Teknoloji


Burak ARTUNER

4 bin yıllık evlilik kurumu, yapay zekalı humanoid denilen insansı robotların tehdidi altında...

Bahsettiğimiz robotlar öyle sıradan robotlar değil.

Derileri, dokuları insan derisine benzeyen, yüz ifadelerini taklit eden, konuşan, kişiliği kullanıcıya göre şekillenebilen, duygusal tepki verebilen ve günden güne daha fazla insan görünümüne yaklaşan yapay zekâ destekli insansı robotlardan söz ediyoruz.

Örneğin Realbotix, insan yüzünü 14'ten fazla hareketli noktayla taklit edebilen ve farklı yüzlerle kişiselleştirilebilen insansı robotlar geliştiriyor.

#video_9749418#

Çin'deki Starpery Technology ise seks robotlarını büyük dil modeli benzeri yapay zekâ ile daha etkileşimli hale getirmek için aralıksız çalışıyor.

Henüz “her eve bir robot eş” döneminde değiliz.

Hatta 2026 itibarıyla insansız robot sektörünün önünde ciddi teknik sorunlar var; mevcut insansı robotların önemli bölümünün hâlâ hareketlilik, ağırlık ve maliyet açısından insanın yerini almaktan uzak olduğu yorumları yapılıyor.

Ama robotların bugün ne yapabildiği değil, yarın ne yapabilecekleri üzerine düşünmekte fayda var.

ROMANTİK İLİŞKİLER BAŞLADI BİLE

Çünkü yapay zekâ ile kurulan romantik ilişkiler robotlardan önce başladı bile.

2026'da yayımlanan araştırmalar, insanların yapay zekâ sohbet botlarına karşı gerçek romantik duygular geliştirebildiğini ve bu ilişkilerin bazı kullanıcılar açısından gerçek hayattaki ayrılıklara benzer duygusal etkiler yaratabildiğini gösteriyor.

Bir araştırmada, flört eden, nişanlı veya evli genç yetişkinlerin yüzde 15'inin düzenli olarak romantik partner gibi davranan yapay zekâlarla etkileşim kurduğu bildirildi.

Yani robot daha eve girmeden kalplere girmeye, 'Öteki kadın' ya da 'Öteki adam' olmaya başladı bile.

EVLİLİK AŞKLA BAŞLAMADI

Burada tarihe biraz bakmak gerekiyor.

Çünkü evlilik kurumunun başlangıç noktası bugünkü romantik evlilik anlayışından çok farklıydı.

Evlilikle ilgili ilk arkeolojik bulguların elde edildiği yer Türkiye'ye de çok uzak değil.

Antik Mezopotamya'da evlilik, öncelikle iki insanın “birbirimizi çok seviyoruz” demesiyle değil, aileler arasında yapılan hukuki düzenlemelerle şekilleniyordu.

Evlilik sözleşmeleri tanıklar önünde hazırlanıyor; evlilik, ailelerin ve toplumun haklarını düzenleyen hukuki bir kurum olarak görülüyordu. Hammurabi döneminin hukuk düzeninde mirasın nasıl paylaşılacağı, kız çocuklarının çeyizi ve erkek çocukların evlilik masrafları gibi konuların bile düzenlenmiş olması bize evliliğin ne kadar ekonomik ve hukuki bir kurum olduğunu gösteriyordu.

Kısacası evlilik, insanın yalnızca kime âşık olduğunu değil, sahip olduklarının ve soyunun geleceğini de düzenliyordu.

Binlerce yıl boyunca böyle devam etti, günümüze kadar geldi.

Sonra romantik aşk, insanları evliliğe götürdü.

Şimdi ise teknoloji ve onun değiştirdiği - ya da olabildiğince etkilediği nesiller- insanların karşısına bambaşka bir ihtimal çıkıyor:

Ya aşkı insan olmayan birinde yani yapay zekalı, etli kanlı bir robotta bulursanız ?

KISKANMAYAN, TERK ETMEYEN, DEĞİŞMEYEN EŞ

Bir düşünün...

Eşiniz sizi her zaman dinliyor, sizinle kavga etmiyor, sizi terk etmiyor, kıskanmıyor, unutmuyor, başı ağrımıyor...

Bunun gibi size göre yüzlerce -pozitif- marifeti var.

Üstelik görünüşünü de değiştirebiliyorsunuz.

İsterseniz daha romantik, isterseniz daha neşeli, isterseniz daha sakin bir tavra bürünebiliyor yeter ki siz isteyin...

 

Belki yakın zamanda bu tarz maharetli robotların evliliği bitirmesi mümkün değil ama evliliğin anlamını değiştirebilecek potansiyele sahip oldukları su götürmez bir gerçek...

İnsanlar elbette, yalnızca cinsel yakınlık için evlenmiyorlar, çocuk sahibi olmak, aile kurmak, ekonomik ortaklık oluşturmak, sosyal kabul görmek, yaşlılıkta yanında birinin bulunması gibi pek çok neden evlilik kararı alınmasında etkili oluyor.

Fakat bir şeyler hızla değişiyor ve değişim 2026 yılında iyice belirginleşti.

Ortaya çıkan yeni humanoidlerin neredeyse insan görünümleri ve akıcı konuşmaları, yakın gelecekte olacakları şimdiden tahmin etmemize yol açıyor...

Cinsel ihtiyaçlarını karşılayan, duygularına hitap eden, robot eşler döneminin başlaması an meselesi...

O zaman yeni nesillerin, "Evliliği zorunlu kılan ne?" sorusunu daha sık soracağı bir gelecekle karşı karşıya kalacağız.

O nesiller, hangisini istediğine karar verecek "Kendisini seven bir eş mi istiyor yoksa kendisini sevmek üzerine tasarlanmış bir eş mi?"

Ama yapay zekalı bu eşler belki de tasarlanmış olmaktan çıkıp, kendi yuvalarını korumak isteyen gerçek bireylere mi dönüşecek ?

Sorunsuz evlilikler gerçek mi olacak ?

Bu soruları ancak sorabiliyoruz ama yanıtı bence henüz kimse bilmiyor...

Ancak fikrime göre, tarihin en eski kurumlarından biri olan evlilik, yakın gelecekte insanın kendi beklentileriyle zorlu bir mücadeleye girecek.

patronlardunyasi.com