Tekstil


Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Damat ürünlerinin sergilendiği bir müze açmayı planlıyor. Orakçıoğlu'nun müşterilerine bir çağrısı, daha doğrusu bir müjdesi var: “En az 10 yıl öncesinin satın alınmış, iyi saklanmış, iyi korunmuş ürünlerini bize getirsinler yepyeni takımla değiştirelim.”
Son birkaç yıldır büyük bir gelişme göstererek Türkiye'nin en önemli erkek giyim markalarından biri haline gelen Damat, şimdi dünya markası olmayı hedefliyor. Damat, Tween, ADV ve D'S gibi markaları bünyesinde barındıran Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, dünyanın 30'dan fazla ülkesinde mağazalarının bulunduğunu söylüyor. Vizyonlarını 2010 yılına kadar dünyanın en tanınmış 10 markasından biri olmak üzerine kuran Orakçıoğlu, “Bir Türk markası olarak moda devlerinin arasında olmak zor, ama biz kendimize inanıyoruz ve bunu başaracağız.” şeklinde konuşuyor.

Orakçıoğlu, dünya markası olmak için altyapıyı güçlendirmeye başlamış bile. 18 Haziran'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Giresun'da açılışını gerçekleştirdiği 12 milyon dolarlık fabrika bunlardan biri. Süleyman Orakçıoğlu ile Damat'ı ve modayı konuştuk...

Türk insanının giyim zevkini dünya ile karşılaştırdığınızda hangi segmentte görüyorsunuz?

Bu segmentleri farklılaştırabiliriz tabii. Amerika'da rahatlık daha ön planda. Zevkin ön planda olmadığı bir tarz var. Ama Avrupa'nın kendi içine baktığımız zaman kuzeyle güney arasında da bir farklılık var. Güneyin özellikle Akdeniz ülkelerinin kuzey ülkelerinden çok daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Türkiyede Akdeniz ülkelerine yakın duruyor. Ülkemiz insanı belki trend belirleyici bir ülke konumunda değil; ama sonuç itibarıyla yenilikleri ve değişiklikleri de kabul ediyor.

Söz açılmışken Damat'ın müşterisi kimler?

Biz tek markayla faaliyet göstermiyoruz. Dört farklı markamız var. Hem koleksiyon olarak hem de fiyat bakımından farklı segmentlerde tüketiciyle buluşabilmek için farklı stratejilerimiz mevcut. Bu yüzden Damat'ı tanımlarsak 'lüksün zirvesi' diyebiliriz. Burada biz şöyle değerlendiriyoruz: Bir Damat ürünü 10 yıl sonra da bir antika özelliğini taşımalı ve değerli olmalı, yani her dönem değerli olmalı. Tween'in ise trendleri takip eden değil, trend oluşturan bir stratejisi var. ADW de günlük hayatta hem rahat hem de şık olmak isteyenlerin markası. Diğer markamız D'S ise kaliteli ürünü en uygun fiyata alabileceğiniz bir koleksiyon.

İnsanın bedenine oturan tasarımlarınız, çizginiz var. Damat markasıyla ilk kez tanışanlar önceleri biraz tedirginlik yaşıyor. Herkesin kendine ait stili var. Kolay kolay da bunu değiştirmek istemiyor. Ama bir takım elbise ile ezberleri değiştirmek de mümkün. Kendinize ait bir stil oluşturma konusunda biz yardımcı olabiliriz. Bu konuda da birçok avantajımız var. Mesela iki farklı kalıp kullanıyoruz. Birisi insanı daha ince ve uzun gösteren, aynı zamanda karşı taraftaki insanın algısını pozitif hale getiren bir kalıp. Bu bizim vazgeçilmezimiz. Yine rahat bir kalıp isteyen müşterilerimiz için de çok geniş yelpazemiz var. Mesela bizde 46 bedenden 62 bedene kadar 10 farklı beden var ve bu 10 farklı bedenin içinde de 3 farklı drop var. Müşteri kendi bedenini, kendi drobunu ve kendi kalıbını bildiği zaman bir de bunun özellikle bütün ürünlerin etiketlerinin içinde yazıyor şifre gibi. Özel bir güne gidecekken havaalanından, çok önemli bir toplantıya katılacaksa toplantı yerinden telefon açıp bunu söylediğinde yarım saat içinde takımı ayağına gelir.

Markanızın tiryakilik yaptığı söyleniyor, marka tiryakilik yapar mı?

Buna müşteri sadakati deniyor. Yani müşteri sadakati konusunda gerçekten müşterilerimizle aramızda çok büyük bir pozitif enerji var. Bunun da en büyük nedeni, satın aldığınız ürünü severek giyerseniz mutlaka o markaya karşı bir ilginiz olur. Biz ürünlerimizi severek üretiyoruz, müşterilerimiz de ister istemez severek giyiyorlar. E öyleyse markalar alışkanlık oluşturuyorlar.

