Deniz DALLI
Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle başlayan savaş 4,5 yılı aşkın süredir devam ediyor. Enerji ve gıda fiyatlarını da etkileyen savaşın sona erdirilmesi için bugüne kadar çok sayıda müzakere girişiminde bulunuldu.

ABD'li milyarder Todd Boehly.
TRUMP '24 SAAT İÇİNDE' BİTİREBİLECEĞİNİ SÖYLEMİŞTİ
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'a ikinci kez dönmeden önceki seçim kampanyasında savaşı “24 saat içinde” ya da “bir günde” bitirebileceğini defalarca söyledi. Göreve geldikten sonra da hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile telefon ve yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdi.
ALASKA'DAKİ ZİRVEDEN ATEŞKES KARARI ÇIKMAMIŞTI
Putin ve Trump, Ağustos 2025'te Alaska'da bir araya geldi. Yaklaşık 3 saat süren bu toplantıda Ukrayna krizi ve toprak takası formülleri müzakere edilmiş ancak zirveden resmi bir kalıcı ateşkes kararı çıkmadı.
Fakat görüşmeler sürdü. Trump'ın Orta Doğu ve Barış Misyonları Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı ve eski kıdemli danışmanı Jared Kushner bu görüşmelerin kilit isimleri oldular.
WITKOFF VE KUSHNER'İN KREMLİN ZİYARETİNDE PUTİN MASAYA LUKOİL'İ GETİRDİ
Witkoff ve Kushner son olarak 5 Eylül'de Kremlin'de Rus lider Putin'le barış görüşmesi yaptı. Ancak toplantının gündemi yalnızca savaş ve barış değildi. Masada milyarlarca dolarlık bir başka konu daha vardı: Rusya'nın ikinci büyük petrol üreticisi Lukoil.
The New York Times'ın görüştüğü kaynaklara göre Putin, Lukoil'in küresel varlıklarının satışına ilişkin anlaşmanın tamamlanmasını bizzat gündeme getirdi.
LUKOİL YAPTIRIM LİSTESİNE ALINDI
Burada bir parantez açmak gerekiyor. ABD Ekim 2025'te Rusya'nın iki petrol devi Rosneft ve Lukoil'i yaptırım listesine aldı. Kararının ardından konuşan Trump, Putin'le planlanan görüşmeyi iptal ettiğini söyledi ve "Rusya'ya uygulanan yaptırımlar umarım Putin'i makul bir noktaya getirir" dedi.
Lukoil'in özellikle Avrupa'daki varlıkları için görüşmeler yürütülürken, ABD Aralık 2025'te petrol şirketinin Rusya dışında faaliyet gösteren akaryakıt istasyonlarıyla ilgili işlemlere geçici olarak izin verdi.

Putin ve Jared Kushner
Reuters'ın ocak ayındaki haberine göre merkezi Washington'da olan The Carlyle Group, Lukoil'in uluslararası varlıklarının büyük bölümünü almak için ön anlaşmaya varmıştı; ancak işlem ABD'nin yaptırım makamı OFAC'ın onayına bağlıydı. Lukoil'in uluslararası portföyü o tarihte yaklaşık 22 milyar dolar değerinde gösteriliyordu.
EYLÜL AYINDAKİ GÖRÜŞMEDE LUKOİL'İN RUSYA DIŞINDAKİ VARLIKLARININ SATIŞI GÜNDEME GELDİ
The New York Times'ın toplantıyla ilgili haberine göre Putin, Lukoil'in Rusya dışındaki varlıklarının satışına ilişkin süreci bizzat gündeme getirdi. Rus liderin önerisi yalnızca bir şirket satışından ibaret değildi. Anlaşmanın tamamlanmasının, Rusya'ya ABD ile yeniden iş yapılabileceğini gösterecek sembolik bir adım olabileceğini söylediği aktarıldı.
Yaklaşık 20 milyar doları aşan değere sahip olduğu tahmin edilen Lukoil'in Rusya dışındaki varlıkları arasında petrol sahaları, rafineriler ve akaryakıt istasyonları bulunuyor. Bu varlıkları satın almak için oluşturulan grubun içinde ise ABD'li milyarder Todd Boehly'nin yanı sıra, Witkoff ve Kushner'ın aileleriyle daha önce iş yapmış iki Orta Doğulu yatırım grubu bulunuyor.
Üstelik görüşmelerde ABD hükümetinin de sürecin bir parçası olduğu belirtiliyor. Anlaşmanın hayata geçebilmesi için hem ABD hükümetinin hem de Kremlin'in onayı gerekiyor.

