliyordu: "Mehmet Ali Aydınlar'a gönülden teşekkür etmem gerekiyor. Hastanesinde meslektaşımı ölümden kurtarmalarına ilaveten, yattığı tarihten itibaren biriken yaklaşık 9 milyonluk borcunu hatırımız için tek kalemde sildi. Ayrıca Reha'yı naklederken ambulansta 2 doktor ve 3 hemşireyi görevlendirdi"
Yüzlerce haber sitesi haberi bu şekilde girmişti.
Haberleri okuduğumda 4-5 günlük hastane faturası nasıl 9 milyon TL oluyor diye kendi kendime sordum. Ama baktım ki, kimselerin bu konu ilgisini çekmemişti. Sonra araya günlük telaş girdi vs. derken bugün Reha Muhtar'ın ölüm haberi ile birlikte o fatura tekrar aklıma geldi.
Dönüp, Uğur Dündar'ın haber sitelerinde yer alan tvitine ben de bakayım dedim. Fark ettim ki paylaşımlarda yer alan 9 milyon TL rakamı sessizce kaybolmuştu.
Artık çok geçti. Yüzlerce haber sitesi haberi almış, milyonlarca insan rakamı okumuştu.
Sonra tekrar düşünmeye başladım.
Reha Muhtar’ın Uğur Dündar gibi dostları olmasaydı ne olacaktı? Herkesin Mehmet Ali Aydınlar gibi bir arkadaş çevresi de yok.
Peki ya onlar? Özel hastaneye giden sıradan insanlar ne yapacak? Ölmemeleri için önce zengin mi olmaları gerekiyor? Yoksa çevrelerinde milyoner dostlar mı biriktirmeleri gerekiyor? Bazen haberlerin satır araları haberin kendisinden daha çarpıcıdır. Bu haberde de öyle oldu.
Bir dostluk hikâyesi anlatılmak istenirken, benim zihninde sağlık sistemine ilişkin başka sorular oluştu. Çünkü insanlar artık hastalıktan çok faturadan korkmaya başladı. Bir ameliyatın bedeli ne olacak? Bir yoğun bakım süreci aileyi iflas ettirecek mi? Bir sağlık sorunu yılların birikimini birkaç günde silip süpürecek mi?
Asıl konuşulması gereken bu değil mi ? Ama nedense kimse bunu konuşmadı.
Herkes faturayı kimin ödediğine baktı.
Kimse faturanın neden bu kadar yüksek olduğuna bakmadı.
Bir insan ölümle yaşam arasında mücadele ederken ortaya çıkan ilk refleksin sağlık sistemi değil de PR olması da ayrıca düşündürücü.
Yazık.
Gerçekten yazık.
Bir insanın sağlık mücadelesi üzerinden yapılan her türlü reklama, kahramanlık hikâyelerine yazıklar olsun...
patronlardunyasi.com