Gardırobunuzda kaç takımınız var?

Vallahi herhalde şu anda 10 takım, 5-6 tane de ceket vardır.

Bunları hangi sıklıkla yeniliyorsunuz?

Yılda bir değiştiriyorum. İki üç tanesi kalsa bile genelde değiştiriyorum.

'Mutlaka gardırobumda olması lazım' dediğiniz renginiz ya da takım elbiseniz var mı?

Yo, çok tutucu değilim; ama şöyle bir şey. Yani keşke 15 yıl önceki giysilerimi saklasaydım diye düşünüyorum. Çünkü geçenlerde birkaç arkadaşımız bu konularda sürpriz yaptı. Hatta bir tanesinin üstünde 15 yıl önce almış olduğu ceket vardı. Hiç bozulmamış, sanki bugün satın alınmış gibiydi. Geçenlerde yine bir arkadaşımla bir restoranda karşılaştım. 15 yıl öncesi bir ürününün olduğunu ve pırıl pırıl olduğunu söyledi. Biz de dedik ki, getir o ürünü seni baştan aşağıya giydirelim. Çünkü antika yani…

Damat ürünleri 10 yıl sonra antika olacak diyorsunuz. O zaman saklamak gerek!

Zaten şu anda bir girişimimiz var. İlk işe başladığımız yere müze yapma konusunda düşüncemiz var.

10 yıl önceki Damat ürününü getirene bir takım elbise mi vereceksiniz yani?..

Veririz tabii. Yani antika dediğimiz zaman mutlaka bunun da bir şeyinin olması lazım. En az 10 yıl öncesinin satın alınmış, iyi saklanmış, iyi korunmuş ürünleri için bu geçerli.

Türk insanı alışveriş yaparken kimlerin fikirlerine önem verirler, özen gösterirler?

Çok enteresan bir şey söyleyeceğim, tabii bizim firmamız için geçerli bu. Bizim müşterilerimizin yüzde 45'i bayan. Ama bunun bir nedeni var. Yani kendileri giymek için satın almıyorlar. Eşleri için, arkadaşları için mutlaka onların hayatına girdikten sonra onların hayatında bir değişiklik yapmak için öneriyorlar.

Bu yüzde 45'lik bayan tüketicinize bir jest yapmayı düşünüyor musunuz? Bayan koleksiyonu yaparak…

Şu anda düşünmüyoruz. Ama ileride yeni bir projemiz var.

Her ülke insanının anatomik yapısı birtakım değişiklikler gösteriyor. Türk erkeğinin en belirgin özellikleri nedir?

Tabii bizdeki en belirgin özellik, ne olursa olsun çok hafif bir göbek var. Ne Amerikalılar gibi çok şişmanız ne de İngilizler gibi de sportmen! Bizim insanımızın özellikle son zamanlarda kendisine çok dikkat ettiğini söyleyebiliriz. Ama hafif bir göbek var. O da hepimizde var.

Markalarınızda Türk kültürüne çok büyük bir önem veriyorsunuz. Bir başka deyişle kendi değerlerimizin de var olabileceğini göstermeye çalışıyorsunuz. Biraz bu misyondan bahseder misiniz?

Bizim sembolümüz çift başlı kartal… Selçuklu'dan çok etkileniyoruz. Bize ait her türlü değeri görebiliyorsunuz. Selçuklu o dönemin değişiminin, yeniliklerin, tüm icatların, tüm buluşların simgesi… Burada da Selçuklu'nun kullandığı sembol, bir yüzü Doğu'ya bir yüzü Batı'ya dönük kartal. Artık dünya tek kutuplu olmayı sevmiyor. Yani sadece Batı'nın kendine ait değerleriyle bu konuda çok fazla bir şey ortaya koymak mümkün değil. Ya da onların taklidini yaparak çok fazla bir şey yapmak mümkün değil. O yüzden kendimize ait değerleri günümüz versiyonuyla ortaya koymak. Bizdeki şu hazine inanılmaz. Dünyada iyi bir imaj yakalamak istiyorsak bunlarla ortaya çıkmamız lazım.

Bir erkeğin gardırobunda bulunması, mutlaka bulundurması gereken giysiler sizce neler?

Lacivert bir takım, siyah bir takım… Bunlar hafif çizgili de olabilir. Beyaz gömlek, mavi gömlek… Şık bir kemer… Siyah ayakkabı… Bunlar tabiî ki toplantı kıyafetleri; ama hafta sonları giymek içinde ben her zaman blue jean'in bir rahatlık olduğunu düşünüyorum. 

Abdullah Kılıç/Cumaertesi