Halide TONGA
Dünya ekonomisinde güç dengeleri sessiz ama derinden bir değişim içerisinde. Uzun yıllardır ABD ve Avrupa merkezli gelişen sermaye akışı ve kontrolü artık Hindistan’dan Körfez’e, Singapur’dan Endonezya’ya uzanan yeni merkezlere doğru yöneliyor.
2030’a giderken enerji, teknoloji, lojistik ve finans alanlarında yükselen yeni patronlar, küresel ekonominin ağırlık merkezini yeniden şekillendiriyor.
HİNDİSTAN, DÜNYANIN 3. BÜYÜK EKONOMİSİ OLABİLİR
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) analizine göre, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Hindistan’ın dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomileri arasında yer almaya devam etmesi bekleniyor. Goldman Sachs’ın projeksiyonlarına göre ise Hindistan, 2030’a kadar Almanya ve Japonya’yı geride bırakarak dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olabilir.

ÜRETİM ZİNCİRLERİ ÇİN DIŞINA TAŞINIYOR
Bu dönüşüm sürecinde ise dikkat çekici noktalardan biri küresel şirketlerin üretim merkezlerini ve zincirlerini Çin dışına taşıması oldu. Apple’ın iPhone üretimini kademeli olarak Hindistan’a doğru kaydırması, ülkeyi küresel teknoloji üretiminde kritik bir role doğru sürükledi. Bloomberg Intelligence verilerine bakıldığında, Apple’ın Hindistan’daki üretim hacmi son iki yılda ikiye katlanmış durumda.
Ülkenin en güçlü patronları arasında Reliance Industries Başkanı Mukesh Ambani ile Adani Group’un sahibi Gautam Adani yer alıyor. Her iki isim de ülkenin enerji, altyapı ve teknoloji yatırımlarıyla Hindistan’ın ekonomik dönüşümünde önder konumda. Özellikle dijital altyapı ve veri merkezi yatırımları sayesinde, ülkenin teknoloji gücünde yükseliş yaşanıyor.

KÖRFEZ ÜLKELERİ DE GÜÇ HARİTASINDA
Güç haritasında Körfez ülkeleri de dikkat çekiyor. Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman liderliğinde yürüttüğü “Vision 2030” programı, ülkenin petrol dışı gelirlerinde artış amaçlıyor. Ülkede son yıllara bakıldığında teknoloji, spor, oyun, turizm ve yapay zekâ alanlarına yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapıldığı görülüyor.

NEOM PROJESİ 500 MİLYAR DOLARI AŞTI
Örneğin, çölün ortasında kurulması planlanan NEOM mega şehri projesi için açıklanan yatırım büyüklüğü 500 milyar doları çoktan aştı. Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) büyüklüğü de 900 milyar dolara yaklaştı. Ülke ayrıca futbol, Formula 1, golf ve e-spor alanlarında da dikkat çekici yatırım yapıyor ve küresel marka değerini yükseltmeye çalışıyor.
BAE, ULTRA ZENGİNLERİN YENİ ADRESİ
Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) bakıldığında ise özellikle ultra zenginlerin yeni adresi konumunda bir yer haline geldi. ABD-İsrail’in İran saldırıları ve Dubai’nin de İHA’larla vurulması son aylarda prestij kaybı ve gayrimenkul alanında ciddi bir gerileme yaşatsa da Henley & Partners verilerine göre yalnızca 2025 yılında binlerce dolar milyoneri Dubai’ye taşındı.
Bölgede vergi avantajları ve düşük regülasyon baskısı küresel sermayenin ilgisini çekmiş durumda. Ultra zenginlerin family office’leri (aile ofisleri) de son dönemde BAE’ye yöneldi.

SESSİZ AMA GÜÇLÜ YÜKSELİŞ
Güneydoğu Asya’ya gözlerimizi çevirdiğimizde ise küresel üretim ve teknoloji yarışında sessiz ama güçlü bir yükseliş görüyoruz. Vietnam, Endonezya ve Singapur gibi ülkeler, özellikle elektronik üretimi, yapay zeka yatırımları ve kritik madenler alanında dikkatleri üzerine çekiyor.
Elektrikli araç üretimi için otomotiv sektöründe kritik bir öneme sahip nikel rezervlerinin büyük kısmını içerisinde barındıran Endonezya, Tesla ve Çinli üreticiler dahil olmak üzere birçok şirketin dikkatini üzerinde topluyor. Vietnam ise Samsung, Intel ve Foxconn gibi teknoloji devlerinin üretim üslerinden biri haline çoktan geldi.
Özetle, 2030 yılına doğru ilerlerken ekonomik güç dengeleri yalnızca el değiştirmiyor, aynı zamanda, yeni milyarderler, yeni yatırım merkezleri ve yeni sermaye ağları da doğuyor. Küresel sermayenin yükseliş rotası artık yalnızca New York ve Londra’ya değil, Dubai, Mumbai, Riyad ve Singapur’a da çevriliyor.
patronlardunyasi.com