Jared Kushner ve Putin.
YATIRIMCI GRUBUN DİKKAT ÇEKEN İLİŞKİLERİ
Anlaşmanın lideri, Trump'a büyük miktarda siyasi bağış yapan bir isim: Todd Boehly.
Milyarder varlık yöneticisi ve diğer yatırımlarının yanı sıra dünyaca ünlü beyzbol takımı Los Angeles Dodgers'ın da ortağı olan Boehly, aynı zamanda Trump'ın siyasi girişimlerine büyük bağışlarda bulunan bir isim. Geçtiğimiz aralık ayında, Lukoil anlaşmasıyla ilgili müzakereler yürütülürken Trump'ın bağlantılı olduğu MAGA Inc. siyasi komitesine 1 milyon dolar bağışta bulundu.
Trump, üç oğlu, damadı Kushner ve Trump'ın kızı Ivanka Trump ile Witkoff ailesinin tamamının, bu anlaşmadaki ortaklarla mali bağları bulunuyor. Trump ailesi ve başkanın danışmanlarının işlemde doğrudan mali bir payı yok. Ancak milyarlarca dolarlık anlaşma tamamlanırsa, iş ortakları mali olarak fayda sağlayacak.
Boehly ile ortaklık kuran yatırımcılar arasında, Abu Dabi Emirliği'nin Veliaht Prens Vekili ve BAE'nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnun bin Zayid El Nahyan'ın kontrolündeki, Orta Doğu'nun en zengin yatırım fonlarından biri olan International Holding Company de yer alıyor.
Şeyh Nahyan, Steve Witkoff'un kurucu ortaklarından olduğu ve halen Witkoff'un oğullarından Zach Witkoff tarafından yönetilen kripto para şirketi World Liberty Financial'ın neredeyse yarısına sahip olan kuruluşları yönetiyor. Başkanın oğullarından Donald Trump Jr. ve Barron Trump da şirketin hissedarları ve kurucu ortakları.
Şeyh Tahnun bin Zayid El Nahyan, Kushner'ın Trump'ın ilk döneminin sonunda Beyaz Saray'dan ayrılmasının ardından kurduğu özel sermaye şirketi Affinity Partners'ta büyük bir hisse alan Lunate yatırım fonunu denetleyen şirketleri de kontrol ediyor.
Boehly'nin grubundaki bir diğer yatırımcı ise Suriye doğumlu Katarlı milyarderler Mutaz El-Hayyat ve kardeşi Ramez El-Hayyat'tır. İki kardeş, Kushner ve eşi Ivanka Trump ile birlikte Arnavutluk'un Akdeniz kıyısında planlanan milyarlarca dolarlık bir tatil kompleksi inşa etmek için ortaklık kurmuştu.
Trump yönetimi, Boehly destekli anlaşmanın ABD enerji güvenliğine nasıl yardımcı olacağını detaylandırıyor; zira paket, petrol üretim tesislerinden rafinerilere ve benzin istasyonlarına kadar her şeyi içeriyor. ABD hükümeti ayrıca, yurtdışı projelerin finansmanına yardımcı olan bir kuruluş olan ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kurumu aracılığıyla yeni girişimde doğrudan pay sahibi olacak. Ancak müzakerelere katılanlara göre, yatırım grubunun yapısı göz önüne alındığında, ortaya çıkan şirketin ve yaratacağı kârların büyük bir kısmı yabancı mülkiyetinde olacak.
Lukoil anlaşmasının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise hem Washington'ın hem Moskova'nın vereceği karara bağlı.
patronlardunyasi.com